Omentum, karın boşluğunda yer alan, organlarını saran, yağ dokusu, damarlar ve lenfatik yapılardan zengin, peritonun (karın zarının) özelleşmiş bir uzantısıdır. Genellikle iki ana bölümü bulunur: Büyük Omentum (Omentum Majus) ve Küçük Omentum (Omentum Minus).
Midenin büyük kurvaturundan (eğriliğinden) başlayıp karın boşluğunda aşağı doğru bir apron gibi sarkar, ince bağırsakların önünü örter ve kalın bağırsağın enine kısmı (transvers kolon) ile birleşir. Bu yapı, yağ hücreleri, kan damarları, lenf damarları ve bağışıklık hücreleri açısından oldukça zengindir. Senin de duymuş olabileceğin gibi, genellikle "karın boşluğunun polisi" olarak anılır.
Midenin küçük kurvaturu ile onikiparmak bağırsağının (duodenum) ilk kısmı arasından karaciğere uzanan daha küçük bir periton kıvrımıdır. İçinden hepatik arter, portal ven ve safra yolları gibi karaciğer için hayati öneme sahip yapılar geçer. Bu bölge, cerrahi açıdan kritik bir alandır.
Omentum, sadece bir yağ deposu olmaktan çok daha fazlasıdır; karın içi sağlığın vazgeçilmez bir parçasıdır:
Omentum, özellikle karın içi kanserlerin (mide, yumurtalık, kolon gibi) yayılımında (metastaz) sıkça tutulan bir organdır. Kanser hücreleri omentuma yerleştiğinde, omentumda kalınlaşmalar ve nodüler yapılar oluşur; bu duruma "omental kek" (omental caking) adı verilir. Bir hastada karın ağrısı, şişkinlik ve özellikle kilo kaybı varsa, görüntüleme tetkiklerinde (ultrason veya BT) omental kek görülmesi, altta yatan bir karın içi kanserin güçlü bir işaretidir. Tecrübelerime göre, bu bulguyla karşılaştığımızda, hastayı hızla ileri tetkiklere yönlendirerek doğru tanıyı koymak ve tedavi sürecini başlatmak için kritik bir ipucu elde etmiş oluruz. Omentumun kendisinin primer tümörleri çok nadirdir, ancak metastatik tutulumu maalesef sık karşılaştığımız bir durumdur. Bu yüzden omentumun radyolojik ve cerrahi değerlendirmesi, karın içi patolojilerde hayati öneme sahiptir.