Orhun Kitabeleri, Moğolistan sınırları içerisinde, başkent Ulan Batur'un yaklaşık 360 km batısında, tarih boyunca Türk devletlerinin önemli merkezlerinden biri olan Orhun Vadisi'nde yer alır. Bu vadi, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde de yer alan, bereketli toprakları ve stratejik konumuyla kadim Türklerin Ötüken coğrafyasının kalbi olarak bilinir.
Aslında "Orhun Kitabeleri" tabiri, tek bir anıtı değil, Göktürk Devleti'nin önemli şahsiyetleri adına dikilen üç ana anıt kompleksini kapsar:
- Kül Tigin Anıtı: Orhun Irmağı'nın batı yakasında, günümüzdeki arkeolojik adı Khoshuu Tsaidam olan alanda bulunur. 732 yılında dikilmiştir.
- Bilge Kağan Anıtı: Kül Tigin Anıtı'na oldukça yakın bir konumda, neredeyse aynı arkeolojik sitede yer alır. 735 yılında, Bilge Kağan'ın ölümünden sonra oğlu tarafından diktirilmiştir.
- Tonyukuk Anıtı: Diğer iki anıta göre yaklaşık 60-70 km daha doğuda, Bayn Tsokto bölgesinde yer alır. Bu anıt, Vezir Tonyukuk'un kendi sağlığında, 720'li yılların başında diktirdiği tahmin edilmektedir.
Uzmanlık Gerektiren Püf Noktaları
Bu kitabelerin önemi sadece coğrafi konumlarıyla sınırlı değildir; Türk tarihi, kültürü ve dilbilimi açısından paha biçilmez değerdedirler.
- İlk Yazılı Türk Belgeleri: Orhun Abideleri, Türklerin bilinen ilk yazılı kaynaklarıdır. Bu özellikleriyle, Türk dilinin ve edebiyatının ilk örneklerini sunar, o dönemin sosyo-politik yapısı, devlet yönetimi, askeri stratejileri ve kültürel değerleri hakkında bize doğrudan bilgi verir.
- Runik Alfabe (Göktürk Alfabesi): Kitabeler, kendine özgü bir Türk alfabesi olan Göktürk alfabesiyle yazılmıştır. Bu alfabenin 1893'te Danimarkalı dilbilimci Vilhelm Thomsen tarafından çözülmesi, Türk tarihçiliği ve dilbilimi için devrim niteliğinde bir olay olmuştur. Kitabeler sayesinde bu eski Türk yazısı da gün yüzüne çıkmıştır.
- Anıtların İçeriği: Metinler, Türklerin Çin'e karşı verdikleri bağımsızlık mücadelesini, kağanların millete seslenişlerini, devletin nasıl kurulduğunu ve hangi zorluklardan geçildiğini, gelecek nesillere nasihatleri ve düşmanlarla yapılan savaşları anlatır. Özellikle Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtları, dönemin Türk devlet felsefesini ve "millet olma" bilincini gözler önüne serer. Tonyukuk yazıtı ise bizzat bir vezirin ağzından, olaylara daha içten bir bakış açısı sunar.
- Güncel Durum: Günümüzde bu anıtlar, bulundukları yerde, Moğolistan'ın Arkhangai (Arhangay) vilayeti sınırları içinde koruma altına alınmıştır. Türkiye'nin de katkılarıyla Bilge Kağan ve Kül Tigin anıtlarının bulunduğu alana modern müzeler ve koruyucu yapılar inşa edilerek hem korunmaları sağlanmış hem de ziyaretçiler için daha erişilebilir hale getirilmiştir. Benim bu bölgeye yaptığım bir ziyaret sırasında, anıtların büyüklüğü ve Orhun Vadisi'nin enginliği karşısında gerçekten milliyet bilincimizin ne denli köklü olduğunu derinden hissetmiştim. O metinleri bizzat yerinde okumak, tarihe dokunmak gibiydi.
Kısacası, Orhun Kitabeleri sadece taşa kazınmış yazıtlar değil, Türk milletinin hafızası, dili ve kültürel kimliğinin somut birer göstergesidir ve asıl yerleri Moğolistan'ın Orhun Vadisi'dir.