Yarasalar, memeliler sınıfının tek uçabilen üyeleri olmalarıyla başlı başına benzersiz canlılardır. Bu özellikleriyle kuşlardan ayrılırlar; kanatları tamamen farklı bir yapıya sahiptir. Sen de biliyorsun ki, bir yarasanın kanatları, uzamış parmak kemikleri ve bu kemikler arasında gerilmiş patagium adı verilen ince bir deri zarından oluşur. Bu esnek yapı, onlara havada inanılmaz bir manevra kabiliyeti sunar.
Yarasaların en ayırt edici özelliklerinden biri, neredeyse tamamının noktürnal yani gece aktif olmasıdır. Gündüzleri dinlenir, geceleri avlanır veya beslenirler. Gözleri genellikle iyi gelişmiş olsa da, çoğu yarasanın gece avlanmasında kullandığı asıl sistem ekolokasyondur (sonar sistemi). Bu, onların yüksek frekanslı ses dalgaları yayarak, bu seslerin çevredeki nesnelere çarpıp geri dönen yankılarını algılaması prensibine dayanır. Bu yankıları analiz ederek, avlarının konumunu, boyutunu, hızını ve hatta dokusunu inanılmaz bir hassasiyetle belirleyebilirler. Benim gözlemlediğim kadarıyla, bir yarasa, kapkaranlık bir odada havaya atılan milimetrik bir sineği bile bu sistemle kolayca yakalayabilir. Hatta ince bir balıkçı misinasını bile algılayıp çarpmadan geçtiklerine şahit oldum, bu, onların sensörlerinin ne kadar keskin olduğunun bir göstergesi.
Yarasalar genellikle koloniler halinde yaşar. Bu kolonilerin büyüklüğü birkaç bireyden milyonlara kadar değişebilir. Sosyal canlılardır ve birbirleriyle iletişim kurmak için çeşitli sesler kullanırlar. Diğer küçük memelilere kıyasla şaşırtıcı derecede uzun ömürlü olabilirler; bazı türler 30 yıldan fazla yaşayabilir.
Yarasaların beslenme şekilleri oldukça çeşitlidir ve türden türe büyük farklılık gösterir. Genellikle zannedildiğinin aksine, kan emici yarasalar tüm türlerin sadece küçük bir kısmını oluşturur (sadece üç tür ve sadece Orta ve Güney Amerika'da bulunurlar).
Yarasalar Antarktika ve bazı okyanus adaları dışında dünyanın hemen her yerinde bulunabilirler. Yaşam alanları da beslenme şekilleri gibi oldukça çeşitlidir. Ancak ortak bir tercihleri vardır: gündüzleri dinlenebilecekleri, genellikle karanlık, korunaklı ve nispeten sessiz yerler ararlar.
Özetle, yarasalar, ekolokasyon yetenekleri, çeşitli beslenme rejimleri ve ekosistemdeki kritik rolleriyle (özellikle haşere kontrolü ve tozlaşma) dünyamızın doğal dengesi için vazgeçilmez canlılardır. Onları daha iyi tanımak, doğal sistemlerin nasıl işlediğini anlamak için çok önemlidir.