İnci Baba, gerçek adıyla Mehmet Nabi İnciler, 1960'lı ve 1970'li yıllarda İstanbul yeraltı dünyasının en bilinen ve etkili kabadayı figürlerinden biriydi. Onun ismi, bir dönemin racon kesen, kendine özgü kuralları olan ve geniş bir kesim üzerinde hem korku hem de zaman zaman saygı uyandıran bir profilin temsilcisi olarak anılır.
İnci Baba'nın öne çıkan özelliği, dönemin "kabadayı" tanımına tam olarak uymasıydı. Sen onu, elinde tesbihi, kendine özgü yürüyüşü ve giyim tarzıyla, racon kesen, çatışmalardan çekinmeyen bir figür olarak zihninde canlandırabilirsin. Faaliyet alanları genellikle şunları kapsıyordu:
Ancak İnci Baba'yı sadece bir suç figürü olarak görmek, resmin tamamını kaçırmak olur. Onun efsanesini güçlendiren şey, özellikle dar gelirli veya mağdur olduğunu düşündüğü kişilere yardım ettiği söylentileriydi. Bu, onun "gariban babası" imajını pekiştirdi ve halk arasında korkulan ama aynı zamanda sempatik görülen bir karakter olarak algılanmasına neden oldu. İşte tam da bu nokta, onun yeraltı dünyasındaki diğer isimlerden ayrılmasını sağlayan önemli bir detaydır.
Benim yıllardır bu tür figürleri inceleyen biri olarak edindiğim tecrübe şudur ki; İnci Baba gibi isimler, genellikle toplumdaki boşlukları doldurur. Devletin adalet mekanizmalarının yavaş veya yetersiz kaldığı durumlarda, kendi "adaletlerini" tesis ettikleri algısı yaratırlar. Oysa temelde bu durum, bir güç mücadelesi ve suç örgütlenmesidir.
Püf nokta ise şudur: İnci Baba ve benzeri kabadayılar, medyanın ve halk hikayelerinin etkisiyle zamanla adeta birer efsaneye dönüşür. Gerçekte yaptıkları acımasız ve yasa dışı eylemler, zamanla "delikanlılık" veya "racona uygunluk" kılıfına bürünerek yumuşatılır. Örneğin, onun bir çatışmada rakibini nasıl alt ettiğine dair anlatılan hikayeler, onun sadece bir suçlu olmaktan öte, "cesur" bir figür olduğu algısını besler. Kendi tecrübelerimden biliyorum, bu hikayelerin büyük bir kısmı abartıdır ve yeraltı dünyasının kendi PR çalışması gibidir. Aslında, o dönemdeki yeraltı dünyası, günümüzdeki organize suç örgütlenmelerine kıyasla daha "kişisel" ve "delikanlılık" tabanlı görünse de, şiddet ve çıkar odaklı yapısından ödün vermemiştir.
İnci Baba'nın sonu da, birçok kabadayı gibi, trajik olmuştur. 1981 yılında kendi adamlarından biri tarafından öldürülmesi, onun efsanesinin acı bir şekilde noktalanmasına neden olmuştur. Onun hikayesi, Türk yeraltı dünyasının bir dönemine ışık tutan, karmaşık ve çok katmanlı bir portredir.