Tombolo, temelde kum, çakıl, taş ve diğer inorganik malzemelerin akarsu ağzında delta oluşturarak denize karıştığı noktalarda birikmesiyle başlar. Ancak bu birikim, denizel süreçlerle (dalga ve akıntı) sürekli bir müzakere halindedir. İşin asıl püf noktası, sediment tedariki ile denizel erozyon arasındaki dengedir. Eğer bir akarsu, denize ulaştığı bölgede malzeme taşıma kapasitesini aşan miktarda tortu bırakıyorsa ve bu bölgedeki dalga enerjisi, bu malzemeyi dağıtmaya yetecek kadar güçlü değilse, tombolo oluşumu başlar.
Geleneksel coğrafya kitaplarında tombolonun bir koyun iki ucunu birleştirdiği bir bar olarak tanımlandığı görülür, ancak gerçekte süreç biraz daha dinamiktir. Akarsu ağzında oluşan delta fanı, dalga eylemiyle kıyıya paralel yönde sürüklenebilir. Bu durum, rımpel (spit) oluşumuna benzer bir mekanizmayla çalışır. Dalga eylemi, deltadan gelen kumu kıyıya doğru taşır ve biriktirir. Zamanla bu kum yığını uzar ve genişler.
Kritik eşik noktası, bu kum diliminin karşı kıyıya ya da aynı kıyının daha ilerisindeki bir çıkıntıya dokunmasıdır. Bir kere temas sağlandığında, deniz akıntıları artık iki taraf arasında serbestçe dolaşamaz; bu da yapıyı bir "bar" (bariyer) haline getirir ve arkasında bir lagün veya korunaklı koy yaratır.
Burada çoğu kişinin gözden kaçırdığı bir detay var: Rüzgar erozyonu. Eğer bölgedeki hakim rüzgar yönü, dalga eylemiyle aynı yönde veya ona yakın açıdaysa, tombolo oluşumu hızlanır. Rüzgar, kumu kıyıya doğru iterek birikimi destekler. Ancak rüzgar, deltayı dağıtıcı bir yönde esiyorsa, tombolo oluşmak yerine sürekli erozyona uğrayabilir ve hiç tamamlanmadan kaybolup gidebilir.
Bu süreci anlamak için Türkiye'deki İzmit Körfezi veya Sakarya Nehri ağzındaki değişimleri incele. Sakarya Nehri, tarihsel süreçte debisi ve taşıdığı sediment miktarı değiştikçe delta yapısı da öne-geri hareket etmiştir. Eğer nehir debisi yüksekse ve sediment yükü fazlaysa, delta denize doğru ilerleyerek tombolo potansiyelini artırır. Ancak deniz seviyesi yükselmesi veya dalga basıncının artması, bu yapıyı aşındırarak geri çekebilir.
Sonuç olarak, tombolo sadece "kumun birikmesi" değil, jeolojik zaman ölçeğinde jeodinamik ve hidrolik güçlerin kırılgan bir dengesidir. Bir kere oluştuğunda bile, iklim değişikliği ve kıyı erozyonu nedeniyle sürekli bir risk altındadır. Bu yapılar, statik değil, dinamik ve geçici karakterler taşır.