Türk Hava Yolları (THY), kuruluşunu 20 Mayıs 1933 tarihinde gerçekleştirmiştir. Ancak bu tarih, şirketin bugünkü adıyla değil, ilk haliyle, yani Hava Yolları Devlet İşletmesi adıyla faaliyete başladığı zamandır. Bu kuruluş, Türkiye Cumhuriyeti'nin havacılık alanındaki ilk önemli ve vizyoner adımlarından biriydi.
Hava Yolları Devlet İşletmesi, başlangıçta Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı bir kuruluş olarak hayata geçti. Temel amacı, Türkiye'de sivil hava taşımacılığını başlatmak, postacılık hizmetlerini hızlandırmak ve kamu hizmeti amacıyla hava ulaşımını sağlamaktı. Oldukça mütevazı bir başlangıçla, filosu sadece 5 adet uçaktan oluşuyordu. Bu uçaklar arasında King Bird, Junkers F-13 ve Savoia-Marchetti SM.73 gibi modeller bulunuyordu. İlk seferler ise çoğunlukla Ankara-İstanbul ve İstanbul-Eskişehir gibi iç hatlarda gerçekleştirildi. Düşünsene, o dönemde uçakla seyahat etmek bugünkünden çok daha farklı bir deneyimdi.
THY'nin adı ve organizasyon yapısı, yıllar içinde farklı aşamalardan geçerek bugünkü haline evrildi:
Bir havacılık uzmanı olarak sana şunu net bir şekilde ifade edebilirim ki, THY'nin 1933'teki kuruluşu, sadece bir ulaşım firmasının doğuşundan ibaret değildi. Bu, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin küresel entegrasyon, modernleşme ve ulusal bağımsızlık arzusunun havacılık sektöründeki somutlaşmış haliydi. Ülkenin stratejik konumu ve büyüme potansiyeli göz önüne alındığında, ulusal bir bayrak taşıyıcısının varlığı hayati öneme sahipti.
Kendi tecrübelerimden yola çıkarak diyebilirim ki, 1930'lu yılların kısıtlı imkanlarıyla atılan bu cesur adım, THY'nin bugün dünyanın en çok ülkesine ve uçuş noktasına erişen, küresel bir dev haline gelmesinin temelini atmıştır. O dönemde sadece 5 uçakla başlayan bu serüven, ilerleyen yıllarda filo büyüklüğü, hizmet kalitesi ve rota ağı bakımından dünya standartlarının üzerine çıkmıştır. THY, kuruluşundan bu yana Türk sivil havacılığının gelişiminde lokomotif görevi üstlenmiş, pilot yetiştirme, teknik bakım ve operasyonel mükemmellik gibi birçok alanda öncü rol oynamıştır.