Finansal zorluk yaşayan şirketlerin borçlarını yapılandırmak için başvurduğu konkordato süreci hakkında bilgi arıyorum. Başvuru şartları nelerdir?
Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyememe durumuna düşen (veya düşecek olan) borçlunun, alacaklılar ile anlaşarak borçlarını belirli bir takvime göre ödemeyi taahhüt ettiği, mahkeme denetiminde yürütülen hukuki bir yeniden yapılandırma sürecidir. Temel amacı, işletmenin tasfiye edilmesinin önüne geçmek ve ekonomik varlığını koruyarak faaliyetlerine devam etmesini sağlamaktır.
Başvuruda bulunmak için borçlunun iflas ertelemesi talep etmiş olması veya iflası istenebilecek durumda bulunması gerekir. Yani, şirketin ödemesi gereken alacakları vadesinde ödeyememesi şarttır. Eğer şirket hâlâ ödemelerini yapıyorsa, konkordato talep edemez; bu durumda alacaklılar ile serbestçe anlaşma (dostane çözümler) yoluna gitmeleri gerekir.
Başvuru, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki İcra Dairesine yapılır. Ancak asıl karar mercii, Ticaret Mahkemesi'dir. Başvuru dilekçesiyle birlikte aşağıdaki belgeler mutlaka sunulmalıdır:
Sürecin en kritik noktası alacaklılar toplantısıdır. Mahkeme, alacaklıların çoğunluğunun (genellikle alacak tutarının %60'ı ve alacaklı sayısının %51'i) onayını almalıdır. Eğer bu çoğunluk sağlanamazsa, konkordato reddedilir ve borçlu iflasa tabi tutulabilir.
Bir uzman gözüyle en önemli tavsiyem şudur: YMM raporu sizi kurtarır ya da batırır. Raporun gerçekçi olması şarttır. Alacaklılar, şişirilmiş veya riskli görülen projeleri reddeder. Benim geçmişte gözlemlediğim en büyük hata, şirketlerin "tamamını ödeyeceğiz" diyerek alacaklıların güvenini kaybetmesidir. Esas olan, ödeyebileceğin kadarını gerçekçi bir takvimle taahhüt etmektir. Aldığın ön tedbir kararını mutlaka tüm icra dairelerine bildirerek takiplerin durdurulmasını sağla; aksi halde mahkeme kararı olsa da pratikte icra memurları işlem yapmaya devam edebilir.
Sonuç olarak konkordato, bir kaçış değil, yapılandırma aracıdır. Başarısı, şeffaflığa ve alacaklılarla kurulacak güvene bağlıdır.
Konkordato, iflasın eşiğine gelmiş veya zaten iflas halindeki borçlunun, alacaklılarıyla karşılıklı anlaşarak borçlarını yapılandırması ve şirket varlıklarının korunması için İcra İflas Kanunu’nda düzenlenen hukuki bir süreçtir. Temel amacı, şirketin tasfiye edilmesinin önüne geçerek faaliyetlerini sürdürmesini sağlamaktır. Ancak bu süreç bir "borç silme" aracı değil, borcun ertelenmesi ve yapılandırılması mekanizmasıdır.
Şirketlerin konkordato ilan edebilmesi için belirli yasal şartları ve prosedürleri takip etmesi gerekmektedir. Bu süreç genellikle şu adımlarla ilerler:
Bu süreçte en kritik nokta, şeffaflık ve gerçekçiliktir. Geçmişte yaşadığımız en büyük hatalardan biri, şirketlerin konkordato sürecini "borçlarını sıfırlamak" için bir lüks olarak görmesi olmuştur. Gerçekte ise;
Sonuç olarak konkordato, doğru strateji ile şirketin yeniden ayağa kalkması için hayati bir fırsattır. Ancak bu fırsatı kullanabilmek için hukuki süreçlerin titizlikle yönetilmesi ve alacaklılarla samimi bir diyalog kurulması gerekir.
Konkordato, İcra ve İflas Kanunu’na göre, borcu iflas noktasına gelmiş veya geleceği kesinleşmiş olan alacaklı ile borçlu arasındaki uzlaşma ve borç yapılandırma sürecidir. Asıl amacı, şirketin tasfiye edilip yok olmasını önleyerek ticari faaliyetine devam etmesini sağlamaktır. Yani bu, bir "borç silme" değil, borcun ertelenmesi ve kısmi vazgeçilme (remisyon) ile yeniden yapılandırılmasıdır.
Şirketin konkordato ilan edebilmesi için öncelikle iflas noktasında olması veya iflasın yakın bir tehlike arz etmesi gerekir. Bu durumun tespiti için bağımsız bir bilirkişi raporu hazırlatılmalıdır. Ayrıca, konkordato teklifinin alacaklıların en az yarısından çoğunluğunu (alacak tutarı bazında) ve çeyreğinden çoğunluğunu (alacaklı sayısı bazında) temsil etmesi şarttır.
Süreç şu adımlarla ilerler:
Buradaki en kritik hata, gerçekçi olmayan ödeme planları sunmaktır. Birçok şirket, "Rahat ederiz" mantığıyla 5-6 yıllık vadeler ve düşük taksitler teklif eder. Ancak muhakkik ve mahkeme, şirketin nakit akış projeksiyonunu (cash flow) somut verilerle ispat etmenizi bekler.
Pratik Öneri: Konkordato projesini hazırlarken sadece geçmiş bilançoları göstermek yetmez. Önümüzdeki 3-5 yıllık detaylı kâr/zarar ve nakit akış tablolarını bağımsız denetim firmasından onaylatarak sunun. Mahkeme, "Bu şirket gerçekten bu borcu ödeyebilir mi?" sorusuna net bir "evet" cevabı arar. Ayrıca, çalışanların maaşları ve SGK primleri gibi öncelikli alacakların nasıl karşılanacağına dair özel bir plan sunmanız süreci hızlandırır.
Unutma, konkordato bir "hayat kurtarıcı" değil, sıkı bir diyet programıdır. Tasdik sonrası şirket, muhakkik denetiminde kalmaya devam eder ve teklifteki her kuruşu ödemekle yükümlüdür. Teklif edilen vadelerin tutulmaması durumunda konkordato feshedilir ve şirket iflasa sürüklenir.