93 Harbi, tarihimize 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı olarak geçen ve Osmanlı İmparatorluğu için yıkıcı sonuçlar doğuran büyük bir çatışmadır.
93 Harbi, adından da anlaşılacağı üzere, Osmanlı Devleti'nin kullandığı Rumi takvime göre 1293 yılına denk geldiği için bu isimle anılır. Miladi takvimle bu tarihler 1877 ve 1878'e karşılık gelir. Yani, bu savaş 1877 yılının Nisan ayında başlamış ve 1878 yılının Mart ayına kadar sürmüştür.
Buradaki asıl püf noktası, Osmanlı'nın hem resmi yazışmalarda hem de halk arasında kullandığı takvim sistemidir. Miladi takvim henüz yaygınlaşmamıştı. Rumi takvim, hicri takvimin başlangıcını esas alan ancak güneş yılını kullanan bir takvimdir. Bu savaş başladığında Rumi takvim 1293 yılını gösteriyordu. İşte bu yüzden biz tarihçiler ve halk arasında "93 Harbi" olarak anılır. Aynı mantıkla, "31 Mart Vakası" da Rumi takvimdeki 31 Mart 1325 tarihinden gelir ki, bu da Miladi 13 Nisan 1909'a tekabül eder. Bu ayrımı iyi bilmek, Osmanlı tarihini doğru anlamak için çok önemlidir. Sen de bir tarihsel olayı duyduğunda, önce hangi takvime göre adlandırıldığını düşünmelisin.
Bu savaş, Osmanlı İmparatorluğu'nun modernleşme çabalarına rağmen askeri ve ekonomik zayıflığının en acı göstergelerinden biri olmuştur. Başlıca cepheler Doğu (Kafkasya) ve Batı (Balkanlar) cepheleriydi.
Savaşın sonuçları Osmanlı için tam bir felaketti:
Kısacası, 93 Harbi, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş sürecini hızlandıran, uluslararası alanda yalnızlığını ve zayıflığını acı bir şekilde gösteren, Balkanlardaki Türk varlığını derinden sarsan ve cumhuriyet döneminin temellerini atacak göç dalgalarını başlatan çok kritik bir dönüm noktasıdır.