Terra rossa topraklar, adından da anlayacağın gibi, kırmızımsı rengiyle öne çıkan, kireçtaşı ana materyalinin çözünmesiyle (karstlaşma) oluşan, genellikle killi ve ağır bünyeli topraklardır. Ülkemizde bu tür toprakların yayılım gösterdiği bölgeler, ağırlıklı olarak Akdeniz ikliminin hakim olduğu ve geniş kalker (kireçtaşı) oluşumlarının bulunduğu alanlardır.
Terra rossa topraklarını Türkiye'de en yaygın ve tipik şekilde göreceğin yerler şunlardır:
Türkiye'de terra rossa topraklarının adeta anavatanı burasıdır. Özellikle Antalya'dan Mersin'e kadar uzanan kıyı şeridinde ve bu kıyıya paralel uzanan Toroslar'ın eteklerinde, kalkerli platolarda ve karstik arazilerde çok sık rastlarsın.
Antalya: Kentin batı ve doğu kıyı şeridi boyunca, Alanya, Kaş, Demre, Finike gibi ilçelerin çevresinde, hatta Elmalı Ovası'nın çevresindeki yüksek platolarda bolca bulunur. Buradaki zeytinlikler, turunçgil bahçeleri ve seraların önemli bir kısmı bu topraklar üzerindedir.
Mersin: Silifke, Erdemli, Anamur gibi ilçelerin kalkerli bölgelerinde, Toroslar'dan denize doğru inen yamaçlarda bu toprakları görürsün.
* Adana: Çukurova'nın yüksek kesimlerinde ve Nur Dağları'nın Akdeniz'e bakan yamaçlarında da benzer oluşumlar mevcuttur.
Ege Bölgesi'nin özellikle güney ve iç kesimlerinde, yine kalkerli ana kayaların bulunduğu alanlarda terra rossa toprakları gözlemleyebilirsin.
Muğla: Bodrum Yarımadası, Marmaris, Fethiye gibi ilçelerde, zeytinciliğin yaygın olduğu arazilerde bu topraklara rastlarsın.
Aydın ve Denizli: Menderes Havzası'nı çevreleyen dağların yamaçlarında ve plato alanlarında da yer yer terra rossa oluşumları görülür.
Daha sınırlı bir yayılıma sahip olmakla birlikte, Marmara Bölgesi'nde de bazı kalkerli formasyonlar üzerinde terra rossa benzeri topraklar oluşmuştur.
* Çanakkale: Özellikle Biga Yarımadası ve Gelibolu Yarımadası'nın bazı kesimlerinde, kireçtaşı ana materyali üzerinde gelişen bu tip toprakları bulabilirsin.
Bu toprakların karakteristik özelliği, ana kayanın çözünmeyen demirli minerallerinin birikmesiyle oluşmalarıdır; bu da onlara yoğun kırmızı rengini veren hematit pigmentidir. Genellikle killi bünyeye sahip oldukları için ağır topraklardır ve işlenmeleri biraz zorlayıcı olabilir.
Terra rossa toprakları genellikle alkali (yüksek pH) karaktere sahiptir ve doğal olarak organik madde içerikleri düşüktür. Ancak bu, onların verimsiz olduğu anlamına gelmez. Derin köklü bitkiler için, ana kayadaki çatlaklara ve yarıklara uzanan kök sistemleri sayesinde su ve besin erişimi sağlayabilirler.
Kendi tecrübelerimden biliyorum ki, bu topraklarda özellikle zeytin, bağcılık ve turunçgiller çok iyi sonuç verir. Toprağın organik madde içeriğini yeşil gübreleme, hayvan gübresi ve kompost ile zenginleştirdiğinde, su tutma kapasiteleri ve besin elementlerinin bitkiye ulaşılabilirliği önemli ölçüde artar. Unutma, bu topraklar her ne kadar kilce zengin olsa da, altlarındaki karstik yapı iyi drenaj sağlar, bu da aşırı sulamadan kaynaklı sorunları azaltır. Ancak özellikle eğimli arazilerde erozyon riskine karşı dikkatli olmalısın.