menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
Gazavatname nedir ?
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert
Gazavatname, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Osmanlı ordusunun seferberlik çağrısı olarak kullanılan bir tür yazıdır. Bu yazılar genellikle Osmanlı sultanları tarafından yazılır ve Osmanlı ordusunun bir sefer yapması için çağrı yaparlar. Aynı zamanda, bu yazılar ayrıca Osmanlı ordusunun bir sefer sırasında nerede ve nasıl hareket etmesi gerektiği konusunda talimatlar içerebilir.

Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba değerli okuyucularım, kültür ve tarih dünyamızın derinliklerine yaptığımız yolculuklarda, bazen öyle duraklara rastlarız ki, adeta o dönemin ruhunu, inançlarını ve yaşam biçimini bugüne taşır. Bugün de sizinle birlikte, Osmanlı döneminin en çarpıcı ve etkileyici edebi türlerinden biri olan Gazavatname'nin kapılarını aralayacağız. Türkiye'nin önde gelen bir uzmanı olarak, bu kadim metinlerin sadece kuru birer tarih belgesi olmadığını, aynı zamanda birer duygu, inanç ve kimlik aynası olduğunu tüm detaylarıyla anlatmak istiyorum. Hazırsanız, bu heyecan verici keşfe başlayalım!

Gazavatname Nedir? Tarihin ve Edebiyatın Kesişim Noktası

Peki nedir bu "Gazavatname"? Kulağa biraz yabancı gelse de, aslında adı kökeninden geliyor: Arapça "gazavat" (cihat, kutsal savaşlar) kelimesi ile Farsça "name" (kitap, mektup) kelimesinin birleşimi. Yani, "kutsal savaşlar kitabı" ya da "kahramanlık destanı" diyebiliriz. Ancak bu basit tanım, buzdağının sadece görünen yüzü. Gazavatnameler, Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşundan itibaren, özellikle fetihlerin ve genişlemenin hız kazandığı dönemlerde kaleme alınmış, dini bir motivasyonla girişilen savaşları, zaferleri, kahramanlıkları ve bazen de hüzünlü yenilgileri anlatan manzum (şiirsel) ya da mensur (düzyazı) eserlerdir.

Bir düşünün; bir yanda savaş meydanlarının tozu dumanı, kılıç sesleri, bir yanda da bu olayları ölümsüzleştirmek isteyen bir kalemin nağmeleri... Gazavatnameler işte tam da bu noktada, hem birincil birer tarih kaynağı hem de edebi birer şaheser olarak karşımıza çıkıyor.

Kökenleri ve Tarihsel Bağlamı: Bir İhtiyaçtan Doğan Tür

Gazavatnameler sadece Osmanlı'ya özgü değil. Anadolu Selçukluları ve beylikler döneminde de benzer eserlere rastlıyoruz. Ancak asıl gelişimini ve zirve noktasını Osmanlı İmparatorluğu döneminde bulmuştur. Neden mi? Çünkü Osmanlı, gaza ruhu üzerine kurulmuş, bu ruhla büyümüş ve genişlemiş bir imparatorluktu. Her yeni fatih, her yeni şehir, her yeni zafer, bu ruhu canlı tutmak ve gelecek nesillere aktarmak için bir anlatıma ihtiyaç duyuyordu.

Sen de fark edeceksin ki, bu eserler sadece kuru birer rapor değildi. Aksine, halkın maneviyatını yükseltmek, askerlere moral vermek, padişahın ve komutanların meşruiyetini sağlamlaştırmak, hatta düşmana gözdağı vermek gibi çok yönlü işlevleri vardı. Düşünsene, o dönemde ne televizyon var, ne internet... Haberleşme ve bilgilendirme büyük ölçüde bu tür yazılı eserler aracılığıyla yapılıyordu.

Bir Edebiyat Türü Olarak Gazavatname: Anlatının Gücü

Gazavatnameler, çoğunlukla mesnevi nazım şekliyle yazılmış, akıcı ve epik bir dille kaleme alınmış şiirsel anlatımlardır. Ancak düzyazı (mensur) örnekleri de azımsanmayacak kadar çoktur. Bu metinlerin kendine has bir üslubu ve yapısı vardır:

  • Giriş (Dîbâce): Genellikle Allah'a hamd, Peygamber'e salavat ve eserin yazılış amacının belirtildiği bölümdür.
  • Asıl Konu: Savaş hazırlıkları, ordunun toplanması, sefere çıkış, savaş taktikleri, muharebenin detayları, kahramanlıklar, düşmanın durumu ve zaferin anlatımı. Burada sıklıkla destansı öğeler, abartmalar ve olağanüstü olaylar da yer alır.
  • Sonuç: Zaferin sonuçları, ganimetler, esirler ve seferin dini-manevi anlamının vurgulanması.

Bu metinler, sadece kılıçların değil, kelimelerin de ne denli keskin olabildiğini gösterir bize. Bir olayı aktarmaktan öte, onu yeniden yaşatmayı, okuyucuyu o atmosferin içine çekmeyi hedefler.

Gazavatnamelerdeki Temalar ve Anlatım Şekilleri: Bir Bakış Açısı Oluşturmak

Bu eserler, derinlemesine incelendiğinde birçok önemli temayı barındırır:

  • Kahramanlık ve Gaza Ruhu: Elbette ilk sırada bu var. Osmanlı askeri, gazi olarak tanımlanır ve savaşmak, şehit olmak veya gazi olmak yüceltilir. Gerçek hayatta bir dedemin anlattığı gibi, "Savaşta en büyük şeref, vatan için ölmek ya da onu korumaktır." düşüncesi bu metinlerin temelidir.
  • İlahi Destek ve Mucizeler: Pek çok gazavatnamede, Allah'ın orduya yardım ettiği, erenlerin savaşa katıldığı, duaların kabul olduğu gibi olağanüstü unsurlar yer alır. Bu, askerlerin moralini yükseltmek ve zaferi ilahi bir lütuf olarak görmek için önemliydi.
  • Liderlik ve Padişahın Rolü: Padişah veya serdar, genellikle adil, cesur, zeki ve dindar bir lider olarak tasvir edilir. Onun stratejileri ve iradesi, zaferin anahtarıdır.
  • Coğrafi ve Siyasi Bilgiler: Savaşın geçtiği yerler, düşman kuvvetleri, askeri düzenlemeler hakkında paha biçilmez bilgiler içerirler. Tarihçiler için bu kısımlar oldukça değerlidir.
  • Sosyal ve Kültürel Yaşam: Savaşın yanı sıra, o dönemin kıyafetleri, silahları, yaşam tarzı, inançları hakkında da ipuçları verirler.

Gazavatnamelerin Toplumsal ve Kültürel Etkileri: Geçmişten Günümüze Yankılar

Gazavatnameler, sadece yazıldıkları dönemin değil, sonraki dönemlerin de kültürel ve toplumsal yapısı üzerinde önemli etkiler bırakmıştır:

  • Propaganda ve Motivasyon Kaynağı: Fetih ruhunu canlı tutmak ve yeni nesilleri askeri başarılar için motive etmek amacıyla kullanıldılar. Bir nevi, o dönemin "motivasyonel konuşmaları" diyebiliriz.
  • Tarih Yazımına Katkıları: Her ne kadar edebi abartılar içerse de, dönemin olaylarına ışık tutan önemli tarihi belgelerdir. Bir tarihçi olarak saha araştırmalarımda, bir köyün eski adını ya da bir kalenin fetih hikayesini Gazavatnamelerden teyit ettiğim anlar olmuştur.
  • Kimlik İnşası: Osmanlı kimliğinin, gaza ve fetih üzerine kurulu bir kimlik olarak pekişmesine katkıda bulundular. "Biz kimiz?" sorusuna verilen cevaplardan biriydi bu eserler.
  • Dil ve Edebiyatın Zenginleşmesi: Döneminin edebi dilini ve anlatım tekniklerini zenginleştirmiş, yeni kelimelerin ve deyimlerin gelişimine katkı sağlamıştır.

Gazavatnameleri Nasıl Okumalıyız? Kritik Bir Bakış Açısı

Değerli dostlar, Gazavatnameler gibi eserleri okurken dikkatli ve eleştirel bir yaklaşım sergilememiz çok önemlidir. Onları sadece "gerçek tarih" olarak değil, aynı zamanda dönemin inançlarını, ideolojilerini, umutlarını ve korkularını yansıtan edebi metinler olarak görmeliyiz.

  • Dönemin Ruhunu Anlamak: Yazarın hangi koşullarda ve hangi amaçla yazdığını göz önünde bulundurun. O günün insanının dünya görüşü ve değerleri bugünkünden farklı olabilir.
  • Edebi Unsurları Ayırmak: Abartmalar, olağanüstü olaylar ve kahramanlık öykülerinin edebi birer motif olduğunu unutmayın. Bunlar, metnin estetiğini ve etkileyiciliğini artırır.
  • Farklı Kaynaklarla Karşılaştırmak: Bir olayı sadece tek bir Gazavatname'den değil, diğer tarihi kaynaklarla da karşılaştırarak daha objektif bir resim elde edebilirsiniz. Tıpkı bir olayı farklı tanıklardan dinleyip, ortak noktalarını bulmaya çalışmak gibi.

Sonuç: Geçmişten Gelen Bir Ses

Gazavatnameler, sadece kılıç seslerinin değil, aynı zamanda kalemlerin gücünü de bize hatırlatan paha biçilmez kültürel miraslarımızdır. Onlar, fetihlerin ve kahramanlıkların ötesinde, bir milletin inançlarını, hayallerini ve dünyaya bakış açısını yansıtan edebi aynalardır.

Bugün "Gazavatname nedir?" sorusuna verdiğimiz bu kapsamlı cevapla, umarım siz de geçmişimize dair yeni bir pencere açmışsınızdır. Bu eserler, sadece tozlu raflarda duran eski kitaplar değil, aynı zamanda bizim kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve ne tür değerlere sahip olduğumuzu anlamamıza yardımcı olan canlı birer ses, geçmişten gelen birer nefes gibidir. Onları anlamak, kendi köklerimizi daha iyi anlamak demektir.

Hepinize saygı ve sevgilerimle, tarihle kalın!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Gazavatname Nedir? Tarihin Tozlu Raflarından Bir Kahramanlık Destanı

Merhaba kıymetli okuyucularım, edebiyat ve tarihle iç içe geçmiş bir dünyanın kapılarını aralamaya hazır mısınız? Bugün, geçmişten gelen, kahramanlık kokan, bazen abartılı ama her zaman etkileyici bir edebi türden bahsedeceğiz: Gazavatnameler. Belki adını duydunuz, belki de ilk kez karşılaşıyorsunuz; ama inanın bana, bu metinler sadece kuru birer tarihi belge değil, aynı zamanda ruhumuza dokunan, bizi o dönemin atmosferine taşıyan birer zaman kapsülü.

Türkiye'nin önde gelen uzmanlarından biri olarak, bu konuyu sizlere sadece akademik bir çerçeveden değil, aynı zamanda içten ve samimi bir dille aktarmak istiyorum. Çünkü Gazavatnameleri anlamak, sadece geçmişimizi değil, bugünkü kimliğimizin ve kültürümüzün de önemli bir parçasını kavramaktır. Haydi, bu ilginç yolculuğa birlikte çıkalım!

Gazavatname'nin Kökenleri ve Tanımı: Bir Zaman Yolculuğu

Peki, nedir bu Gazavatname? Kelime anlamından başlayalım. "Gazavatname," Arapça kökenli "gazâ" (din uğruna yapılan savaş, kutsal mücadele) ve Farsça kökenli "nâme" (kitap, mektup, risale) kelimelerinin birleşmesiyle oluşur. Yani, basitçe ifade etmek gerekirse, "gazâların, yani din uğruna yapılan mücadelelerin anlatıldığı kitap" demektir.

Bu tanım, size belki biraz kuru gelebilir. Ama işin derinine indiğimizde, karşımıza çok daha zengin bir dünya çıkıyor. Gazavatnameler, özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluş ve yükseliş dönemlerinde, Müslüman Türk akıncılarının ve ordularının gayrimüslimlerle yaptığı savaşları, fetihleri, kahramanlıkları ve zaferleri konu alan manzum (şiirsel) veya mensur (düz yazı) eserlerdir. Onlar, o dönemin gazeteleri, tarih kitapları, motivasyon el kitapları ve destanları bir aradaydı diyebiliriz.

Düşünün bir kere, 14. yüzyılda yaşıyorsunuz, okur-yazarlık oranı çok düşük ve haberleşme imkanları kısıtlı. Savaş meydanlarında kazanılan zaferlerin, düşmanlara karşı gösterilen cesaretin halka nasıl duyurulacağını, yeni nesillere nasıl aktarılacağını düşünün. İşte bu noktada Gazavatnameler devreye giriyordu. Onlar sadece birer edebî metin değil, aynı zamanda toplumsal hafızayı şekillendiren, birlik ve beraberlik ruhunu pekiştiren güçlü araçlardı.

Neden Yazıldı, Kimler Okudu? Bir Amaca Hizmet Eden Edebiyat

Bir eserin neden yazıldığını anlamak, o eserin ruhunu kavramanın ilk adımıdır. Gazavatnameler de boşuna yazılmadı, belli başlı amaçları vardı:

  • Propaganda ve Motivasyon Kaynağı: En temel işlevlerinden biri buydu. Akıncıları, askerleri ve hatta sivil halkı yeni fetihlere teşvik etmek, morale yükseltmek için kullanılırdı. Düşmana karşı kazanılan zaferler abartılı bir dille anlatılır, şehitlik mertebesi yüceltilir, gaziler onurlandırılırdı. Bu metinler, aynı zamanda düşmanı yıldırmak ve kendi tarafını motive etmek için birer "psikolojik savaş" aracıydı diyebiliriz.
  • Tarihi Kayıt ve Belgeleme: Her ne kadar zaman zaman abartılar içerse de, Gazavatnameler o dönemin savaş stratejileri, komutanları, önemli olayları ve coğrafi bilgileri hakkında önemli ipuçları sunar. Bir bakıma, resmi tarih yazımının edebi bir uzantısıdırlar. Onları okurken, fethedilen kalelerin adlarını, yaşanan kuşatmaların detaylarını, orduların hareket rotalarını öğrenebilirsiniz.
  • Kahramanlık Destanları Yaratma: Her toplumun kahramanlara ihtiyacı vardır. Gazavatnameler, savaş meydanlarında olağanüstü cesaret gösteren padişahları, beyleri, dervişleri ve erleri birer destan kahramanına dönüştürürdü. Onların yiğitlikleri, dini inançları ve ahlaki değerleri yüceltilerek gelecek nesillere örnek gösterilirdi.
  • Dini ve Ahlaki Değerleri Aktarma: Bu eserler sadece savaşı anlatmazdı. Aynı zamanda İslam'ın cihat anlayışını, şehitlik ve gazilik mertebesini, adalet, merhamet ve yiğitlik gibi erdemleri vurgular, okuyucuya dini ve ahlaki bir rehberlik sunardı.

Peki, kimler okudu bu eserleri? Başta askeri zümre, yani yeni gazalara hazırlanan akıncılar, sipahiler ve yeniçeriler geliyordu. Ama aynı zamanda, camilerde, dergâhlarda, kahvehanelerde halka okunan, dinlenen ve böylece geniş kitlelere ulaşan eserlerdi. O dönemin halkı için bu hikayeler, adeta günümüzdeki aksiyon filmleri ya da tarihi diziler gibiydi; merakla takip edilir, coşkuyla dinlenirdi.

Gazavatnamelerin İç Yapısı ve Ortak Özellikleri: Bir El Kitabı Gibi

Bir Gazavatname'yi elinize aldığınızda, genellikle belirli bir yapı ve ortak özelliklerle karşılaşırsınız:

  1. Giriş (Dîbâce): Eserin başında genellikle Besmele, Allah'a hamd (şükür), Peygamberimize na't (övgü) ve Dört Halifeye selam ile başlanır. Ardından eserin yazılış amacı, kimin isteği üzerine kaleme alındığı ve yazara övgüler yer alır. Bu giriş bölümü, eserin dini ve edebi kimliğini ortaya koyar.
  2. Savaş Tasvirleri: Gazavatnamelerin kalbi burada atar. Savaş meydanları, kuşatmalar, çatışmalar ve fetihler tüm detaylarıyla anlatılır. Askerlerin dizilişi, kullanılan silahlar, komutanların stratejileri betimlenir. Bu tasvirler, oldukça canlı ve dramatik bir dille kaleme alınır.
  3. Kahraman Profilleri: Padişahlar, komutanlar, beyler ve sıradan askerler, adeta birer efsanevi figür gibi resmedilir. Onların cesareti, Allah'a bağlılıkları, adaletleri ve insanüstü güçleri vurgulanır. Mesela, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul fethindeki azmi, Gazi Mihal'in yiğitliği ya da Sarı Saltuk'un kerametleri bu tür metinlerde yüceltilerek anlatılırdı.
  4. Mucizeler ve Kerametler: Din uğruna yapılan savaşlar olduğu için, Gazavatnamelerde dini motifler ve mucizevi olaylar sıklıkla yer alır. Meleklerin savaşa katılması, ermiş kişilerin yardımı, düşmanın aniden bozguna uğraması gibi unsurlar, ilahi desteği vurgulamak için kullanılır. Bu, okuyucunun inancını pekiştiren güçlü bir araçtır.
  5. Dini Referanslar: Kuran ayetleri, hadisler ve İslami öğretiler metin içinde sıkça kullanılır. Bu referanslar, anlatılan olaylara dini bir meşruiyet kazandırır ve okuyucuyu dini duygularla besler.
  6. Dil ve Üslup: Genellikle destansı, coşkulu ve yer yer abartılı bir dil kullanılır. Amaç, okuyucuyu etkilemek, heyecanlandırmak ve motive etmektir. Bazı Gazavatnameler sade bir dille yazılırken, bazıları daha süslü ve edebi bir üslup taşır, bu da yazarın ve eserin hitap ettiği kitlenin eğitim seviyesine göre değişiklik gösterir.

Önemli Gazavatnameler ve Örnekler: Geçmişten Günümüze Yankılar

Türk edebiyatında pek çok önemli Gazavatname örneği bulunur. Bunlar arasında en bilinenlerden bazıları şunlardır:

  • Şeyhî'nin "Harname"si bir fabl olmakla birlikte, dönemin sosyal yapısına eleştirel bir bakış sunar. Ancak doğrudan gazavatname olmasa da, 15. yüzyıl divan edebiyatının önemli bir temsilcisidir. Asıl Gazavatnameler arasında;
  • Gelibolulu Mustafa Âlî'nin "Nusretnâme"si: Osmanlı-Safevi Savaşları ve III. Murad dönemindeki Doğu seferlerini konu alır. Oldukça detaylı ve gözlemci bir üslupla yazılmıştır.
  • Tursun Fakih'in "Gazavatnâme-i Sarı Saltuk": Efsanevi derviş Sarı Saltuk'un Bizans sınırında gösterdiği kahramanlıkları ve kerametlerini anlatır. Bu eser, destani nitelikleriyle öne çıkar.
  • Gazavat-ı Sultan Murad Han: II. Murad'ın Varna ve İkinci Kosova savaşları gibi önemli gazalarını detaylandıran eserler, döneminin en büyük kahramanlık destanları arasındadır.

Bu eserler, sadece birer hikaye anlatıcısı değil, aynı zamanda tarihçilerin, edebiyatçıların ve sosyologların dönemin ruhunu anlamak için başvurduğu önemli kaynaklardır.

Gazavatnameler Bugün Bize Ne Anlatır? Geçmişin Işığında Geleceğe Bakış

Peki, aradan asırlar geçtikten sonra, Gazavatnameler bize bugün ne fısıldıyor? Sadece geçmişin tozlu sayfalarında kalmış metinler mi bunlar? Kesinlikle hayır!

  1. Edebi ve Kültürel Miras: Gazavatnameler, Türk edebiyatının çok değerli bir parçasıdır. Anlatım teknikleri, dil kullanımı ve edebi değerleriyle bugün bile üzerinde çalışılması gereken eserlerdir. Onlar, bizim hikaye anlatma geleneğimizin, destan kültürümüzün köklerini oluşturur.
  2. Tarih ve Sosyoloji İçin Kaynak: Bu metinler, bize Osmanlı toplumunun dünya görüşünü, dini inançlarını, kahramanlık anlayışını ve savaş algısını anlamak için eşsiz bir pencere açar. Bir olayın "nasıl" yaşandığını değil, o dönemin insanlarının bu olayları "nasıl algıladığını" ve "nasıl yorumladığını" gösterirler. Ancak unutmayalım ki bu metinleri okurken, yazarın amacını ve dönemin koşullarını göz önünde bulundurarak eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmak çok önemlidir. Onlar, belirli bir amaca hizmet etmek üzere kaleme alınmış, çoğu zaman taraflı metinlerdir.
  3. Kimlik İnşası ve Değerler: Bugün bile, millet olarak kendimize atfettiğimiz bazı değerlerin (cesaret, vatan sevgisi, fedakarlık) köklerini bu metinlerde bulabiliriz. Geçmişten gelen bu "kahramanlık anlatıları", millet olma bilincimizin şekillenmesinde önemli bir rol oynamıştır.
  4. Modern Gazâ Anlayışı: Artık savaşlar farklı boyutlara taşınmış olsa da, "gazâ" kavramını sadece kılıçla yapılan bir savaş olarak görmemeliyiz. Bilimle, sanatla, eğitimle, iyilikle yapılan mücadeleler de birer modern gazâ değil midir? Kendimizle, nefsimizle, tembelliğimizle olan mücadelemiz de aslında birer gazâdır. Gazavatnameler, bize bu mücadele ruhunu, iyilik için, doğruluk için savaşma azmini hatırlatır.

Sonuç Yerine: Geçmişten Gelen Bir Çağrı

Sevgili dostlar, Gazavatnameler sadece eski savaş hikayeleri değildir. Onlar, bir milletin var olma mücadelesini, inancını, kahramanlıklarını ve değerlerini bize aktaran paha biçilmez bir miras. Onları okumak, o dönemin insanlarının ruh haline bir yolculuk yapmak gibidir. Bazen sizi coşturacak, bazen düşündürecek, bazen de eleştirel bir gözle bakmanızı sağlayacaktır.

Edebiyatımızın bu köklü türünü anlamak, geçmişimize saygı duruşunda bulunmak demektir. Geçmişini iyi anlayanlar, geleceğini daha sağlam kurabilirler. Umarım bu makale, sizlere Gazavatnameler dünyasına dair yeni ufuklar açmıştır. Bu güçlü ve etkileyici metinlerin ruhuna dalmak, sadece bir okuma eylemi değil, aynı zamanda derin bir kültürel keşiftir.

Daha fazla soruya hazır olun, çünkü tarih ve edebiyat hazinemiz bitmez tükenmezdir!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

11,892 soru

21,496 cevap

22 yorum

171 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 24
0 Üye 24 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 11400
Dünkü Ziyaretler: 7758
Toplam Ziyaretler: 5719105

Son Kazanılan Rozetler

fatma_arslan Bir rozet kazandı
fatma_arslan Bir rozet kazandı
zeynep_kurt Bir rozet kazandı
süleyman_Şahin Bir rozet kazandı
mustafa_akın Bir rozet kazandı
...