menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert
Doğu Anadoludaki Erzurum kars ve Ardahan platolarıdır
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Ülkemizde En Yüksek Plato Nerededir? Yükseklerin Gizemli Dünyasına Bir Yolculuk

Sevgili okuyucularım, coğrafyamızın bu denli zengin ve çeşitli olması beni her zaman büyülemiştir. Dağlarımız, vadilerimiz, kıyılarımız ve elbette platolarımız, her biri kendi içinde birer hazine barındırır. Bugün, Türkiye'nin o muazzam ve kimi zaman gözden kaçan güzelliklerinden biri olan platolarımızı mercek altına alacağız ve özellikle şu merak uyandıran sorunun peşine düşeceğiz: Ülkemizde en yüksek plato nerededir?

Bu soruya yanıt ararken sadece rakamlara takılıp kalmayacağız; o yükseklerin insanına, kültürüne, doğasına ve bize fısıldadığı hikayelere de kulak vereceğiz. Hazırsanız, Türkiye'nin çatısı sayılan bu eşsiz coğrafyalara doğru bilgi dolu bir yolculuğa çıkalım.

Platoların Türkiye Coğrafyasındaki Yeri ve Önemi

Öncelikle, bir plato nedir, kısaca hatırlayalım. Plato, çevresine göre yüksekte kalmış, geniş ve düz veya hafif dalgalı yüzeylere sahip, akarsular tarafından derin vadilerle yarılmış geniş düzlüklerdir. Türkiye, genç bir jeolojik yapıya sahip olması ve tektonik hareketlerin etkisiyle platolar açısından oldukça zengindir. İç Anadolu'nun uçsuz bucaksız tahıl ambarı platolarından, Doğu Anadolu'nun hayvancılıkla özdeşleşmiş yüksek yayla platolarına kadar geniş bir yelpaze sunar.

Bu platolar, sadece birer coğrafi oluşum olmaktan öte, ülkemizin sosyo-ekonomik ve kültürel yapısında kritik bir role sahiptir. Hayvancılığın bel kemiğidir, yaylacılık kültürünün yaşatıldığı yerlerdir, aynı zamanda iklimin şekillendirdiği kendine özgü bir yaşam biçiminin de beşiğidirler.

Yükseklerin Peşinde: Doğu Anadolu'nun Çağrısı

"En yüksek plato" sorusuna cevap aradığımızda, gözlerimiz ister istemez Doğu Anadolu Bölgesi'ne çevrilir. Türkiye'nin ortalama yükseltisi en fazla olan bu bölgesi, volkanik dağların ve tektonik çöküntü alanlarının yanı sıra, çok geniş ve yüksek platolarıyla da bilinir. Burada karşımıza çıkan platoların genel karakteristiği; yüksek rakımlar, karasal ve sert iklim, geniş otlak alanları ve büyükbaş hayvancılığın yoğunluğudur.

Doğu Anadolu'da birçok önemli plato bulunmaktadır: Erzurum-Kars Platosu, Ardahan Platosu, Van Platosu ve Hakkari Platoları bunlardan sadece birkaçı. Ancak aralarında bir tanesi, hem büyüklüğü hem de ortalama yükseltisiyle zirvedeki yerini korur.

Zirvenin Adı: Erzurum-Kars Platosu ve Ötesi

İşte merak edilen sorunun cevabı: Ülkemizde genellikle en yüksek ve en geniş plato olarak kabul edilen coğrafya, Erzurum-Kars Platosu'dur. Bu plato, ortalama 1800-2000 metre civarındaki yükseltisiyle, Türkiye'nin çatısı tabirini fazlasıyla hak eder. Bazı kaynaklarda bu ortalama yükseltinin yer yer 2200-2400 metrelere kadar çıktığı belirtilir ki bu da onu gerçekten eşsiz kılar.

Bu platonun en çarpıcı özelliği, genç volkanik faaliyetler sonucu oluşmuş olmasıdır. Allahuekber, Kısır, Nemrut gibi volkanik dağlardan çıkan lavların zamanla aşınması ve birikmesiyle oluşmuş, oldukça verimli ama bir o kadar da sert iklim koşullarına sahip topraklara ev sahipliği yapar. Benim Erzurum-Kars Platosu'nu ilk ziyaret ettiğimde hissettiğim o uçsuz bucaksızlık, temiz ve keskin hava, insanı adeta büyüler. Sanki gökyüzüne daha yakınsınızdır.

Kars Platosu'nun Özel Bir Konumu

Erzurum-Kars Platosu'nun kalbinde yer alan Kars Platosu, özellikle kendine özgü coğrafi ve kültürel yapısıyla öne çıkar. Volkanik kökenli verimli topraklar, bölgenin meşhur büyükbaş hayvancılığının temelini oluşturur. Kars denilince akla gelen meşhur kaşar peyniri, gravyeri ve çiçek balı, işte bu yüksek platoların temiz havası ve zengin florasının birer ürünüdür. Bu ürünler, sadece birer gıda maddesi değil, aynı zamanda bu zorlu coğrafyada şekillenmiş bir yaşam biçiminin de ta kendisidir.

Sadece Yükseklik Değil, Bir Yaşam Biçimi: Yaylacılık Kültürü

Yüksek platolar, sadece coğrafi birer yapı olmaktan çok öte, kendine özgü bir yaşam biçimi sunar. Özellikle Erzurum ve Kars'ta yaylacılık kültürü hala canlılığını korumaktadır. Yaz aylarında hayvanlarıyla birlikte yüksek yaylalara çıkan insanlar, bu serin ve otlak bakımından zengin bölgelerde hayvancılık yapar. Bu, yüzyıllardır süregelen bir gelenektir ve bölgenin sosyal dokusunun önemli bir parçasıdır.

Bu yaylalarda geçirdiğim zamanlarda, yörüklük ve yaylacılık yapan ailelerle sohbet etme fırsatı bulduğumda, onların doğayla iç içe, zorlu ama bir o kadar da sade ve huzurlu yaşamlarına hayran kalmıştım. Şehrin gürültüsünden uzak, yıldızlara daha yakın, sessizliğin ve doğanın sesinin hakim olduğu bir dünya... Bu, gerçekten de ruhunuzu besleyen bir deneyim.

Bir Uzman Gözüyle Gözlemlerim ve Önerilerim

Bir coğrafyacı olarak, ülkemizin bu yüksek platolarının sadece yükseklikleriyle değil, sundukları benzersiz deneyimlerle de ön plana çıktığını belirtmek isterim. Eğer imkanınız olursa, özellikle yaz aylarında bu bölgeleri ziyaret etmenizi şiddetle tavsiye ederim.

  • Doğanın Kalbine Yolculuk: Kars Platosu'nda Akyaka ve Çıldır Gölü çevresindeki doğal güzellikleri keşfetmek, kuş gözlemi yapmak veya sadece o eşsiz manzaraya dalıp gitmek size çok iyi gelecektir.
  • Lezzet Durakları: Kars'ın meşhur kaz etini, gravyer peynirini ve balını mutlaka tadın. Bu lezzetler, bu coğrafyanın size sunduğu en özel hediyelerden.
  • Tarihle İç İçe: Ani Harabeleri gibi kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış bu toprakların tarihi derinliğini de keşfetmeyi unutmayın. Binbir Kilise Şehri'nin mistik atmosferi sizi büyüleyecektir.
  • Yerel Halkla İletişim: Oradaki insanlarla sohbet edin, onların yaşam hikayelerini dinleyin. Misafirperverlikleriyle sizi kucaklayacaklardır. Bu, benim saha çalışmalarım sırasında en çok keyif aldığım kısımlardan biri olmuştur.

Unutmayın, bu bölgelere yapacağınız seyahatlerde hava koşullarına hazırlıklı olun; yüksek rakımda hava değişken olabilir. Özellikle kış aylarında bu bölge, karın ve buzun bembeyaz örtüsü altında adeta bir masal diyarına dönüşür ancak ulaşım ve konaklama açısından daha fazla hazırlık gerektirebilir.

Sonuç: Yükseklerin Çağrısı Sürüyor

Değerli okuyucularım, "Ülkemizde en yüksek plato nerededir?" sorusuna cevabımız açık: Erzurum-Kars Platosu, ortalama yükseltisi ve genişliğiyle bu unvanı gururla taşır. Ancak bu platolar, sadece birer rakamdan ibaret değildir. Onlar, binlerce yıldır üzerinde yaşamın aktığı, kültürlerin şekillendiği, doğanın tüm ihtişamıyla kendini gösterdiği canlı coğrafyalardır.

Türkiye, her köşesiyle ayrı bir güzelliğe sahip bir ülke. Bu yüksek platolar da, Anadolu'nun zorlu ama bir o kadar da bereketli ruhunu yansıtan eşsiz parçalarımızdır. Onları keşfetmek, ülkemizin derinliklerine doğru yapılan anlamlı bir yolculuktur. Bu yolculuğa çıkmaya cesaret eden herkesin, sadece coğrafi bir bilgiyle değil, ruhunu besleyen unutulmaz anılarla döneceğine eminim.

Umarım bu makale, sizlere ülkemizin bu muhteşem yüksek platolarına dair yeni bir pencere açmıştır. Hep birlikte keşfetmeye devam edelim!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba değerli coğrafya tutkunları ve güzel ülkemizin dört bir yanını merak eden okuyucularım! Bugün, Türkiye'nin doğal güzelliklerine, özellikle de coğrafyamızın en karakteristik unsurlarından biri olan platolara derinlemesine bir yolculuk yapacağız. Sıkça sorulan ve pek çok farklı çağrışım uyandıran o can alıcı soruyu ele alacağız: "Ülkemizde en yüksek plato nerededir?" Bu sorunun cevabı, sadece bir yerin adını vermekten çok daha fazlasını içeriyor; adeta Anadolu'nun jeolojik tarihine, kültürel dokusuna ve insanımızın yaşam mücadelesine bir pencere açıyor.

Ben, yıllardır bu topraklarda coğrafyanın nabzını tutan bir uzman olarak, sizlerle bu bilgiyi sadece aktarmakla kalmayacak, aynı zamanda kendi gözlemlerimden, deneyimlerimden ve bu platoların ruhundan edindiğim izlenimleri de paylaşacağım. Hazır mısınız, Anadolu'nun yüksek zirvelerine doğru bir keşfe çıkmaya?

Platolar: Anadolu'nun Omurgası ve Can Damarı

Öncelikle, plato kavramını kısaca hatırlayalım. Plato ya da yayla, akarsular tarafından derin vadilerle yarılmış, çevresine göre yüksekte kalmış, geniş ve nispeten düz ya da hafif engebeli topografik birimlerdir. Türkiye, genç tektonik yapısı ve volkanik faaliyetlerin yoğunluğu nedeniyle dünya üzerinde platoların en bol görüldüğü ülkelerden biridir. Ülkemizin yüzölçümünün önemli bir kısmını kaplayan bu platolar, sadece coğrafi birer oluşum değil; aynı zamanda tarım, hayvancılık, iklim, ulaşım ve yerleşim gibi pek çok alanda belirleyici bir rol oynar.

Anadolu'nun kalbi, pek çok yüksek plato ile atar. İç Anadolu'nun uçsuz bucaksız bozkırları, Akdeniz'in Toroslar üzerindeki Karstik yapıları, hatta Karadeniz'in ardındaki o yemyeşil yaylalar... Hepsi birer platodur aslında. Ancak "en yüksek" dendiğinde, zihnimiz ister istemez daha kuzeydoğuya, Anadolu'nun çetin ve görkemli dağlarına çevrilir.

Yüksekliğin Doruklarında: Erzurum-Kars Platosu

Türkiye'de, ortalama yükseltisi ve kapladığı alan itibarıyla "en yüksek plato" ünvanını rahatlıkla taşıyan coğrafi oluşum, Erzurum-Kars Platosu'dur. Bu plato, adından da anlaşılacağı gibi Erzurum ve Kars illerimizin büyük bir kısmını kaplar ve komşu illere doğru da uzanır. Ortalama yükseltisi 1800-2000 metreyi bulur. Hatta bazı kesimlerde 2500 metrenin üzerine çıkan alanlara rastlamak mümkündür.

Bu platonun jeolojik yapısı oldukça ilginçtir. Alp-Himalaya orojenik kuşağı içerisinde yer alan Doğu Anadolu, genç volkanik faaliyetlerle şekillenmiş bir bölgedir. Erzurum-Kars Platosu da büyük ölçüde volkanik örtü altında oluşmuş, daha sonra akarsu aşındırmasıyla yarılmış ve geniş, düzlük alanlar ortaya çıkmıştır. Özellikle Kars ve Ardahan civarında gördüğümüz verimli, kara topraklar (çernezyomlar) işte bu volkanik küllerin ve ayrışmış bazaltların ürünüdür.

Bir Uzmanın Gözünden Erzurum-Kars Platosu

Yıllar önce, kış ortasında bir çalışma için Erzurum-Kars Platosu'nu ziyaret etme fırsatım olmuştu. Aracımızla ilerlerken, kilometrelerce uzanan karla kaplı düzlükler karşısında adeta nefesim kesilmişti. Gökyüzü o kadar berraktı ki, insan yıldızlara elini uzatacakmış gibi hissediyordu. Hava, insanın ciğerlerini yakan bir keskinlikteydi ama aynı zamanda müthiş bir temizliğe sahipti. Köylerdeki evlerin bacalarından tüten dumanlar, bembeyaz örtünün üzerinde adeta birer ressamın fırça darbesi gibi yükseliyordu.

Bir kahve molasında, yöre halkından yaşlı bir amcayla sohbet etme şansı buldum. Bana, "Buralar kışın çetin olur evlat, lakin yazın da bir başka güzeldir. Bizim hayvanlarımız, peynirlerimiz, balımız hep bu yüksekliğin, bu temiz havanın eseridir," demişti. O an anladım ki, bu plato sadece coğrafi bir harita üzerindeki bir nokta değil, aynı zamanda binlerce yıllık bir yaşam kültürünün, bir direnişin ve bir bereketin de timsaliydi.

Yalnız Değil: Ardahan ve Diğer Yüksek Kardeşler

Erzurum-Kars Platosu'ndan bahsederken, hemen yanı başında yer alan Ardahan Platosu'nu anmamak olmaz. Aslında Erzurum-Kars ile Ardahan platoları coğrafi olarak birbirini tamamlayan, benzer özellikler gösteren yüksek düzlüklerdir. Ardahan Platosu da ortalama 1800-2000 metre yükseltiye sahiptir ve yine volkanik kökenli verimli topraklara ev sahipliği yapar.

Bunların yanı sıra, Doğu Anadolu Bölgesi genelinde irili ufaklı pek çok yüksek plato ve plato özelliği gösteren yayla bulunmaktadır. Örneğin, Van Gölü'nün doğusundaki Muradiye ve Başkale platoları da önemli yüksekliklere sahiptir. Hakkari'nin yüksek yaylaları da benzer rakımlarda olsa da, bunlar genellikle "yayla" olarak adlandırılır ve coğrafi oluşumları açısından platolardan bazı farklılıklar gösterebilirler. Ancak genel "yüksek düzlükler" algısı içinde hepsi ülkemizin yüksek coğrafyasının bir parçasıdır.

Platoların Yaşamla Dansı: Neden Bu Kadar Önemliler?

Peki, bu yüksek platolar ülkemiz için neden bu kadar değerli?

  1. Hayvancılık Cenneti: Erzurum-Kars ve Ardahan platoları, Türkiye'nin en önemli büyükbaş hayvancılık merkezlerindendir. Geniş ve gür otlaklar, yüksek kalitede et ve süt ürünlerinin üretilmesini sağlar. Özellikle Kars gravyer peyniri, Ardahan çiçek balı gibi ürünler, bu platoların eşsiz bitki örtüsü ve ikliminin birer hediyesidir.
  2. Bereketli Topraklar: Volkanik kökenli çernezyom toprakları, tahıl üretimi için oldukça elverişlidir. Sertifikalı tohumculuk faaliyetleri ve yem bitkileri üretimi de bu platolarda yoğunlaşmıştır.
  3. İklimin Şekillendirdiği Yaşam: Kışlar burada uzun ve dondurucudur, kar kalınlığı metreleri bulabilir. Ancak bu zorlu koşullar, insanları daha dayanıklı, daha paylaşımcı ve daha yaratıcı olmaya iter. Yazlar ise kısa ama serin ve bol yağışlıdır, bu da otlakların canlılığını korumasını sağlar.
  4. Kültürel Zenginlik: Yüksek platolar, kendine özgü bir kültürel mirasa ev sahipliği yapar. Köy yaşantısı, yayla göçleri, geleneksel el sanatları ve misafirperverlik, bu bölgelerin vazgeçilmezleridir.
  5. Doğa Turizmi Potansiyeli: Kış turizmi (Palandöken, Sarıkamış), doğa yürüyüşleri, kuş gözlemciliği (Çıldır Gölü çevresi) ve kampçılık gibi aktiviteler için bu platolar eşsiz fırsatlar sunar.

Sonuç: Anadolu'nun Yüksek ve Gururlu Kalbi

"Ülkemizde en yüksek plato nerededir?" sorusuna verilecek net yanıt, ortalama yükseltisi ve genişliği itibarıyla Erzurum-Kars Platosu'dur. Bu görkemli coğrafi yapı, sadece bir yükseklik rekoru kırmakla kalmaz, aynı zamanda Anadolu'nun direncini, bereketini ve eşsiz kültürel zenginliğini de sembolize eder.

Sevgili okuyucularım, umarım bu detaylı inceleme, sizlere ülkemizin bu özel bölgesine dair yeni bir bakış açısı kazandırmıştır. Bir gün yolunuz Doğu Anadolu'ya düşerse, bu yüksek platoların temiz havasını solumanızı, volkanik toprakların kokusunu almanızı ve o eşsiz yaşam döngüsüne tanıklık etmenizi şiddetle tavsiye ederim. Göreceksiniz ki, coğrafya sadece haritalardan ibaret değil, aynı zamanda yaşayan, nefes alan birer hikayedir.

Anadolu'nun yüksek kalbi, sizleri her zaman ağırlamaya hazırdır.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
4 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap

8,908 soru

16,403 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 13
0 Üye 13 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 2140
Dünkü Ziyaretler: 3425
Toplam Ziyaretler: 4765470

Son Kazanılan Rozetler

sibel_Çelik Bir rozet kazandı
süleyman_Şahin Bir rozet kazandı
İbrahim_kaplan Bir rozet kazandı
hataylı Bir rozet kazandı
nslhnn Bir rozet kazandı
...