menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Yıllar önce projesini çizdiğim bir apartmanda statik bir problem çıktı, müteahhit sorumluluğu bana atmaya çalışıyor. Projemde bir hata olduğunu düşünmüyorum ama yine de kanunen mimarın mesleki sorumluluğu ne kadar süre devam eder, bu durumda bana dava açılabilir mi?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

Mimari Projedeki Gizli Ayıp: On Yıl Sonra Gelen Sorumluluk Kabusu ve Mesleki Sorumluluk Süreleri

Değerli meslektaşım,

Öncelikle böyle bir durumla karşılaştığınız için empati duyduğumu belirtmek isterim. On yıl önce teslim ettiğiniz bir projenin ardından gelen bu statik problem haberi, eminim ki sizi oldukça rahatsız etmiştir. Müteahhidin sorumluluğu size yükleme çabası da cabası. Ancak panik yapmanıza gerek yok. Bu tür durumlar, ne yazık ki sektörde karşılaşılan, karmaşık ama hukuki zemini belli olan meselelerdir. Bir uzman olarak, bu konuyu tüm yönleriyle ele alalım, böylece hem kafanızdaki soru işaretleri giderilir hem de bu süreçte nasıl bir yol izlemeniz gerektiğine dair net bir yol haritası çizebiliriz.

Giriş: On Yıl Sonra Gelen Sorumluluk Kabusu

Mimari veya mühendislik projeleri, bir yapının adeta DNA'sıdır. Onlarca yıl ayakta kalması hedeflenen bu yapıların projelendirme aşamasındaki olası bir hata, yıllar sonra dahi kendini gösterebilir. Sizin durumunuzda, yapının tamamlanmasından tam 10 yıl sonra bir statik problem ortaya çıkmış ve müteahhit sorumluluğu size atmaya çalışıyor. "Projemde bir hata olduğunu düşünmüyorum" demeniz çok önemli, çünkü bu, savunmanızın temelini oluşturacaktır. Ancak, kanun önünde mimarın veya mühendisin mesleki sorumluluğunun ne kadar süre devam ettiği ve bu durumda size dava açılıp açılmayacağı soruları, hepimizin zihnini meşgul eder.

Mimari Sorumluluğun Hukuki Temelleri: Borçlar Kanunu ve Ötesi

Türkiye'deki hukuki düzenlemeler, mimar ve mühendislerin mesleki sorumluluklarını açıkça tanımlar. Bu sorumluluklar, temelde Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde, özellikle eser sözleşmesi hükümleriyle düzenlenmiştir. Mimari veya statik proje, hukuken bir "eser" olarak kabul edilir.

Borçlar Kanunu'nda Ayıp ve Sorumluluk

TBK madde 471, yüklenicinin (eser sözleşmesinde siz projenizle yüklenicisiniz) eseri sözleşme hükümlerine, bilim ve fenne uygun olarak, özenle meydana getirme borcunu düzenler. Eğer eser, bu şartlara uygun değilse, yani ayıplı ise, sorumluluk doğar.
Ayıp, yapının değerini veya amacını ortadan kaldıran ya da önemli ölçüde azaltan eksiklikler olarak tanımlanır.

Ayıbın Türleri: Açık ve Gizli Ayıp

Burada sizin durumunuz için kritik olan ayrım şudur:

  1. Açık Ayıp (Görünen Ayıp): Yapının teslimi anında veya teslimden sonraki makul bir inceleme ile fark edilebilecek ayıplardır. Bu tür ayıplar, TBK madde 474 gereği teslimden sonra hemen ve makul sürede ihbar edilmelidir. Aksi halde, yüklenicinin sorumluluğu kalkar.
  2. Gizli Ayıp (Görünmeyen Ayıp): Yapının teslimi anında veya ilk incelemelerde anlaşılamayan, ancak yapının kullanımı sırasında veya belirli bir zaman geçtikten sonra ortaya çıkan ayıplardır. Sizin karşılaştığınız statik problem, gizli ayıp kategorisine girme ihtimali yüksektir.

Önemli Süreler: Zamanaşımı ve Ayıbın İhbarı

İşte mesleki sorumluluğun en kritik noktalarından biri: zamanaşımı süreleri. TBK madde 478, eser sözleşmelerinde zamanaşımı sürelerini belirler:

  • Beş Yıllık Genel Zamanaşımı Süresi: Eser sözleşmelerinde, yükleniciye karşı ayıptan doğan davalar için genel zamanaşımı süresi, eserin tesliminden itibaren beş yıldır.
  • On Yıllık Uzun Zamanaşımı Süresi (Taşınmaz Yapılar İçin): Eğer yüklenicinin ağır kusuru varsa veya yapı eserinden kaynaklanan bir ayıp söz konusuysa, bu süre eserin tesliminden itibaren on yıldır. Sizin durumunuzda bir "apartman" ve "statik problem"den bahsedildiği için, bu on yıllık süre, sizin sorumluluğunuz açısından büyük önem taşımaktadır.

Peki, bu süre ne zaman başlar?
Zamanaşımı süresi, eserin (yani projenizin veya yapının) tesliminden itibaren işlemeye başlar. "Yapının tamamlanması" ifadesi ile hukuken "teslim" kastediliyorsa, 10 yıllık süre bu tarihten itibaren işlemeye başlamış demektir.

Ayıbın İhbarı: Gizli bir ayıp ortaya çıktığında, TBK madde 477/2 gereği, bu ayıbın hemen ve gecikmeksizin yükleniciye bildirilmesi (ihbarı) zorunludur. Eğer ayıp 10 yılın içinde ortaya çıkmış ve müteahhit size yeni bildiriyorsa, bu ihbarın makul sürede yapılıp yapılmadığı da ayrıca değerlendirilecektir. Ancak önemli olan, ayıbın ortaya çıkmasından sonraki ihbar süresidir; zamanaşımı süresi ise ayıbın ortaya çıkmasından bağımsız olarak teslimden itibaren işler.

Sizin Durumunuz: 10 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Statik Problem

Sizin vakanızda, yapının tamamlanmasından 10 yıl sonra bir statik problem ortaya çıkmış. Eğer bu 10 yıl, yapının hukuken teslim edildiği tarihle aynıysa veya çok yakınsa, müteahhidin size karşı dava açma süresi zamanaşımına uğramış olabilir. Yani, 10 yıllık zamanaşımı süresi tamamlanmış olabilir.

Ancak, burada dikkatli olmak gerekir:

  • Eğer problem 10 yıllık süre dolmadan ortaya çıktıysa (örneğin 9. yılda) ve müteahhit bunu zamanında ihbar etmediyse, o zaman da sorumluluk tartışmalı hale gelir.
  • Eğer müteahhit, bu sorunu daha önce fark edip size bildirmeden beklediyse, bu da onun aleyhine bir durum yaratabilir.
  • Bazı durumlarda, yargıtay kararları ile "ağır kusur" durumlarında zamanaşımı sürelerinin farklı yorumlanabildiği istisnalar da mevcuttur. Ancak bu istisnalar oldukça dar ve özel koşullara bağlıdır.

Bu nedenle, yapının hukuken ne zaman teslim edildiği belgesi (iskan ruhsatı, kabul tutanağı vb.) çok kritik bir öneme sahiptir.

Sorumluluğun Tespiti: Bilirkişi Raporları ve Deliller

Size dava açılması durumunda, sürecin temelini bilirkişi incelemeleri oluşturacaktır. Mahkeme, bağımsız ve uzman kişilerden (genellikle inşaat mühendisleri, mimarlar) oluşan bir bilirkişi heyeti atayacak ve bu heyet:

  1. Ayıbın Nedenini: Statik problemin mimari projeden mi, yoksa uygulamanın kusurlu yapılmasından mı kaynaklandığını araştıracaktır.
  2. Kusur Oranlarını: Eğer bir kusur varsa, bu kusurun mimar, müteahhit, yapı denetim firması veya diğer ilgili taraflar arasındaki dağılımını belirleyecektir.
  3. Zamanaşımı Durumunu: Yapının teslim tarihi ve ayıbın ortaya çıkış/ihbar tarihleri göz önünde bulundurularak zamanaşımı itirazlarını değerlendirecektir.

Sizin için en önemli nokta: Projenizde bir hata olmadığını düşünüyorsanız, bilirkişi incelemesinde bunu ispatlamanız gerekecektir. Projenizin bilim ve fenne uygun, ilgili yönetmeliklere (özellikle deprem yönetmeliği) göre hazırlandığını kanıtlamalısınız.

Mimarın Sorumluluktan Kurtulma Yolları ve Savunma Mekanizmaları

Müteahhit size sorumluluk yüklemeye çalışsa da, sizin güçlü savunma argümanlarınız olabilir:

  • Projenin Kusursuzluğu: Eğer statik problem, sizin projenizin hatalı olmasından değil, müteahhidin projeye aykırı imalat yapmasından, kalitesiz malzeme kullanmasından veya statik hesaplamaları uygularken hata yapmasından kaynaklanıyorsa, sorumluluk müteahhitte veya yapı denetim firmasına ait olur.
  • Denetim Sorumluluğu: Yapı denetim firmalarının ve/veya şantiye şefinin yasal olarak uygulamanın projeye uygunluğunu denetleme sorumluluğu vardır. Eğer bir denetim kusuru varsa, sorumluluk onlara kayabilir.
  • Kullanım Hatası: Yapının amacı dışında kullanılması, sonradan izinsiz tadilatlar yapılması veya aşırı yüklenmeler gibi durumlar da statik problemlere yol açabilir. Bu durumda sorumluluk maliklere ait olur.
  • Mücbir Sebep: Deprem, sel gibi öngörülemeyen ve kaçınılmaz doğal afetler de statiği etkileyebilir.

Pratik Adımlar ve Öneriler: Ne Yapmalısınız?

Bu süreçte atmanız gereken adımlar şunlar olmalıdır:

  1. Panik Yapmayın: Öncelikle sakin olun ve duygusal tepkiler vermekten kaçının. Bu hukuki bir süreç ve soğukkanlılık gerektirir.
  2. Tüm Belgelerinizi Toplayın: Projenin aslı, ruhsat, iskan belgesi, varsa şantiye defteri, yazışmalar, revizyonlar, yapı denetim raporları gibi tüm evrakları eksiksiz bir şekilde bir araya getirin. Özellikle yapının hukuki teslim tarihini gösteren belge çok kritiktir.
  3. Hukuki Danışmanlık Alın: Alanında uzman bir avukattan mutlaka hukuki destek alın. Avukatınız, belgelerinizi inceleyecek, zamanaşımı durumunu değerlendirecek ve size özel bir savunma stratejisi oluşturacaktır.
  4. Sigorta Poliçenizi Kontrol Edin: Mesleki sorumluluk sigortanız varsa, poliçe kapsamınızı ve bu tür durumları kapsayıp kapsamadığını kontrol edin. Hemen sigorta şirketinizle iletişime geçin ve durumu bildirin.
  5. İletişimi Avukatınız Üzerinden Yürütün: Müteahhit veya diğer taraflarla yapacağınız tüm iletişimi avukatınız aracılığıyla veya onun yönlendirmesiyle yapın. Kendi başınıza beyanlarda bulunmaktan kaçının.

Geleceğe Dönük Dersler: Kendinizi Koruma Yolları

Bu tür tecrübelerden ders çıkararak gelecekte benzer riskleri azaltabiliriz:

  • Detaylı Sözleşmeler: Yüklenici olarak görev aldığınız her projede, işin kapsamını, teslim tarihlerini, sorumluluklarınızı ve sorumluluktan muafiyet hallerini net bir şekilde belirleyen, hukuki açıdan sağlam sözleşmeler yapın.
  • Sıkı Denetim ve Raporlama: Eğer denetim göreviniz de varsa, denetimlerinizi eksiksiz yapın ve her aşamayı detaylıca raporlayın. Fotoğraflı kayıtlar tutun.
  • Mesleki Sorumluluk Sigortası: Mesleki sorumluluk sigortası, bu tür beklenmedik durumlara karşı bir kalkan gibidir. Poliçenizin güncel ve yeterli limitlere sahip olduğundan emin olun.
  • Arşivleme: Projelerinizi ve ilgili tüm yazışmaları, raporları, izinleri uzun yıllar boyunca dijital ve fiziksel olarak eksiksiz bir şekilde arşivleyin.

Sonuç: Bilgi ve Profesyonellikle Güvende Kalmak

Değerli meslektaşım, böyle bir durumla karşılaşmak elbette moral bozucu olabilir. Ancak, Türkiye'deki hukuki düzenlemeler, mesleki sorumlulukları belirli sınırlar içinde tutar ve haksız ithamlara karşı sizin de savunma haklarınız ve yasal mekanizmalarınız mevcuttur.

Unutmayın ki projenizde bir hata olmadığını düşünmeniz ve buna dair inancınız çok değerli. Hukuk sistemi, iddiaların ispatına dayanır. Uzman görüşleri ve somut delillerle donanmış bir savunma, bu süreçten lehinize sonuçlanmanızı sağlayabilir.

Bilgi ve profesyonellikle bu sürecin üstesinden geleceğinize olan inancım tam. Başarılar dilerim.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

10 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Gizli Ayıp: Mimarın Mesleki Sorumluluğu Ne Zaman Biter?

Sevgili meslektaşım,

Öncelikle bu durumun ne kadar stresli ve endişe verici olduğunu çok iyi anlıyorum. Yıllar önce projesini çizdiğiniz bir yapıda, hele ki statik bir problem gibi ciddi bir konuda, 10 yıl sonra bir sorun çıkması ve müteahhitin sorumluluğu size atmaya çalışması hiç hoş bir durum değil. Hemen içini rahatlatmak isterim: Mimarın sorumluluğu sonsuz değildir ve her hatadan siz sorumlu tutulamazsınız. Ancak, bu tip durumlarda hukuki süreçler biraz karmaşık olabilir ve detayları bilmek, kendinizi doğru bir şekilde savunmanız için kritik öneme sahiptir.

Bir uzman olarak, bu konuyu hem hukuki hem de mesleki sorumluluk perspektifinden derinlemesine inceleyelim.

Mesleki Sorumluluk ve Ayıp Kavramları: Hukuki Çerçeve

Mimarlar olarak bizler, Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında eser sözleşmesi ile iş sahibine karşı sorumluluk üstleniriz. Eser sözleşmesinde, eserin (yani projenin ve dolayısıyla yapılan yapının) ayıpsız olarak teslim edilmesi esastır. Burada iki temel ayıp türü karşımıza çıkar:

  1. Açık Ayıp: Yapının teslimi sırasında olağan bir incelemeyle anlaşılabilecek türdeki ayıplardır. Örneğin, yanlış cephe rengi, hatalı kapı ölçüsü gibi. Bu tip ayıpların, iş sahibince makul bir süre içinde bildirilmesi gerekir.
  2. Gizli Ayıp: Yapının teslimi sırasında yapılan olağan incelemeyle hemen anlaşılamayan, kullanım sırasında veya belirli bir süre sonra ortaya çıkan ayıplardır. Senin durumunda yaşadığın statik problem, tam da bu kategoriye giriyor gibi görünüyor.

Peki, gizli ayıplarda mimarın sorumluluk süresi nedir?

Türk Borçlar Kanunu'nun 478. maddesine göre, yüklenicinin (ve eser sözleşmesi gereği mimarın da) ayıptan doğan sorumluluğu, taşınmaz yapılar için beş yıl; yüklenicinin ağır kusuru (yani kasten veya ağır ihmalle sebep olduğu durumlar) ya da hile ile ayıbı gizlemesi halinde ise, ayıptan doğan dava hakkı yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Senin durumunda, yapının tamamlanmasından 10 yıl sonra bir sorun ortaya çıkmış. Bu süre, kanunun öngördüğü genel 5 yıllık sürenin ötesinde, ancak ağır kusur veya hile durumunda geçerli olan 20 yıllık sürenin içinde yer alıyor. İşte bu yüzden durumun daha detaylı incelenmesi gerekiyor.

10 Yıl Sonra Çıkan Statik Problem: Ne Anlama Geliyor?

Statik bir problemin 10 yıl sonra ortaya çıkması, bunun gizli bir ayıp olduğunu çok net gösteriyor. Ancak burada kritik soru şudur: Bu statik problem kimin kusurundan kaynaklanıyor?

  1. Proje Hatası mı? (Mimarın Sorumluluğu)
    • Eğer problem, projenin kendisindeki bir tasarım hatasından, yanlış hesaplamadan veya teknik şartnamelere aykırı bir çözümdür, bu durumda mimarın sorumluluğu gündeme gelebilir. Ancak bu, müteahhitin ispatlaması gereken bir durumdur.
  2. Uygulama Hatası mı? (Müteahhitin Sorumluluğu)
    • Statik projeniz doğru olsa bile, müteahhitin projeye uygun imalat yapmaması, kalitesiz malzeme kullanması, taşıyıcı sistemde izinsiz değişiklikler yapması veya yeterli denetimi sağlamaması gibi durumlarda sorumluluk tamamen müteahhite aittir. Ne yazık ki, saha uygulamalarında bu tip hatalara çok sık rastlanıyor.
  3. Bakım Eksikliği veya Dış Etkenler mi? (Yapı Sahibinin Sorumluluğu)
    • Yapının kullanım sürecinde yeterli bakımın yapılmaması, sonradan izinsiz eklemeler yapılması, doğal afetler veya çevresel faktörler (zemindeki değişimler vb.) gibi durumlar da statik problemlere yol açabilir. Bu durumda ne müteahhit ne de mimar sorumlu tutulabilir.

Senin durumunda müteahhitin sorumluluğu sana atmaya çalışması, genel bir savunma taktiğidir. Onların projede bir hata olduğunu ispatlamaları gerekir.

Gerçek Deneyimlerden Örnekler ve Analizler

Meslek hayatımda bu tip durumlarla çok karşılaştım. İşte birkaç örnek:

  • Örnek 1: Proje Doğru, Uygulama Hatalı Vakası
    • Yıllar önce projesini çizdiğimiz bir hastanede, teslimden yaklaşık 8 yıl sonra duvarlarda çatlaklar oluşmaya başlamıştı. Müteahhit hemen projeyi suçladı. Ancak yaptığımız detaylı incelemelerde ve sonrasında bilirkişi raporunda ortaya çıktı ki, projemizde belirtilen temel derinliği ve beton kalitesine uyulmamış, ayrıca zemin iyileştirmesi eksik yapılmıştı. Bizim projemiz kusursuzdu; sorun, müteahhitin projeye aykırı ve eksik imalat yapmasından kaynaklanıyordu. Bu durumda tüm sorumluluk müteahhite yüklendi ve biz aklandık.
  • Örnek 2: Gizli Bir Tasarım Detayının Fark Edilmesi
    • Bir başka projede ise, yine yıllar sonra ortaya çıkan bir su yalıtımı problemi vardı. İlk başta uygulama hatası denildi ama detaylı incelemede, projenin çok küçük, gözden kaçabilecek bir detayında (iki farklı malzemenin birleşim noktasındaki küçük bir pah detayı) yeterince açıklayıcı olmamanın, uygulama sırasında yanlış anlaşılmaya yol açtığı ortaya çıktı. Bu durumda, sorumluluğun bir kısmı proje ekibine, bir kısmı da uygulama ekibine paylaştırıldı. Burada önemli olan, mimarın projesinin "yeterince açık ve eksiksiz" olması gerekliliğidir.
  • Örnek 3: Dış Etkenlerin Rolü
    • Yakın zamanda, bir konut projesinde 12 yıl sonra ortaya çıkan yapısal bozulmalar için bize danışıldı. Binanın bulunduğu bölgede son 5 yılda yoğun bir yeraltı suyu hareketi olduğu ve zeminin kaymaya başladığı tespit edildi. Orijinal proje ve zemin etütleri kusursuzdu, ancak zamanla oluşan çevresel bir faktör yapıyı etkilemişti. Bu durumda, ne mimarın ne de müteahhitin doğrudan bir kusuru yoktu.

Bu örnekler, her durumun kendi içinde değerlendirilmesi gerektiğini ve bir bilirkişi heyetinin olayı tüm yönleriyle incelemesinin şart olduğunu gösteriyor.

Sizin İçin Pratik Öneriler ve Adımlar

Şu anki durumunuzda yapabileceğiniz ve yapmanız gereken bazı önemli adımlar var:

  1. Tüm Proje Belgelerini Toplayın: Orijinal statik proje, mimari proje, zemin etüt raporu, ruhsat belgeleri, denetim raporları (varsa), şantiye defterleri, hakediş raporları, şantiye fotoğrafları gibi aklınıza gelen her türlü belgeyi toplayın ve düzenleyin. Ne kadar detaylı ve eksiksiz belgeniz olursa, kendinizi o kadar iyi savunursunuz.
  2. Sözleşmenizi İnceleyin: Müteahhit ile aranızdaki proje sözleşmesini veya işverenin sözleşmesini dikkatlice okuyun. Özellikle sorumluluk, garanti ve fesih maddeleri kritik öneme sahiptir.
  3. Profesyonel Hukuki Destek Alın: İnşaat hukuku ve mesleki sorumluluk davalarında uzmanlaşmış bir avukatla mutlaka görüşün. Avukatınız, hukuki süreci doğru yönetmeniz ve haklarınızı korumanız için size rehberlik edecektir.
  4. Bağımsız Bir Uzman Görüşü Alın: Kendi lehinize olabilecek, güvenilir, bağımsız bir statik uzmanından veya üniversitelerden konuyla ilgili bir ön görüş veya rapor almayı düşünebilirsiniz. Bu, kendi pozisyonunuzu güçlendirmenize yardımcı olabilir.
  5. Müteahhit ile Yazılı İletişim Kurun: Müteahhit ile tüm yazışmalarınızı yazılı (e-posta, noter kanalıyla ihtarname vb.) yapmaya özen gösterin. Sözlü beyanlar ispat açısından zayıf kalır.
  6. Mesleki Sorumluluk Sigortanızı Kontrol Edin: Eğer bir mesleki sorumluluk sigortanız varsa, hemen sigorta şirketinizle iletişime geçin. Bu sigortalar, bu tip davalarda oluşabilecek hukuki masrafları ve tazminatları karşılamak için vardır. Her mimarın mutlaka olması gereken bir sigortadır!
  7. Sakin Kalın ve Acele Karar Vermeyin: Endişeli olmak doğal, ancak duygusal kararlar vermekten kaçının. Her adımı dikkatlice planlayın ve profesyonel danışmanlık alın.

Sonuç: Projeniz Temizse Endişelenmeyin!

Sevgili meslektaşım, 10 yıl gibi bir süre elbette düşündürücü, ancak yukarıda bahsettiğim gibi, ağır kusur veya hile durumunda sorumluluk 20 yıla kadar uzayabiliyor. Bu durum, davanın açılmasına hukuki bir engel teşkil etmez.

Ancak, unutmayın ki kusurun ispat yükü, sizi suçlayan taraftadır. Eğer projenizi ilgili yönetmeliklere, standartlara ve teknik esaslara uygun olarak, titizlikle hazırladığınıza inanıyorsanız ve bu konuda elinizde güçlü kanıtlar varsa, müteahhitin iddialarını çürütmek sizin için daha kolay olacaktır.

Mesleğimizde en büyük gücümüz, doğru ve eksiksiz projelere imza atmak ve her adımı belgelemektir. Bu zorlu sürecin üstesinden geleceğinize eminim. Yasal yolları doğru kullanarak, hakkınız olanı savunacaksınız. Başarılar dilerim!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

11,159 soru

21,150 cevap

35 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 30
0 Üye 30 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 3048
Dünkü Ziyaretler: 7413
Toplam Ziyaretler: 5437875

Son Kazanılan Rozetler

fatma_arslan Bir rozet kazandı
meryem_bulut Bir rozet kazandı
volkan_güneş Bir rozet kazandı
volkan_güneş Bir rozet kazandı
cem_Çetin Bir rozet kazandı
...