menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Akşamları aynı saatte başlayan, bazen 3-4 saat süren ağlama krizleri eşimle bizi perişan etti. Gaz masajı, damlalar, sıcak havlu denedik ama çığlıkları kesilmiyor. Bu durumda gerçekten işe yarayan, tecrübe edilmiş farklı yöntemler var mı?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

2 Aylık Bebeğimdeki İnatçı Kolik Ağlamaları İçin "Mucizevi" Bir Çözüm Var mı? Ebeveynlere Umut ve Destek Rehberi

Sevgili anne babalar,

Öncelikle derin bir nefes alın ve bu yazıyı okurken omuzlarınızdaki yükün bir kısmını hafifletmeme izin verin. "2 aylık bebeğimdeki inatçı kolik ağlamaları için mucizevi bir çözüm var mı?" sorunuz, aslında Türkiye'de binlerce ebeveynin uykusuz gecelerinde, çaresizlik içinde kendi kendine sorduğu bir çığlık. Eşinizle birlikte akşamları aynı saatte başlayan, bazen 3-4 saat süren o yürek parçalayıcı çığlıkların sizi perişan ettiğini, gaz masajı, damlalar ve sıcak havlu gibi bildiğiniz tüm yöntemleri denemenize rağmen bir türlü son bulmadığını biliyorum. Yalnız değilsiniz ve bu durum sizin suçunuz değil.

Bir uzman olarak, size dürüstçe şunu söylemeliyim: Maalesef tek bir "mucizevi" düğme, anında ağlamayı kesen sihirli bir iksir yok. Keşke olsaydı! Ancak, yüzlerce ailenin deneyimlerinden süzülmüş, bilimsel yaklaşımlarla desteklenmiş ve gerçekten fark yaratan bütüncül bir yaklaşımdan bahsedebiliriz. Bu bir "mucize" değil, ama sabır, gözlem ve sevgiyle yoğrulmuş bir çözümler bütünüdür.

Kolik Nedir ve Neden Bu Kadar Acı Verici?

"Kolik" terimi, sağlıklı bir bebeğin haftada en az üç gün, günde en az üç saat ve en az üç hafta boyunca, görünürde bir sebep olmaksızın yoğun bir şekilde ağlaması durumunu tanımlar (ünlü "üçler kuralı"). Bu ağlamalar genellikle akşam saatlerinde zirve yapar ve bebeğinizin bacaklarını karnına çekmesi, sırtını kemer gibi bükmesi, yüzünün kızarması ve gaz çıkarmasıyla karakterizedir.

Kolikin nedenleri tam olarak anlaşılamamış olsa da, sindirim sistemi olgunlaşmamışlığı, gaz birikimi, besin hassasiyetleri, hormonal dengesizlikler, aşırı uyarılma veya bebeğin duygusal olarak kendini ifade etme şekli gibi faktörlerin birleşimi olduğu düşünülmektedir. Önemli olan, bebeğinizin ağlamalarının kasten veya şımartıldığı için olmadığını anlamaktır. Bebeğinizin bir derdi var ve size bunu tek bildiği yolla anlatmaya çalışıyor.

Denenenler İşe Yaramıyorsa, Farklı Neler Yapılabilir?

Evet, gaz masajı, damlalar (genellikle simetikon veya probiyotik içerikli) ve sıcak havlu gibi yöntemler ilk akla gelenlerdir ve birçok bebekte kısmi rahatlama sağlayabilir. Ancak sizin durumunuzda, bunların yeterli gelmediği açık. Şimdi, gerçekten işe yarayan, tecrübe edilmiş farklı yöntemlere odaklanalım:

1. Temasın ve Ritmin Büyülü Gücü: "Dördüncü Trimester" Yaklaşımı

Bebekler rahimde geçirilen o güvenli, sıcak, sallanan ve sesli ortamı özlerler. Bu döneme "dördüncü trimester" denir ve bebeğinizin dış dünyaya uyum sağlamasına yardımcı olmak için bu koşulları yeniden yaratmak şaşırtıcı derecede etkilidir.

  • Kanguru Bakımı (Ten tene temas): Bebeğinizi çıplak teninize, göğsünüze yatırmak, onun kalp atışınızı duymasını, vücut ısınızı hissetmesini sağlar. Bu, bebeklerin sakinleşme refleksini tetikleyen en güçlü yöntemlerden biridir. Kolik ağlamaları anında durmayabilir ama gerilimi azaltarak sakinleşmeye giden yolu açar. Kendi deneyimlerimden biliyorum, en çaresiz anlarda bebeğinizi çıplak teninize bastırmak, her iki taraf için de adeta bir sığınak yaratır.
  • Kundaklama: Bebeğinizin kollarını ve bacaklarını nazikçe sararak, rahimdeki sıkışık ortamı taklit etmek, ani sıçramaları (Moro refleksi) engelleyerek kendini güvende hissetmesini sağlar. Doğru ve güvenli kundaklama tekniklerini öğrenmek önemlidir.
  • Sallama ve Ritmik Hareket: Bebeğinizin beşiğinde veya kollarınızda nazikçe sallanmak, ritmik adımlarla yürümek, hatta bir salıncakta sallamak, rahimdeki hareket hissini verir. Birçok aile, "Kolik Salıncağı" adı verilen özel ürünlerin veya evde yaratılan ritmik hareketlerin ne kadar işe yaradığını anlatır. Önemli: Bebeğinizi asla şiddetli bir şekilde sallamayın.
  • "Şşşşş" Sesi ve Beyaz Gürültü: Rahim içi ses ortamı oldukça gürültülüdür. Sürekli bir "şşşşş" sesi çıkarmak veya elektrik süpürgesi, fön makinesi gibi beyaz gürültü kaynaklarını (güvenli bir mesafeden) kullanmak, bebeğinizi rahatlatabilir. Anne karnı sesleri içeren uygulamalar da çok popülerdir.
2. Beslenme ve Sindirim Düzenlemeleri: Gözden Geçirmeniz Gerekenler

Beslenme ve sindirim, kolik ağlamalarının temel nedenlerinden biri olabilir.

  • Anne Diyetinde Değişiklikler (Eğer Emziriyorsanız): Bazı bebekler, annenin tükettiği belirli gıdalara karşı hassasiyet gösterebilir. En yaygın tetikleyiciler inek sütü ürünleri, kafein, baharatlı yiyecekler, soğan, brokoli, lahana gibi gaz yapıcı sebzeler, buğday ve kuruyemişlerdir. Bir diyetisyen veya doktor kontrolünde, bu yiyecekleri diyetinizden 1-2 hafta süreyle eleyerek bebeğinizin tepkisini gözlemleyebilirsiniz. Birçok anne, süt ürünlerini kestiğinde kolik semptomlarında dramatik bir azalma yaşadığını belirtir.
  • Mama Seçimi (Eğer Mama ile Besleniyorsa): Eğer bebeğiniz mama ile besleniyorsa, doktorunuzla konuşarak hipoalerjenik veya özel formüllü mamaları denemek bir seçenek olabilir. Bazı mamalar, sindirimi daha kolaylaştırılmış proteinler içerir.
  • Beslenme Teknikleri:
    • Doğru Emzirme/Biberon Tekniği: Bebeğinizin doğru pozisyonda emdiğinden veya biberonu doğru açıyla tuttuğunuzdan emin olun. Hava yutmasını minimize etmek önemlidir.
    • Yavaş Tempolu Besleme (Paced Feeding): Biberonla besliyorsanız, bebeğinizin yavaşlamasına ve daha az hava yutmasına olanak tanıyan, aralıklı besleme tekniklerini uygulayın.
    • Sık Sık Gaz Çıkarma: Her beslenme arasında ve sonunda, bebeğinizin gazını çıkarmaya özen gösterin. Farklı gaz çıkarma pozisyonlarını deneyin; bazı bebekler omuzda, bazıları karın üstü veya diz üstünde daha rahat gaz çıkarır.
  • Probiyotik Damlalar: Doktorunuzun önerisiyle, belirli probiyotik türlerinin (özellikle Lactobacillus reuteri) kolik semptomlarını hafifletmeye yardımcı olduğuna dair bazı çalışmalar mevcuttur.
3. Ortam ve Rutin Düzenlemeleri: Sakin Bir Liman Yaratmak

Akşam ağlamaları genellikle bebeğin gün içinde biriken yorgunluk ve aşırı uyarılmaya verdiği bir tepkidir.

  • Sakin Bir Akşam Rutini: Akşam saatlerinde ortamı karartmaya başlayın, ses seviyesini düşürün. Banyo yapmak, hafif bir masaj, sakin bir ninni söylemek gibi öngörülebilir bir rutin oluşturmak, bebeğinizin "sakinleşme zamanı" geldiğini anlamasına yardımcı olur.
  • Aşırı Uyarılmadan Kaçınma: Bebeğinizin gün içinde çok fazla misafir, yüksek ses, parlak ışık gibi uyaranlara maruz kalmadığından emin olun. Onlar henüz bu kadar yoğun bilgi akışını işlemeye hazır değiller.
  • Uyku Düzeni: Yeterli ve kaliteli uyku, bebeğinizin sinir sistemini dinlendirir. Yorgun bir bebek, kolik ağlamalarına daha yatkın olabilir. Uyku ipuçlarını araştırın ve güvenli uyku ortamını sağlayın.
4. Ebeveyn Refahı: Kendinize İyi Bakın!

Bu madde, "mucizevi" çözümün belki de en kritik parçasıdır. Bebeğinizin ağlamaları sizi fiziksel ve duygusal olarak tüketir. Unutmayın, gergin bir ebeveyn, gergin bir bebek demektir.

  • Yardım İstemekten Çekinmeyin: Eşinizden, ailenizden, arkadaşlarınızdan yardım isteyin. Birkaç saatliğine bebeği bırakıp hava almak, duş almak, hatta sadece uyumak bile mucizeler yaratabilir.
  • Sırayla Dinlenin: Eşinizle bir anlaşma yapın. Biriniz bebeği alırken, diğeri dinlensin. Geceleri de sırayla nöbet tutmak, her iki ebeveynin de biraz olsun uyumasını sağlar.
  • Kendinize Şefkat Gösterin: Bebeğinizin ağlamasını dindiremediğinizde kendinizi kötü hissetmeniz çok doğal. Ancak unutmayın, elinizden gelenin en iyisini yapıyorsunuz. Bebeğinizin ağlaması sizin başarısızlığınız değil.
  • Destek Grupları: Diğer ebeveynlerle konuşmak, yalnız olmadığınızı görmek ve deneyimlerini paylaşmak size inanılmaz bir moral verebilir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Yukarıdaki yöntemleri denemenize rağmen bebeğinizin ağlamaları hala şiddetliyse veya aşağıdaki belirtilerden herhangi biri varsa mutlaka doktorunuza danışın:

  • Ateş
  • Kusma veya ishal
  • İştahsızlık veya kilo alamama
  • Dışkıda kan
  • Nefes almada zorluk
  • Aşırı uyuşukluk veya tam tersi aşırı sinirlilik

Bunlar, kolikten farklı bir sağlık sorununun belirtileri olabilir.

"Mucize" Bu Aşamanın Geçtiğini Bilmekte Saklı

Sevgili anne babalar, kolik dönemi yorucu, yıpratıcı ve bazen umutsuzluk verici olsa da, bu bir geçiş dönemidir. Çoğu bebek 3-4 ay civarında, sindirim sistemleri olgunlaştıkça ve dış dünyaya daha iyi uyum sağladıkça kolik ağlamalarını bırakır. Sizin "mucizevi" çözümünüz, yukarıdaki yöntemlerin bir kombinasyonuyla bebeğinizin bu zorlu dönemi daha rahat atlatmasına yardımcı olmak ve en önemlisi, bu aşamanın biteceğini bilmektir.

Bu süreçte kendinize ve eşinize sabırla, şefkatle yaklaşın. Unutmayın ki bu küçük kalp, size güveniyor ve sizin sevginiz en büyük tesellisi. Elinizden geleni yapın, destek arayın ve bu dönemin ardında, çok daha huzurlu ve keyifli bir ebeveynlik deneyimi olduğunu bilin.

Sevgi ve anlayışla,
[Uzman Adı/Unvanı]

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

2 Aylık Bebeğinizdeki İnatçı Kolik Ağlamaları İçin Mucizevi Bir Çözüm Var mı? Ebeveyn Olmanın Zorlu Ama Değerli Yolculuğu

Sevgili ebeveynler,
Bu satırları okurken gözlerinizin altında muhtemelen halkalar, zihninizde bir yorgunluk bulutu ve kalbinizde küçük bir endişe olduğunu biliyorum. "2 aylık bebeğimdeki inatçı kolik ağlamaları için mucizevi bir çözüm var mı?" sorusu, çaresizliğin ve bitkinliğin bir çığlığıdır. Akşamları aynı saatte başlayan, bazen 3-4 saat süren o dinmeyen çığlıklar, eşinizle sizi kelimenin tam anlamıyla perişan edebilir. Gaz masajı, damlalar, sıcak havlu gibi bilindik yöntemleri denemenize rağmen bebeğinizin ağlamalarının kesilmemesi, sizi bir "mucizevi çözüm" arayışına itiyor.

Öncelikle şunu söylememe izin verin: Yalnız değilsiniz. Bebeğinizin koliği, ne sizin ne de eşinizin bir hatasıdır. Bu, bebeklerin gelişimlerinin belirli bir evresinde yaşadığı, çoğu zaman sebebi tam olarak anlaşılamayan ama geçici bir durumdur. 'Mucizevi' tek bir çözüm olmasa da, deneyimlerimiz ve araştırmalarımız gösteriyor ki, doğru yaklaşımların ve sabrın birleşimi, bu zorlu süreci çok daha yönetilebilir hale getirebilir. Gelin, bu konuya farklı açılardan ve derinlemesine bakalım.

Kolik Nedir ve Neden Bu Kadar Yorucu?

Kolik, genellikle sağlıklı bir bebeğin haftada en az 3 gün, günde en az 3 saat ve en az 3 hafta boyunca, belirgin bir neden olmaksızın şiddetli ve durdurulması güç ağlamalar yaşaması olarak tanımlanır. Tipik olarak ikinci haftadan sonra başlar ve dördüncü aya doğru azalır, altıncı aya kadar ise tamamen kaybolur.

Bu ağlamaların bebeğiniz için ne kadar rahatsız edici olduğunu hayal etmek bile zordur. Karın ağrısı, gaz sancısı veya aşırı uyarılma gibi birçok faktörün birleşimi olabileceği düşünülür. Ancak asıl yorucu olan, ebeveyn olarak çaresizlik hissi ve bebeğinizin acısını dindirememenin getirdiği derin üzüntüdür. "Bebeğimi susturmalıyım" baskısı, üzerinizde büyük bir yük oluşturur.

Denenen Yöntemler Neden İşe Yaramıyor Olabilir? Yeniden Değerlendirme

Gaz masajı, damlalar ve sıcak havlu gibi yöntemler, birçok ebeveynin ilk başvurduğu yollardır ve bazı bebeklerde işe yarayabilir. Ancak sizin durumunuzda işe yaramaması, bu yöntemlerin yanlış uygulandığı anlamına gelmez; sadece bebeğinizin ihtiyacının veya kolik nedeninin farklı olabileceğini gösterir.

  • Gaz Damlaları: Piyasadaki damlaların çoğu simetikon içerir ve gaz kabarcıklarının küçülmesine yardımcı olur. Ancak kolik sadece gazdan kaynaklanmıyorsa veya bebeğiniz bu ilaca iyi yanıt vermiyorsa etkisi sınırlı kalabilir. Probiotik damlalar ise bağırsak florasını düzenleyerek uzun vadede fayda sağlayabilir, ancak etkisi hemen görülmeyebilir. Doktorunuzla konuşarak farklı bir damla veya probiyotik denemeyi düşünebilirsiniz.
  • Gaz Masajı: Masajın doğru ve düzenli yapılması önemlidir. Karnın saat yönünde ovulması, bacakları karnına doğru itme hareketleri ve "I Love U" masajı gibi teknikleri doğru uyguladığınızdan emin olun. Ağlama krizi anında değil, daha sakin anlarda veya beslenme sonrası yapılması daha etkili olabilir.
  • Sıcak Havlu/Kese: Bebeğinizin karnına ılık kompres uygulamak, kasları gevşeterek rahatlama sağlayabilir. Ancak sıcaklığın çok olmamasına ve sürekli kontrol edilmesine dikkat edin. Bu, genellikle kısa süreli bir rahatlama sağlar.

Bu yöntemler işe yaramıyorsa, işte o zaman "farklı" ve "tecrübe edilmiş" çözümlere odaklanmanın zamanı gelmiştir.

Denenmiş ve Etkili Olabilen "Farklı" Yöntemler: Adım Adım Yaklaşım

Her bebeğin kendine özgü olduğunu unutmayın. Birine iyi gelen, diğerine gelmeyebilir. Bu nedenle, aşağıdakileri bir deneme-yanılma süreci olarak görün ve sabırlı olun.

1. Dr. Harvey Karp'ın "5 S" Metodu: Sakinleşmenin Sihirli Formülü

Bu yöntem, kolik bebekleri sakinleştirmede dünya genelinde birçok ebeveynin "mucizesi" olmuştur. Bebeğin anne karnındaki deneyimini taklit etmeye dayanır:

  • Sarmalama (Swaddling): Bebeği kundaklamak, onu anne karnındaki gibi sıkıca sarılmış hissettirir, refleks hareketlerini kısıtlar ve sakinleşmesine yardımcı olur. Doğru bir kundaklama tekniği çok önemlidir.
  • Yan ya da Karın Üstü Pozisyon (Side/Stomach Position): Bebeği omzunuzda yan tutmak veya kucağınıza yüz üstü yatırmak (uyku için değil, sadece sakinleştirirken), karnına hafif bir baskı uygulayarak gazın çıkmasına yardımcı olabilir ve rahatlatıcı bir his verir.
  • Sakinleştirici Sesler (Shushing): Anne karnındaki sürekli uğultu sesini taklit eden "şşşş" sesini bebeğinizin kulağına yüksek sesle (ağlamasından daha yüksek olacak şekilde) yapın. Beyaz gürültü makineleri veya uygulamaları da işe yarayabilir.
  • Sallama (Swinging): Bebeği ritmik, yumuşak hareketlerle sallamak. Bu, yavaş bir dans, salıncak veya bir ana kucağı olabilir. Ani ve sarsıcı hareketlerden kaçının.
  • Emme (Sucking): Emzik, parmak veya memede emmek, bebekler için doğal bir sakinleştiricidir. Bu, sadece açlık için değil, aynı zamanda rahatlama için de önemlidir.

Bu "5 S" yöntemini aynı anda ve güçlü bir şekilde uygulamak, tek tek denemekten çok daha etkilidir.

2. Beslenmeyle İlgili Detaylar: Anne Diyeti ve Mama Seçimi
  • Emziren Anneler İçin Diyet Değişiklikleri: Bebeğinizin koliği, sizin tükettiğiniz bazı yiyeceklere karşı hassasiyetten kaynaklanabilir. En sık görülen tetikleyiciler şunlardır:
    • Süt ve Süt Ürünleri: İnek sütü proteinleri bebeklerde alerji veya hassasiyete neden olabilir. İki hafta boyunca diyetinizden tamamen çıkarıp gözlemleyin.
    • Kafein: Kahve, çay, çikolata gibi kafeinli ürünler bebeği uyarabilir.
    • Aşırı Gaz Yapan Yiyecekler: Brokoli, karnabahar, lahana, soğan gibi yiyecekler.
    • Gluten, Soya, Yer Fıstığı: Daha nadir olmakla birlikte, bazı bebeklerde hassasiyet yaratabilir.
    • Birer Birer Deneyin: Diyetinizden yiyecekleri birer birer çıkarıp etkisini gözlemleyin. Her değişiklik için en az bir hafta bekleyin.
  • Mama ile Beslenen Bebekler İçin:
    • Farklı Mama Markaları/Tipleri: Hipooalerjenik veya hassas bebekler için özel olarak formüle edilmiş mamalar denenebilir. Protein hidrolizat mamaları, inek sütü proteinlerine karşı hassasiyeti olan bebekler için çözüm olabilir.
    • Biberon Seçimi ve Emme Tekniği: Hava yutmayı azaltan anti-kolik biberonlar kullanmak faydalı olabilir. Bebeğinizin doğru emme pozisyonunda olduğundan ve çok hızlı yutmadığından emin olun.
3. Çevresel Ayarlamalar ve Ritmik Hareketler
  • Sakin Ortam: Akşam saatlerinde evin ışıklarını kısmak, televizyonu kapatmak, sessiz ve sakin bir atmosfer oluşturmak bebeğin aşırı uyarılmasını engelleyebilir.
  • Beyaz Gürültü: Fön makinesi sesi, elektrik süpürgesi sesi, okyanus dalgaları veya anne karnı sesleri gibi monoton beyaz gürültü, bebeği sakinleştirmede şaşırtıcı derecede etkili olabilir. Birçok ebeveyn, özellikle akşam krizlerinde bu seslerden medet umar.
  • Araç Yolculukları / Vibrasyon: Arabayla kısa bir tura çıkmak, motorun ritmik sesi ve hafif titreşimler birçok koliği olan bebeği anında susturabilir. Aynı etkiyi veren, titreşimli beşikler veya ana kucakları da düşünülebilir.
  • Ten Tene Temas ve Taşıyıcılar: Bebeğinizi kanguru veya sling ile ten tene yakın taşımak, onun kendini güvende hissetmesini sağlar, kalp atışınızı duyması ve vücut ısınızla rahatlaması krizleri azaltabilir.
4. Kendi Ruh Sağlığınıza Yatırım Yapın: Yorgunluk Çaresizliği Besler

Bu süreçte kendi fiziksel ve mental sağlığınızı korumanız, en az bebeğinizi rahatlatmak kadar önemlidir.

  • Yardım İsteyin: Eşiniz, aile üyeleriniz veya arkadaşlarınızdan yardım istemekten çekinmeyin. Yarım saat bile olsa bebeği başka birine bırakıp hava almak, duş almak veya sadece uzanmak mucizeler yaratabilir.
  • Sırayla Dinlenin: Eşinizle ağlama krizlerinde sırayla bebeği sakinleştirmeye çalışın. Biri dinlenirken diğeri bebeğe bakabilir. Uyku eksikliği, sabrınızı tüketir ve gerginliği artırır.
  • Unutmayın, Bu Geçici: Kolik bir hastalık değil, bir dönemdir. Bebeğinizin gelişimiyle birlikte kendiliğinden geçecektir. Bu bilinci sürekli taze tutun.

Ne Zaman Uzmana Başvurulmalı?

Yukarıdaki yöntemleri denemenize rağmen ağlamalar hala çok şiddetliyse veya aşağıdaki belirtilerden herhangi biri eşlik ediyorsa, vakit kaybetmeden çocuk doktorunuza danışmalısınız:

  • Ağlamalar sırasında ateş, kusma, ishal, kanlı kaka gibi ek belirtiler.
  • Bebeğin kilo almaması veya kilo vermesi.
  • Aşırı uyuklama, tepkisizlik veya olağan dışı davranışlar.
  • Beslenmeyi reddetme.
  • Bebeğinizin ağlamaları sadece akşamları değil, günün her saatinde sürekli hale geldiyse.
  • Ebeveyn olarak tükenmişlik hissinizin depresyona dönüştüğünü düşünüyorsanız.

"Mucize" Zaman ve Sabrın Birleşimidir

Sevgili ebeveynler, deneyimlerimiz gösteriyor ki kolik için tek bir "mucizevi" çözüm yoktur. Mucize, sizin bitmeyen sevginiz, sabrınız, denemekten vazgeçmemeniz ve en önemlisi zamanın kendisidir. Bebeğiniz büyüdükçe sindirim sistemi olgunlaşacak, sinir sistemi gelişecek ve bu zorlu dönem geride kalacaktır.

Bu süreçte kendinize ve eşinize karşı nazik olun. Birbirinizi destekleyin. Unutmayın, bebeğinizin yaşadığı bu geçici dönemi atlatmasında en büyük güç, sizin varlığınız ve koşulsuz sevginizdir.

Umarım bu bilgiler, bu zorlu yolculukta size ışık tutar ve bebeğinizle birlikte daha sakin günlerin kapılarını aralamanıza yardımcı olur. Kendinize iyi bakın.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

11,034 soru

20,900 cevap

35 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 23
0 Üye 23 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 185
Dünkü Ziyaretler: 16668
Toplam Ziyaretler: 5401718

Son Kazanılan Rozetler

Ömer_Çelik Bir rozet kazandı
murat_yılmaz Bir rozet kazandı
volkan_güneş Bir rozet kazandı
hasanmuculu Bir rozet kazandı
nisanur_ciftci Bir rozet kazandı
...