menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Sabah kahvaltımı güzel yapıyorum, öğle yemeğinde de genelde evden getirdiğim sağlıklı tarifler deniyorum. Ama öğleden sonra bir bakıyorum enerjim bitmiş, gözlerim kapanıyor ve fena bir tatlı krizi bastırıyor. Sanki yediklerim beni daha da yorgun yapıyor, acaba öğle yemeğinde hangi besinleri bir araya getirsem bu durumu yaşamam?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

Öğle Yemeği Sonrası Düşen Enerji ve Tatlı İsteğiyle Savaş: Hangi Besin Kombinasyonları İşe Yarar?

Merhaba! Eminim bu durum size hiç de yabancı değildir: Sabah kahvaltınızı özenle yapıyorsunuz, öğle yemeğinizde de evden getirdiğiniz sağlıklı tariflerle besleniyorsunuz. Ancak öğleden sonra saatler ilerledikçe, bir anda enerjinizin bittiğini, gözlerinizin kapandığını ve karşı konulmaz bir tatlı isteğinin sizi sardığını hissediyorsunuz. Sanki yedikleriniz sizi canlandırmak yerine daha da yorgun düşürüyor...

Bu senaryoyu o kadar çok danışanımdan duydum ki! Yalnız değilsiniz. Modern yaşamın getirdiği stres, hareketsizlik ve yanlış beslenme alışkanlıkları, bu "öğle yemeği sonrası sendromu"nu çok yaygın hale getirdi. Ama iyi haberim var: Bu durumdan kurtulmak, sandığınızdan çok daha kolay olabilir. Tek yapmanız gereken, öğle yemeğinde hangi besinleri bir araya getireceğinizi doğru öğrenmek ve uygulamak.

Bugün sizlerle bu enerjisizlik ve tatlı krizleriyle savaşmanın altın kurallarını, bilimsel temellere dayalı ama tamamen günlük dil ve pratik örneklerle paylaşacağım.

Peki, Neden Böyle Hissediyoruz? Enerjimiz Neden Aniden Çakılıyor?

Bu durumun temelinde yatan birkaç önemli neden var. Gelin, öncelikle bu gizemi çözerek işe başlayalım:

1. Kan Şekeri Dalgalanmaları: Suçlu Genellikle O!

Öğle yemeğinde ağırlıklı olarak basit karbonhidratları (beyaz ekmek, beyaz pirinç, patates kızartması, şekerli içecekler vb.) tüketiyorsanız, kan şekeriniz hızla yükselir. Vücudumuz bu ani yükselişe, pankreastan yoğun miktarda insülin salgılayarak yanıt verir. İnsülin, kan şekerini hızla düşürmeye çalışır ve bu hızlı düşüş, kendinizi yorgun, uykulu ve daha da kötüsü, yine tatlı bir şeyler yeme isteğiyle baş başa kalmanıza neden olur. Sanki bir lunapark treni gibi!

2. Sindirim Yükü ve Enerji Diverjansı

Çok ağır, yağlı ve sindirimi zor bir öğün yediğinizde, vücudunuz tüm enerjisini sindirim sistemine yönlendirir. Midenize kan akışı artar, beyin ve diğer organlara giden kan miktarı azalır. İşte bu da o "yemek sonrası koma" halini, uyuşukluğu ve konsantrasyon kaybını beraberinde getirir.

3. Yetersiz Besin Kombinasyonları

Aslında mesele sadece ne yediğimiz değil, nasıl birleştirdiğimizdir. Yüksek proteinli bir yemeğin yanında liften fakir bir karbonhidrat tercih etmek veya yeterli sağlıklı yağ almamak, öğünün sizi tok tutma ve enerjinizi stabilize etme gücünü zayıflatır.

Altın Üçlü: Protein, Lifli Karbonhidrat ve Sağlıklı Yağlar

Öğle yemeğinizde enerji düşüşü yaşamamak ve tatlı krizlerini engellemek için sihirli bir formül var: Protein, lifli karbonhidrat ve sağlıklı yağları bir arada tüketmek. Bu üçlü, kan şekerinizin dengede kalmasını sağlar, sizi uzun süre tok tutar ve sindirimi yavaşlatarak sürekli bir enerji akışı sunar.

1. Protein: Tokluğun ve Sürdürülebilir Enerjinin Anahtarı

Proteinler, sindirimi yavaş olan makro besinlerdir. Bu, kan şekerinizin ani yükselmesini engeller ve sizi çok daha uzun süre tok tutar. Ayrıca kas gelişimi ve onarımı için de vazgeçilmezdir.
* Nereden Buluruz? Tavuk göğsü, balık (somon, ton balığı), yumurta, kırmızı et (az yağlı), baklagiller (mercimek, nohut, fasulye), yoğurt, kefir, lor peyniri, hellim peyniri.

2. Lifli Karbonhidratlar: Uzun Süreli ve Dengeli Yakıt

Lifli karbonhidratlar, basit karbonhidratların aksine, içerdiği lif sayesinde kan şekerinin yavaş yavaş yükselmesini ve düşmesini sağlar. Bu da "enerji çakılması"nı engeller. Aynı zamanda sindirim sisteminizin düzenli çalışmasına da yardımcı olur.
* Nereden Buluruz? Tam tahıllar (bulgur, kinoa, esmer pirinç, tam buğday ekmeği/makarna), yulaf, tüm sebzeler (özellikle yeşil yapraklılar, brokoli, karnabahar), meyveler (kabuklu tüketmek önemli).

3. Sağlıklı Yağlar: Doygunluk ve Besin Emilimi Destekçisi

Sağlıklı yağlar, öğünlerinizin doyuruculuğunu artırır ve yağda çözünen vitaminlerin emilimini sağlar. Kan şekerini doğrudan etkilemezler ancak sindirimi yavaşlatarak tokluk hissini uzatırlar.
* Nereden Buluruz? Zeytinyağı, avokado, çiğ kuruyemişler (ceviz, badem, fındık), tohumlar (chia, keten, kabak çekirdeği), yağlı balıklar (somon).

İşte Uygulanabilir Öğle Yemeği Kombinasyonları ve Gerçek Hayat Örnekleri!

Danışanlarımdan aldığım geri bildirimler ve gözlemlerimle, bu üçlüyü bir araya getiren örnek öğle yemeği menülerini sizin için derledim:

1. Akdeniz Esintili Enerji Tabağı

  • Protein: Izgara tavuk göğsü dilimleri veya somon/ton balığı (konserve ise yağını süzün).
  • Lifli Karbonhidrat: Bol yeşillikli Akdeniz salatası (marul, roka, domates, salatalık, renkli biberler) yanına 3-4 yemek kaşığı haşlanmış kinoa veya bulgur pilavı (az yağlı ve domatesli).
  • Sağlıklı Yağ: Salatanıza 1 yemek kaşığı sızma zeytinyağı ve bir avuç ceviz içi ekleyin.
    • Örnek: "Ayşe Hanım, her gün pilav üstü tavuk yediğini ama öğleden sonra yorgun düştüğünü söylerdi. Pilavı bulgurla, tavuğu da salatayla birleştirip zeytinyağı ekleyince, öğleden sonraki halsizliğinin azaldığını, hatta kendisini daha zinde hissettiğini anlattı."

2. Baklagil Gücüyle Doygunluk

  • Protein: Haşlanmış nohut veya mercimek yemeği (etli veya zeytinyağlı olabilir, çok yağlı olmamalı). Alternatif olarak ev yapımı mercimek köftesi (kızartma olmamalı).
  • Lifli Karbonhidrat: Yemeğinizin yanına bol yeşillikli çoban salata ve 1-2 dilim tam buğday ekmeği veya galeta.
  • Sağlıklı Yağ: Yemeğinizin içine veya salatanıza yine bir miktar zeytinyağı.
    • Örnek: "Can Bey, öğle yemeğinde genelde dışarıdan sipariş ettiğini ve ardından aşırı tatlı krizleri yaşadığını belirtirdi. Ona evden getirdiği mercimek yemeğini tam buğday ekmeği ve salata ile denemesini önerdim. Kısa sürede tatlı krizlerinin azaldığını ve öğleden sonraki verimliliğinin arttığını gözlemledi."

3. Hafif ve Ferahlatıcı Alternatif

  • Protein: Büyük bir kase yoğurt veya cacık (içine nane, salatalık, dereotu ekleyin). Ya da hellim peynirli salata.
  • Lifli Karbonhidrat: Közlenmiş veya buharda pişirilmiş sebzeler (brokoli, karnabahar, havuç, kabak) üzerine yoğurt sosu. Yanında bir miktar esmer pirinç veya siyez bulguru.
  • Sağlıklı Yağ: Sebzelerin üzerine gezdirilmiş zeytinyağı ve 1 yemek kaşığı kabak çekirdeği.

Kaçınılması Gereken Tuzaklar ve Ek İpuçları

Elbette sadece doğru kombinasyonları bilmek yetmez, bazı alışkanlıklarımızdan da vazgeçmemiz gerekebilir:

  • Basit Karbonhidratları Tek Başına Tüketmeyin: Beyaz ekmekle yapılmış sandviçler, sadece beyaz pirinç pilavı veya sade makarna gibi besinler, yukarıda bahsettiğim kan şekeri dalgalanmalarına davetiye çıkarır.
  • Aşırı Miktarda Yemekten Kaçının: Ne kadar sağlıklı olursa olsun, her şeyin fazlası yorgunluk yapabilir. Porsiyon kontrolüne dikkat edin.
  • Yavaş ve Bilinçli Yiyin: Yemeklerinizi aceleyle tüketmek yerine, her lokmayı tadarak, yavaşça çiğneyerek yiyin. Bu, sindirimi kolaylaştırır ve tokluk sinyallerini daha iyi almanızı sağlar.
  • Su İçmeyi İhmal Etmeyin: Dehidrasyon, yorgunluğun en yaygın nedenlerinden biridir. Yemeklerle birlikte veya yemek sonrası yeterli miktarda su içtiğinizden emin olun.
  • Yemek Sonrası Kısa Bir Yürüyüş: Öğle yemeğinden sonra yapacağınız 10-15 dakikalık hafif bir yürüyüş, sindirime yardımcı olur, kan dolaşımını hızlandırır ve beyninize oksijen gitmesini sağlayarak uykulu halinizi dağıtır.
  • Tatlı İsteğiyle Savaşırken Akıllı Olun: Eğer öğleden sonra hala tatlı bir şeyler yemek istiyorsanız, meyveler (özellikle lifli olanlar: elma, armut), bir avuç çiğ badem/ceviz veya tarçınlı bir kefir/yoğurt iyi alternatifler olabilir. Tarçın, kan şekerini dengelemeye yardımcı olduğu bilinen bir baharattır.

Sonuç: Değişim Minik Adımlarla Başlar

Öğle yemeği sonrası yaşadığınız enerji düşüşü ve tatlı krizi, kaderiniz değil. Besinleri doğru kombinasyonlarla tüketmek, bu döngüyü kırmanın en etkili yollarından biridir. Unutmayın, önemli olan katı diyetler yapmak değil, akıllı seçimler yapmaktır.

Bugün öğrendiğiniz bu bilgileri hayatınıza entegre ederek, öğleden sonralarınızı çok daha enerjik, odaklanmış ve keyifli geçirebilirsiniz. Kendi vücudunuzu dinleyin, küçük değişikliklerle başlayın ve bu pozitif dönüşümün tadını çıkarın! Emin olun, bir süre sonra hem fiziksel hem de zihinsel olarak kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz. Sağlıkla kalın!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Öğle Yemeği Sonrası Düşen Enerji ve Tatlı İsteğiyle Savaş: Hangi Besin Kombinasyonları İşe Yarar?

Merhaba sevgili dostlar!

Günün en verimli saatlerini hedefleyen o sinsi "öğle yemeği sonrası sendromu" ile hepiniz bir şekilde tanışmışsınızdır eminim. Sabah kahvaltınızı sağlam yapmış, öğle yemeğinde de sağlıklı seçeneklere yönelmiş olmanıza rağmen, o öğleden sonra gelen enerji düşüşü, göz kapaklarınızın ağırlaşması ve en kötüsü, durdurulamaz tatlı krizi... Ah, o hissi çok iyi biliyorum! Hatta "yediklerim beni daha çok yoruyor sanki" dediğinizi duyar gibiyim.

İşte tam da bu noktada, o hissi tersine çevirecek, sizi öğleden sonraki maratona dinç ve zinde taşıyacak sihirli besin kombinasyonlarına odaklanma zamanı. Endişelenmeyin, sihir derken kimyasal formüllerden bahsetmiyorum; tabaklarımızda yapacağımız küçük, bilinçli dokunuşlardan bahsediyorum. Bir uzman olarak size, bu durumu neden yaşadığımızı ve bu döngüyü nasıl kıracağımızı anlatmak için buradayım. Hazırsanız, başlıyoruz!


Neden Öğle Yemeği Sonrası Enerjimiz Düşüyor ve Tatlı İstiyoruz?

Öncelikle düşmanımızı tanıyalım. Bu durumun temelinde yatan birkaç ana sebep var:

  1. Kan Şekeri Hokkabazlığı: En sık karşılaştığımız senaryo bu. Öğle yemeğinde basit karbonhidrat ağırlıklı (beyaz ekmek, pirinç pilavı, patates kızartması, şekerli içecekler) bir şeyler tükettiğimizde, kan şekerimiz hızla yükselir. Vücudumuz bu ani yükselişe insülin salgılayarak tepki verir. Ancak insülinin fazla salgılanması, kan şekerimizi hızla düşürür ve işte o zaman enerji düşüşü, yorgunluk, hatta sinirlilik başlar. Vücut bu hızlı düşüşü dengelemek için de ne ister biliyor musunuz? Tabii ki yeni bir şeker kaynağı! Yani tatlı. Bir kısır döngü...

  2. Sindirim Yükü: Çok ağır, çok yağlı veya porsiyon kontrolünün dışına çıkmış bir öğle yemeği, sindirim sistemimizi aşırı çalıştırır. Vücudumuz enerjisinin büyük bir kısmını sindirime harcamak zorunda kalır ve bu da genel enerji seviyemizi düşürür. Yemekten sonra "kan beynime gitmiyor" hissi tam da bu yüzdendir.

  3. Makro Besin Dengesizliği: Protein, lif ve sağlıklı yağlardan yoksun bir öğün, tokluk hissi sağlamaz ve kan şekerini dengede tutamaz. Sadece karbonhidrat odaklı bir tabak, yukarıda bahsettiğimiz kan şekeri iniş-çıkışlarına davetiye çıkarır.

  4. Yetersiz Sıvı Tüketimi: Basit gibi görünse de, hafif bir dehidrasyon bile enerji seviyelerimizde önemli düşüşlere neden olabilir. Su içmeyi unuttuğumuzda, vücudumuz daha yavaş çalışır.


İşte O Sihirli Besin Kombinasyonları: Tabağınızda Ne Olmalı?

Amacımız, kan şekerimizi yavaş ve dengeli bir şekilde yükseltip, uzun süre tokluk hissi sağlayacak, sindirimi yormayacak bir öğle yemeği kurgulamak. Bunun için dört temel bileşeni bir araya getirmeliyiz:

1. Yeterli ve Kaliteli Protein: Tokluğun Anahtarı

Proteinler, kaslarınızın yapı taşı olmasının yanı sıra, tokluk hissi yaratmada ve kan şekerini dengelemede kilit rol oynar. Karbonhidratların emilimini yavaşlatarak, kan şekerinin ani yükselişlerini engeller.

  • Ne Ekleyelim?
    • Baklagiller: Mercimek (çorbası/yemeği), nohut (salatada, yemeğinde), kuru fasulye. Harika bitkisel protein ve lif kaynaklarıdır.
    • Yağsız Etler: Izgara tavuk göğsü, hindi, az yağlı dana eti.
    • Balık: Somon, palamut, hamsi gibi omega-3 zengini balıklar hem protein hem de sağlıklı yağ sağlar.
    • Yumurta: Salatalarınıza veya sebzeli omletinize ekleyebilirsiniz.
    • Süt Ürünleri: Yoğurt, kefir, az yağlı peynir (yanında tüketilebilir).
    • Tofu/Tempeh: Bitkisel beslenenler için harika alternatifler.
2. Kompleks Karbonhidratlar: Dengeli Enerji Kaynağınız

"Karbonhidrat" kelimesi kulağa korkutucu gelse de, doğru karbonhidratları seçmek, enerjinizin gün boyu dengede kalmasını sağlar. Basit şekerler yerine, lif açısından zengin kompleks karbonhidratlar tercih etmelisiniz. Bunlar yavaş sindirilir, kan şekerini yavaş yükseltir ve daha uzun süre enerji verir.

  • Ne Ekleyelim?
    • Tam Tahıllar: Tam buğday ekmeği (küçük bir dilim), bulgur pilavı (beyaz pirinç yerine), kinoa, esmer pirinç.
    • Sebzeler: Tüm sebzeler (özellikle nişastalı olmayanlar: brokoli, ıspanak, kabak, patlıcan, lahana, yeşil fasulye) lif ve vitamin deposudur. Nişastalı sebzeleri (tatlı patates, bezelye) de dengeli porsiyonlarda kullanabiliriz.
    • Baklagiller: (Tekrar! Hem protein hem kompleks karbonhidrat ve lif!)
3. Sağlıklı Yağlar: Tokluk ve Lezzet Katkısı

Yağlar, sindirimi yavaşlatarak tokluk süresini uzatır ve A, D, E, K gibi yağda çözünen vitaminlerin emilimine yardımcı olur. Ancak burada sağlıklı yağlardan bahsediyoruz, işlenmiş ve doymuş yağlardan değil.

  • Ne Ekleyelim?
    • Zeytinyağı: Salatalarınıza veya yemeklerinize ekleyin.
    • Avokado: Salatalara veya tam tahıllı ekmek üzerine.
    • Kuruyemişler ve Tohumlar: Az miktarda ceviz, badem, chia tohumu, keten tohumu (salatalara, yoğurda).
    • Yağlı Balıklar: Somon gibi, hem protein hem sağlıklı yağ sunar.
4. Bol Lif: Sindirim Dostu ve Doyurucu

Lif, kan şekerinin dengelenmesinde, sindirimin düzenlenmesinde ve tokluk hissinin artırılmasında kritik bir rol oynar. Ne kadar çok lif, o kadar iyi!

  • Ne Ekleyelim?
    • Tüm Sebzeler: Öğle tabağınızın en az yarısı sebzelerden oluşmalı! Çiğ salata, buharda sebzeler, ızgara sebzeler.
    • Baklagiller: Lif şampiyonlarıdır.
    • Tam Tahıllar: Tam buğday, bulgur, yulaf.
    • Meyveler: Yemekten sonra hemen değil, ara öğün olarak lifli meyveleri tercih edebilirsiniz (elma, armut, çilek).

Öğle Yemeği Tabağınızı Nasıl Kurgulamalısınız? Pratik Örnekler

Şimdi gelelim bu bilgileri tabağımıza nasıl yansıtacağız. İşte size birkaç somut örnek:

Kural: Tabağınızın yarısı sebze, dörtte biri protein, dörtte biri kompleks karbonhidrat olsun.

  1. Doyurucu Bir Baklagil Öğünü:
    Protein/Kompleks Karbonhidrat/Lif: Bir kase zeytinyağlı mercimek yemeği veya nohut yemeği.
    Lif: Yanında bol yeşillikli, mevsim sebzeleriyle hazırlanmış limonlu ve zeytinyağlı kocaman bir salata.
    Ekstra Protein/Kalsiyum: Bir kase ev yapımı az yağlı yoğurt veya ayran.
    Uzak Durun: Yanında beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek tercih edin veya hiç ekmek tüketmeyin.

  2. Hafif ve Lezzetli Tavuk/Balık Tabağı:
    Protein: Izgara tavuk göğsü veya fırında pişirilmiş somon/levrek (küçük bir porsiyon, avuç içi kadar).
    Kompleks Karbonhidrat: Bir küçük kase bulgur pilavı (bol sebzeli olursa daha iyi) veya kinoa.
    Lif: Buharda pişirilmiş brokoli, karnabahar veya ızgara kabak, biber. Yanında yine büyük bir salata.
    Sağlıklı Yağ: Salatanıza biraz avokado dilimi veya çiğ kuruyemiş serpin.

  3. Sağlıklı ve Pratik Sandviç/Dürüm:
    Kompleks Karbonhidrat: Tam tahıllı tortilla veya tam buğday ekmeği.
    Protein: Haşlanmış tavuk parçaları, az yağlı peynir, ton balığı (suyu süzülmüş), humus.
    Lif: Bolca marul, domates, salatalık, havuç rendesi, kırmızı lahana.
    Sağlıklı Yağ: Az miktarda avokado püresi veya zeytinyağlı sos.
    Uzak Durun:* Mayonezli, bol soslu ve işlenmiş etli sandviçlerden kaçının.


Ekstra İpuçları: Besin Kombinasyonlarının Ötesi

Unutmayın, beslenme bir bütündür ve sadece öğle yemeğiyle sınırlı değildir. İşte size öğleden sonra enerjinizi yükseltecek ve tatlı isteğinizi azaltacak altın değerinde birkaç ipucu daha:

  • Porsiyon Kontrolü: Ne kadar sağlıklı olursa olsun, aşırı yemek sindirim sisteminizi yorar. Gözünüz doysun ama mideniz de hafif hissetsin.
  • Yavaş ve Bilinçli Yiyin: Yemeğinizi acele etmeden, her lokmanın tadını çıkararak yiyin. Bu, sindirime yardımcı olur ve doygunluk sinyallerini daha iyi almanızı sağlar.
  • Su İçin, Su İçin, Su İçin! Öğle yemeği öncesi, yemek sırasında ve sonrasında bol su tüketmeyi ihmal etmeyin. Bazen açlık ve tatlı isteği, aslında susuzluktan kaynaklanabilir.
  • Yemek Sonrası Kısa Bir Yürüyüş: Mümkünse, yemeğin hemen ardından 10-15 dakikalık kısa bir yürüyüş kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olur ve sindirimi destekler.
  • Kaliteli Uyku: Yeterli ve kaliteli uyku, enerji seviyelerinizin genelini belirler ve iştah hormonlarınızı (ghrelin ve leptin) düzenler.
  • Sabah Kahvaltısının Gücü: Kahvaltınızı da protein ve lif ağırlıklı tutarak güne dengeli başlamak, öğle yemeği sonrası sendromunu hafifletmede büyük rol oynar.

Son Söz...

Sevgili dostlar, öğle yemeği sonrası düşen enerji ve tatlı isteğiyle savaşmak, aslında kendi vücudunuzu dinlemeyi ve ona neyin iyi geldiğini anlamayı gerektiren bir yolculuk. Biraz deneme yanılma ile kendi ideal besin kombinasyonlarınızı bulacaksınız. Unutmayın, önemli olan mucizevi tek bir gıda değil, doğru besinleri doğru oranlarda bir araya getirmektir.

Bugünden itibaren tabağınıza daha bilinçli bakın. Proteinlerin, kompleks karbonhidratların, sağlıklı yağların ve lifin gücünü keşfedin. Söz veriyorum, kendinizi daha enerjik, daha zinde ve tatlı krizlerinden uzak hissedeceksiniz.

Sağlıklı ve enerjik günler dilerim!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

9,093 soru

16,797 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 14
0 Üye 14 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 8622
Dünkü Ziyaretler: 4481
Toplam Ziyaretler: 4779853

Son Kazanılan Rozetler

emre_kilic Bir rozet kazandı
murat_yılmaz Bir rozet kazandı
mustafa_Çelik Bir rozet kazandı
emre_kara Bir rozet kazandı
meryem_bulut Bir rozet kazandı
...