Birinci Jeolojik Zaman, bilimsel adıyla Paleozoik Çağ, dünya tarihi için çok önemli bir periyottur; yaklaşık 541 milyon yıl önce başlayıp 252 milyon yıl önce sona ermiştir. Bu dönemde, günümüzdeki jeolojik yapılarımızın ve doğal kaynaklarımızın büyük bir kısmının temelleri atılmıştır.
Öncelikle, kıtaların evrimi bu dönemin en belirgin özelliklerinden biridir. Çağın başında Gondwana ve Lavrasya gibi büyük kıtalar birbirinden ayrık durumdayken, tektonik hareketlerle birbirine yaklaşarak, çağın sonuna doğru devasa süper kıta Pangea'nın oluşum sürecini başlattı. Bu kıtasal çarpışmalar sonucunda dünya genelinde Kaledoniyen Orojenezi ve Hersiniyen (Variskan) Orojenezi gibi büyük dağ oluşumları meydana geldi. Örneğin, günümüzdeki Apalaş Dağları'nın ve Avrupa'daki Ural Dağları'nın temel yapıları bu orojenezlerle şekillenmiştir.
Jeolojik kaynaklar açısından baktığımızda, Paleozoik Çağ'ın en bilinen ve ekonomik değeri en yüksek oluşumu şüphesiz kömür yataklarıdır. Özellikle Karbonifer Dönemi (kömür çağı olarak da bilinir), dönemin tropikal iklimi altında gelişen bataklık ve ormanlık alanlardaki devasa bitki örtüsünün ölüp tortullaşması ve milyonlarca yıl süren jeolojik süreçlerle kömüre dönüşmesiyle, günümüzdeki devasa taşkömürü rezervlerinin oluşumuna zemin hazırladı. Türkiye'de Zonguldak bölgesindeki kaliteli taşkömürü yatakları da bu döneme ait tipik bir örnektir.
Ayrıca, denizlerdeki zengin organik yaşamın kalıntıları, uygun jeokimyasal ve jeotermal koşullar altında petrol ve doğalgaz için ana kayaçların oluşumunu bu dönemde başlattı. Özellikle Kambriyen ve Ordovisiyen dönemlerindeki kalın denizel tortullar, hidrokarbon potansiyeli taşır. Tuz yatakları da kurak dönemlerde sığ denizlerin buharlaşmasıyla, özellikle Permiyen dönemi sonlarına doğru geniş alanlarda birikti.
Metalik madenler açısından da Paleozoik Çağ oldukça verimliydi. Kaledoniyen ve Hersiniyen orojenezleri sırasında meydana gelen yoğun magmatik ve metamorfik faaliyetler, demir, bakır, kurşun, çinko ve hatta altın gibi birçok önemli cevherleşmenin oluşumuna yol açtı. Kendi tecrübelerime göre, bu eski orojenik kuşaklardaki metamorfik ve magmatik kayaçlar içerisinde yer yer rastladığımız demir veya manganez cevherleşmeleri, o dönemin dinamik tektonik koşullarının doğrudan birer kanıtıdır. Bu dönemde oluşan kalker, kumtaşı ve şeyl gibi sedimanter kayaçlar da geniş alanlara yayıldı ve günümüzdeki çoğu yeraltı su kaynağının akiferlerini ve önemli yapı taşlarını oluşturdu.
Kısacası, Birinci Jeolojik Zaman, gezegenimizin fiziksel ve kimyasal yapısının bugünkü haline gelmesinde ve özellikle de ekonomik öneme sahip kaynakların oluşumunda vazgeçilmez bir rol oynamıştır.