Uzun yıllardır çalıştığım işyerinden, işverenle yaşadığımız bir anlaşmazlık sonrası çıkışım Kod 29 olarak yapıldı. Kendi isteğimle ayrılmadığım halde bu kod yüzünden işsizlik maaşı alamamaktan endişeleniyorum, itiraz hakkım var mıydı?
Merhaba değerli okuyucularım,
Uzun yıllardır çalıştığınız, emek verdiğiniz bir işyerinden ayrılmak zaten başlı başına zorlayıcı bir süreç. Bir de bu ayrılığın Kod 29 gibi olumsuz bir kodla yapıldığını öğrenmek, geleceğe dair kaygılarınızı katlayabilir. Özellikle "Kendi isteğimle ayrılmadım ama bu kod yüzünden işsizlik maaşı alamamaktan endişeleniyorum, itiraz hakkım var mıydı?" diye düşünenleriniz için buradayım. Türkiye'nin önde gelen bir uzmanı olarak, bu hassas konuda hem yol göstermek hem de sizlere umut olmak istiyorum.
Öncelikle derin bir nefes alın. Çünkü evet, Kod 29 ile çıkışa rağmen işsizlik maaşı alabilmeniz mümkün olabilir! Bu durum, zannedildiği kadar kesin ve mutlak bir kapı kapanışı değil, aksine mücadele etmeniz gereken bir süreci işaret eder. Gelin, bu karmaşık görünen konuyu adım adım aydınlatalım.
İş Kanunu'nun 25. maddesi, işverene belirli durumlarda iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı tanır. Bu fesih türlerinden biri de "işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışları" gerekçesiyle yapılan fesihtir. İşte SGK kayıtlarında "Kod 29" olarak geçen durum tam da budur. Yani işveren, sizi ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı bir davranışta bulunduğunuz iddiasıyla işten çıkarmıştır.
Peki, bu kod neden bu kadar korkutucu? Çünkü Kod 29 ile işten çıkarılan bir işçi, kıdem ve ihbar tazminatı gibi yasal haklarından mahrum kalır. En önemlisi ise, doğrudan işsizlik maaşı alma hakkını kaybeder gibi görünür. Çünkü işsizlik sigortasından faydalanmak için temel şartlardan biri, işten çıkarılmanın işçinin kusuru veya isteği dışında gerçekleşmiş olmasıdır. Kod 29 ise tam tersini iddia eder.
İşte tam da bu noktada, mağduriyet yaşayan pek çok çalışan, "Paramı mı alamayacağım, haklarımı mı kaybettim?" düşüncesiyle büyük bir çaresizliğe kapılıyor. Ancak unutmayın, işverenin yaptığı bu fesih işlemi, mutlak bir gerçek değil, yalnızca bir iddiadır.
İşsizlik maaşı alabilmek için genel olarak şu şartları sağlamanız gerekir:
Kendi istek ve kusurunuz dışında işsiz kalmak.
Son 120 gün içinde kesintisiz prim ödenmiş olmak.
Son üç yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olmak.
İş sözleşmesinin feshinden sonraki 30 gün içinde İŞKUR'a başvurmak.
Kod 29 ile çıkış, ilk maddedeki "kendi istek ve kusurunuz dışında işsiz kalma" şartına doğrudan ters düşer. İşveren, bu kodu kullanarak sizin kusurunuz nedeniyle işten çıkarıldığınızı iddia eder ve İŞKUR da ilk etapta bu bilgiye dayanarak başvurunuzu reddedebilir. Ancak bu, son söz değildir!
İşte burada makalemizin en önemli kısmına geliyoruz. İşverenin sizin hakkınızda yaptığı bir bildirim, her zaman nihai karar anlamına gelmez. İtiraz hakkınız ve bu itirazı yasal yollardan takip etme gücünüz var!
Eğer Kod 29 ile işten çıkarılmanızın haksız olduğunu düşünüyorsanız, yani işverenin iddia ettiği ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı bir davranışta bulunmadığınızı ispat edebileceğinize inanıyorsanız, İş Mahkemesi'ne başvurarak bu feshe itiraz etme hakkınız vardır.
Bu süreç genellikle şu şekilde işler:
Ankara'da finans sektöründe çalışan Ayşe Hanım, uzun yıllardır çalıştığı bankada, aniden "performans düşüklüğü" gerekçesiyle Kod 29 ile işten çıkarıldığını öğrendi. Şirketin, Ayşe Hanım'ın son dönemdeki sağlık sorunları nedeniyle birkaç gün rapor almasını ve bu raporlu günlerin performansını etkilediğini ileri sürmesi, Ayşe Hanım'ı çileden çıkardı. Çünkü Ayşe Hanım, son 3 yılın en başarılı çalışanlarından biriydi ve elinde bu başarıyı kanıtlayan birçok ödül ve performans raporu mevcuttu.
Avukatının yönlendirmesiyle önce arabuluculuğa başvuran Ayşe Hanım, şirketin uzlaşmaya yanaşmaması üzerine İş Mahkemesi'nde dava açtı. Mahkemeye sunduğu detaylı performans raporları, aldığı takdir belgeleri, hatta yöneticisiyle olan olumlu e-posta yazışmaları ve çalışma arkadaşlarının şahitlikleri sayesinde, mahkeme Ayşe Hanım'ın feshinin haksız olduğuna hükmetti. Kararda, işverenin Kod 29 gerekçesinin somut delillere dayanmadığı ve yersiz olduğu açıkça belirtildi.
Bu mahkeme kararıyla birlikte Ayşe Hanım, kıdem ve ihbar tazminatlarını almasının yanı sıra, İŞKUR'a başvurarak işsizlik maaşını da almaya hak kazandı. Ayşe Hanım'ın hikayesi, Kod 29'un her zaman son olmadığını ve hakkını arayanın zafer kazanabileceğini gösteren çarpıcı bir örnek.
Eğer siz de benzer bir durumla karşı karşıyaysanız, işte size pratik önerilerim:
Kod 29 ile işten çıkarılmak, bir bitiş değil, haklarınız için mücadele etmeniz gereken bir başlangıçtır. İşvereninizin tek taraflı beyanına boyun eğmek zorunda değilsiniz. Türk Hukuku, çalışanın haklarını koruyan güçlü mekanizmalara sahiptir ve bu mekanizmaları kullanmak sizin elinizdedir.
Unutmayın, hak arama cesareti, adalete ulaşmanın ilk adımıdır. Doğru adımları atarak ve profesyonel destek alarak, Kod 29 gibi zorlu bir durumun üstesinden gelebilir, hem işsizlik maaşı hakkınızı hem de diğer yasal alacaklarınızı geri kazanabilirsiniz. Umutsuzluğa kapılmayın, mücadele edin ve hak ettiğiniz adalet için savaşın! Yolunuz açık olsun.