İstidraç, en basit tanımıyla, kâfir veya günahkâr bir kimseye, Allah tarafından verilen, görünüşte olağanüstü ama aslında onu daha da sapkınlığa ve azaba sürükleyen bir nimettir. Yani, Allah'a isyan eden, inkâr eden veya büyük günahlar işleyen birine, sanki ilahi bir lütufmuş gibi, aslında onun için bir tuzak olan bir kolaylık, başarı ya da harikulade bir olay bahşedilmesidir.
Bunu mucize (peygamberlere verilen) ve keramet (velilere, yani Allah dostlarına verilen) ile karıştırmamak çok önemlidir. Mucize ve keramet, iman ve takvanın bir göstergesi, Allah'ın o kişiyi desteklediğinin deliliyken; istidraç tam tersine, kişinin sapkınlığında daha da derinleşmesine, kibrinin artmasına ve nihayetinde daha büyük bir azaba sürüklenmesine yol açan bir ilahi stratejidir. Yüce Allah, bazen inkârcıları veya günahkârları hemen cezalandırmak yerine, onlara dünyevi başarılar, güç veya bazı "olağanüstü" gibi görünen yetenekler verir. Bu, onların kendi hallerini doğru sanmalarına, kibirlenmelerine ve yoldan tamamen sapmalarına zemin hazırlar.
Kur'an-ı Kerim'de doğrudan "istidraç" terimi geçmese de, bu anlama işaret eden ayetler mevcuttur. Örneğin, Allah'ın bazı kavimleri yavaş yavaş, nereden geldiğini bilemeyecekleri bir şekilde azaba doğru çekmesinden bahsedilir. İşte bu, istidracın özüdür: yavaş yavaş azaba çekilme, adım adım tuzağa düşme.
Bir olayın veya yeteneğin istidraç olup olmadığını anlamanın püf noktası şudur: O olayın veya yeteneğin sahibini nereye götürdüğüne bak. Eğer o kişi bu "başarı" veya "harikuladelik" sonrası daha mütevazı, daha şükreden, daha adil ve Allah'a daha yakın oluyorsa, bu bir lütuf olabilir. Ancak eğer bu durum, kişiyi daha gururlu, daha zalim, daha inkârcı ve Allah'tan daha uzak hale getiriyorsa, bu kuvvetle muhtemel bir istidraçtır. Örneğin, büyük bir günahkarın tüm işlerinin yolunda gitmesi, her istediğinin olması, hatta bazen geleceğe dair doğru tahminlerde bulunabilmesi... Bunlar, dışarıdan mucizevi gibi görünse de, onu doğru yola değil, daha büyük bir yanılgıya ve azaba sürükleyen işaretler olabilir.
Unutma, istidraç, Allah'ın adaletinin ve hikmetinin bir tecellisidir. Bazen bir imtihan, bazen de bir mühlet verme biçimi olarak karşımıza çıkar. Önemli olan, görünüşteki başarıların ardındaki niyeti ve sonucu doğru okuyabilmektir.