Berlin’in başkentlik serüveni, tek bir tarihe sığdırılamayacak kadar katmanlı ve karmaşık bir süreçtir; bu yüzden sadece "1871" demek yanıltıcı olabilir. Asıl kırılma noktası, 1871 yılında Alman İmparatorluğu’nun kuruluşudur. O dönemde Prusya Kralı II. Wilhelm, 18 Ocak 1871’de Versailles Sarayı’nda Alman İmparatoru ilan edildiğinde, Berlin de fiilen yeni imparatorluğun siyasi kalbi haline geldi. Ancak burada kritik bir püf noktası var: O günkü Berlin, henüz bugünkü sınırlarıyla değil, Prusya başkenti olarak bu statüyü aldı. Yani resmiyette "Almanya Başkenti" olarak anılmasa da, tüm devlet daireleri, imparatorluk binaları ve diplomatik misyonlar oraya taşındığı için işlevsel olarak başkentti.
Bu durum, I. Dünya Savaşı’nın sona ermesi ve 1918’de Weimar Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla değişti. 12 Ağustos 1919’da kabul edilen Weimar Anayasası, Berlin’in başkent statüsünü ilk kez yasal ve anayasal olarak tescilleyen metin oldu. Artık Berlin, sadece fiilen değil, kağıt üzerinde de Almanya’nın tek ve yegane başkentiydi.
İkinci büyük kırılma ise 2. Dünya Savaşı sonrası geldi. Şehrin ikiye bölünmesiyle birlikte, Batı Berlin’in statüsü belirsizleşti. 1949’da kurulan Federal Almanya Cumhuriyeti (FRG), başkentinin ne olduğunu açıkça belirtmedi; bunun yerine Bonn’u de facto başkent yaptı ve federal kurumları oraya yerleştirdi. Doğu Berlin ise Doğu Almanya’nın başkentiydi. Bu siyasi belirsizlik, 30 yıl sürdü.
Nihai ve kesin cevap, 1990’da Almanya’nın yeniden birleşmesiyle geldi. 1990’da imzalanan "2+4 Anlaşması" ve özellikle 1991’de Federal Meclis’in (Bundestag) verdiği kararla Berlin, yeniden ve tartışmasız biçimde Almanya’nın başkenti ilan edildi. Kurumların Bonn’dan Berlin’e taşınma süreci ise 1999’a kadar sürdü; bu tarih, siyasi egemenliğin tamamen Berlin’e geçtiği son adım olarak kabul edilir.
Kısacası, eğer tarihi bir perspektif arıyorsan: 1871 fiili başlangıç, 1919 yasal ilk tescil, 1991 ise modern anlamda kesin ve tartışmasız başkentlik ilanının tarihidir. Forumda bu soru sorulduğunda, genellikle 1871 veya 1991 verilir; ancak bağlama göre 1919’un anayasal önemini vurgulamak, konuya hakimiyetini gösterir.