Güven problemi, genellikle geçmişte yaşadığın kırılmalar, hayal kırıklıkları veya terk edilme korkusundan kaynaklanan derin bir savunma mekanizmasıdır. Bu bir zayıflık değil, beyninin seni koruma çabasıdır. Onu aşmak, bilinçli ve sabırlı bir süreç gerektirir.
İlk adım, bu sorunun kaynağını bulmaktır. Çocukluğunda yaşadığın bir olay mı, eski bir ilişkinin travması mı, yoksa sürekli olarak seni hayal kırıklığına uğratan bir aile bireyi mi? Bu geçmiş deneyimler, bilinçaltında "güvenilmezlik" şemasını yaratır. Bu şema, yeni insanlarla tanıştığında veya yeni durumlara girdiğinde otomatik olarak devreye girer. Günlük tutarak veya bir uzmandan destek alarak bu kökleri keşfetmen, ilk ve en kritik adımdır.
Başkalarına güvenmekte zorlanıyorsan, genellikle kendi içine dönüp kendine olan güvenini sorgulaman gerekir. Kendine verdiğin sözleri tutuyor musun? Kendi değerlerine sadık mısın? Küçük şeylerle başla: kendine bir hedef koy (örneğin, haftada üç gün yürüyüş yapmak) ve bunu başar. Kendi sözünü tutma becerini geliştirdikçe, kendi kararlarına ve yargılarına olan güvenin artacak. Bu, dış dünyaya olan güveninin de temelini oluşturur.
Herkesi aynı kefeye koymak, güven problemini derinleştiren en büyük hatalardan biridir. Güven, bir anda oluşan bir şey değil, küçük tuğlalarla örülen bir duvar gibidir.
Güven sorununu aşmanın en güçlü yollarından biri açık iletişimdir. Güven duymakta zorlandığın anları veya hislerini karşındakiyle paylaşmaktan çekinme. "Şu an sana tam olarak güvenmekte zorlanıyorum çünkü geçmişte benzer bir durumla karşılaştım ve kırıldım. Bu benimle ilgili bir durum ama bilmeni istedim" demek, hem seni rahatlatır hem de karşındaki kişiye durumun farkında olduğunu ve sana destek olabileceğini hissettirir.
Ayrıca, sınırlarını belirle. Neye izin verebileceğini, ne kadarını paylaşabileceğini bilmek, kendini güvende hissetmeni sağlar. Bu sınırlar, seni korur ve bir nebze kontrol hissi verir.
Her yeni ilişki veya durum yeni bir başlangıçtır. Geçmişteki kötü deneyimlerini bugüne taşıma eğilimini fark ettiğinde, kendine dur de. "Evet, geçmişte böyle oldu ama bu kişi/durum farklı" diye telkinlerde bulun. Herkes seni üzecek veya hayal kırıklığına uğratacak diye bir kaide yok.
Bir danışanım, eski sevgilisinin onu sürekli yalan söyleyerek aldattığı için yeni ilişkilerinde partnerinin her sözünden şüpheleniyordu. Ona, yeni partnerine küçük, önemsiz bir konuda tam bir gün boyunca koşulsuz güvenmeye çalışmasını ve bu bir günün sonunda hislerini not etmesini önerdim. İlk başta çok zordu ama bu küçük ve kontrollü güven deneyimleri, beyninin "güven" kavramını yeniden programlamasına yardımcı oldu. Güven, kas gibidir; kullandıkça güçlenir.
Unutma, bu bir maraton, sprint değil. Kendine karşı sabırlı ve merhametli olmalısın. İnişleri çıkışları olacaktır, önemli olan vazgeçmemek.