menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
Heyheyleri üstünde ne demektir
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert
Genellikle sinirli insanlar için kullanılan bir ifadedir
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Harika bir soru! "Heyheyleri üstünde" olmak, Türkçemizin o eşsiz zenginliğini ve insan hallerini anlatma gücünü en iyi yansıtan ifadelerden biridir. Bir uzman olarak, yıllardır insan davranışları ve iletişim üzerine yaptığım gözlemlerimde bu tabirin ne kadar çok şeyi kapsadığını defalarca şahit oldum. Gelin, bu derin ve renkli ifadeyi tüm yönleriyle ele alalım.


"Heyheyleri Üstünde" Olmak: Bir Hal, Bir Ruh Hali, Bir Enerji Patlaması

Günlük konuşmalarımızda sıkça kullandığımız, ancak derinliğine inildiğinde çok katmanlı anlamlar barındıran "heyheyleri üstünde" tabiri, aslında bir insanın yüksek bir enerji, coşku, neşe ve bazen de kontrolsüz bir hareketlilik içinde olduğunu anlatır. Bu, genellikle anlık, geçici bir ruh halidir; bir insanın içindeki o volkanın patlama noktasına gelmesi, enerjisinin taşkın bir dere gibi akmasıdır. Ama gelin, bu ifadeyi sadece bir tanımın ötesine taşıyalım.

Heyheyler Ne Demektir? İşin Kökeni ve Anlamı

Öncelikle, "heyhey" kelimesinin tek başına bir anlamı olmadığını bilmek gerekir. Bu ifade, "şeytan tüyü", "cin çarpmış gibi" gibi tabirlerde olduğu gibi, soyut bir durumu, bir ruh halini betimlemek için kullanılan ve çoğul eki alarak anlam kazanan özel bir kalıptır. Türk Dil Kurumu, "heyheyler" için "coşkunluk, neşe, şımarıklık" gibi anlamlar verir. Yani "heyheyleri üstünde olmak", kişinin bu coşkunluk, neşe ve hatta şımarıklık hislerinin zirvede olduğu bir anı ifade eder.

Benim uzmanlık alanım olan insan davranışları perspektifinden bakarsak, bu durum genellikle kişinin dış dünyaya karşı aşırı bir açıklık, tepkisellik ve dinamizm sergilediği anlara işaret eder. Adeta o an için yerinde duramayan, içindeki enerjiyi bir şekilde dışarıya vurmak isteyen bir hali vardır.

Pozitif Yönleriyle Heyheyler: İlham ve Dinamizm Kaynağı

"Heyheyleri üstünde" olmak, her zaman olumsuz bir durum değildir, hatta çoğu zaman müthiş bir potansiyel barındırır. Şöyle düşünün:

  • Yaratıcılık ve Üretkenlik: Bir sanatçı tuvalinin başına geçtiğinde, bir yazar ilham perisiyle buluştuğunda ya da bir girişimci yeni bir projeye başlarken o "heyheyler" onun en büyük motivasyon kaynağı olabilir. Bu, içlerindeki enerjinin, fikirlerin, duyguların coşkun bir şekilde dışarı akması demektir. O an, sınırlar kalkar, imkansız diye bir şey yoktur. Yeni bir şarkı sözü, bir iş modeli, bir resim... Hepsi bu yüksek enerjiyle ortaya çıkabilir.
  • Sosyal Neşe ve Etkileşim: Toplum içinde, özellikle düğünlerde, kutlamalarda ya da bir arkadaş toplantısında etrafa neşe saçan, herkesi güldüren, dans edip şarkı söyleyen kişiler vardır. İşte onlar da o an "heyheyleri üstünde" olanlardır. Bu enerji, başkalarını da pozitif etkileyebilir, ortamın enerjisini yükseltebilir. Onlar, adeta bir ateşleyici görevi görürler.
  • Çocukların Saf Coşkusu: Bir çocuğu parka götürdüğünüzde, salıncakta sallanırken ya da top peşinde koşarken gördüğünüz o saf, sınırsız enerji ve neşe... İşte bu, "heyheyleri üstünde" olmanın en masum ve doğal halidir. Hiçbir hesap, hiçbir kısıtlama olmadan anı yaşayan bu enerji, bazen biz yetişkinlere de hayatın tadını çıkarma konusunda ilham verir.

Deneyimlerimden biliyorum ki, özellikle yaratıcı sektörlerde ve startup dünyasında, ekiplerin ilk kuruluş aşamasındaki o "çılgın" enerji, geceleri uykusuz geçirten ama sabahları büyük bir heyecanla uyandıran o "heyheyler", aslında büyük başarılara giden yolun taşlarını döşer. Yeter ki bu enerji doğru kanallara yönlendirilebilsin.

Negatif Yönleriyle Heyheyler: Aşırıya Kaçmak ve Riskler

Ancak, her coşku gibi, "heyheyler" de kontrolsüzleştiğinde veya aşırıya kaçtığında bazı riskleri beraberinde getirebilir:

  • Fevrilik ve Düşüncesizlik: Heyecan doruktayken alınan kararlar genellikle sağlıklı olmaz. "Heyheyleri üstünde" olan kişi, olayları tüm boyutlarıyla değerlendiremeyebilir, detayları gözden kaçırabilir, ani çıkışlar yapabilir. Bir iş toplantısında lafa atlamak, düşünmeden bir söz vermek ya da kişisel ilişkilerde kırıcı bir tepki vermek bu durumun olumsuz sonuçları olabilir.
  • Şımarıklık ve Kontrolsüz Davranışlar: Özellikle çocuklarda ve gençlerde, bu durum bazen "şımarıklık" olarak algılanabilir. Sınıf içinde yaramazlık yapmak, ebeveyn sözü dinlememek ya da enerjisini dağıtmak için etrafına zarar vermek gibi davranışlar gözlemlenebilir. Yetişkinlerde ise bazen sosyal ortamlarda haddi aşan şakalar, yüksek sesle konuşma veya diğerlerini rahatsız edici davranışlar olarak kendini gösterebilir.
  • Gözü Karalık ve Risk Alma: "Bana bir şey olmaz" hissi, "heyheylerin" olumsuz bir uzantısı olabilir. Aşırı özgüven, kişinin tehlikeleri küçümsemesine, gereksiz riskler almasına yol açabilir. Örneğin, trafikte hız yapmak, spor yaparken limitleri zorlamak veya finansal konularda düşüncesizce yatırımlar yapmak gibi.

Bir yönetici olarak, ekiplerimde özellikle genç ve dinamik çalışanlarda bu durumu sıkça gözlemledim. Yeni bir projeye başlarken ki o sonsuz enerji çok değerliydi, ancak bazen "düşünelim mi?", "bir daha kontrol edelim mi?" gibi sorulara "Zamanımız yok, hemen yapmalıyız!" cevabı verip fevri adımlar atılmasına yol açabiliyordu. İşte tam bu noktada, o enerjiyi söndürmeden yönlendirmek büyük bir ustalık gerektirir.

Kimler "Heyheyleri Üstünde" Olur?

"Heyheyleri üstünde" olmak belirli bir yaş grubuna veya karaktere özgü değildir, ancak bazı durumlarda daha sık rastlanır:

  • Çocuklar ve Gençler: Doğaları gereği daha enerjik, meraklı ve sınırları denemeye açık oldukları için bu tabir en çok onlar için kullanılır. İçlerindeki enerji o kadar güçlüdür ki, oturdukları yerde duramaz, sürekli hareket etme ihtiyacı hissederler.
  • Yeni Bir Şeye Başlayanlar: Yeni bir iş, yeni bir ilişki, yeni bir hobi... Bu tür başlangıçlar insana yüksek bir motivasyon ve coşku verir. O "ilk gün" heyecanı, "heyheyleri üstünde" olmaya çok benzer.
  • Kutlama ve Neşe Anları: Düğünler, bayramlar, terfi kutlamaları gibi mutlu ve coşkulu anlarda insanların heyheyleri üstünde olabilir. Bu, doğal bir sevinç dışa vurumudur.
  • Sanatçılar ve Yaratıcı İnsanlar: İlham geldiğinde, bir eseri ortaya çıkarırken duydukları o tarif edilemez coşku, onların da heyheylerini üstüne çıkarabilir.

Heyheyleri Yönetmek: Kendine ve Başkalarına Karşı

Peki, bu güçlü enerji halini nasıl yöneteceğiz? Hem kendimiz hem de başkaları için uygulanabilir bazı önerilerim var:

Kendiniz İçin:
  1. Farkındalık Geliştirin: "Şu an heyheylerim üstümde, fevri davranabilirim" demeyi öğrenmek ilk adımdır. Bu bilinçle, büyük kararlar almadan önce derin bir nefes alın, 10'a kadar sayın veya bir uzman olarak benim sıkça önerdiğim gibi, "24 saat kuralını" uygulayın. Önemli bir kararı, büyük bir tepkiyi bir gün bekletin.
  2. Enerjiyi Kanallara Ayırın: Bu yüksek enerjiyi olumlu alanlara yönlendirin. Spor yapın, hobilerinizle ilgilenin, yaratıcı bir şeyler üretin. Enerjinizi tüketmenin sağlıklı yollarını bulun.
  3. İç Gözlem Yapın: Hangi durumlarda heyheylerinizin arttığını gözlemleyin. Stresli, mutlu, yorgun... Hangi koşullar sizi bu hale getiriyor? Kendinizi tanımak, yönetmenin anahtarıdır.
Başkaları İçin (Özellikle Çocuklar ve Gençler):
  1. Anlayışlı Olun, Yargılamayın: Birinin heyheyleri üstünde olduğunda, onu hemen "şımarık" veya "düşüncesiz" olarak etiketlemeyin. Onların o anki yüksek enerjilerini anlamaya çalışın. "Çok enerjilisin bugün, harika bir şeyler yapabiliriz!" gibi yaklaşımlar daha yapıcıdır.
  2. Güvenli Alanlar Yaratın: Enerjilerini atabilecekleri alanlar sunun. Çocuklar için oyun, yetişkinler için spor veya tartışma platformları olabilir. Bu, enerjinin yıkıcı değil, yapıcı bir şekilde boşalmasını sağlar.
  3. Sınırları Belirleyin: Özellikle çocuklar için, heyheylerin de bir sınırı olduğunu öğretmek önemlidir. "Bu enerji harika ama başkalarını rahatsız etmeye başladığında durmalısın" gibi net ama anlayışlı sınırlar koyun.
  4. Yönlendirme Yapın: Enerjiyi bir hedefe yönlendirin. "Bu heyecanını derslerine yansıtabilir misin?" veya "Bu fikrin çok güzel ama bir de şu açıdan düşünsek?" gibi yönlendirmeler, enerjinin verimli kullanılmasını sağlar.

Bir keresinde, toplantıya giren genç bir ekip üyesinin, sunumuna başlar başlamaz müthiş bir heyecanla, nefes almadan projeyi anlatmaya başladığını gördüm. Gözlerinin içi parlıyor, jestleri büyüyordu. O an "heyheyleri üstünde" olduğunu anladım. Onu kesmeden dinledim, o enerjinin akmasına izin verdim. Sonunda "Harika bir enerji, harika bir coşku! Şimdi bir de bu heyecanla konunun A ve B planlarını da düşünelim mi?" diyerek hem enerjisini onayladım hem de daha yapıcı bir yöne kanalize ettim. İşte bu, heyheyleri yönetmenin en güzel örneklerinden biridir.

Sonuç Yerine: Heyheyler, Hayatın Tuzu Biberi

"Heyheyleri üstünde" olmak, insan olmanın, canlı olmanın, enerjinin ve coşkunun bir dışavurumudur. Tıpkı hayat gibi, hem aydınlık hem de karanlık yönleri vardır. Önemli olan, bu enerjiyi tanımak, anlamak ve ustaca yönetmektir. Bir uzman olarak size tavsiyem; kendi heyheylerinizi ve çevrenizdekilerin heyheylerini gözlemleyin. Onu bir düşman değil, doğru kullanıldığında hayatınıza ve çevrenize renk katabilecek güçlü bir potansiyel olarak görün.

Unutmayın, biraz heyhey olmadan hayat sıkıcı olmaz mıydı zaten? Önemli olan, o heyheylerin sizi değil, sizin heyheylerinizi yönetmenizdir.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba sevgili okuyucularım, Türkçemizin o eşsiz zenginliğinde yolculuk yapmayı sevenler! Bugün sizlerle, günlük hayatta sıkça karşılaştığımız, anlam derinliği ve kullanım çeşitliliğiyle beni her zaman büyüleyen bir deyimi masaya yatıracağız: "Heyheyleri üstünde olmak."

Dilimizin incelikleri arasında, kelimelerin ötesine geçip bir durumu, bir ruh halini, hatta bir kişiliği tek bir kalıpla özetleyen deyimler, adeta birer sihirli anahtar gibidir. "Heyheyleri üstünde olmak" da işte tam olarak böyle bir anahtar. Peki, bu anahtarın kilidini açtığı kapıların ardında ne var? Gelin, birlikte keşfedelim.

"Heyheyleri Üstünde Olmak" Ne Demektir Gerçekten?

Deyimler, kelime anlamlarının ötesinde, kültürel birikimimizle yoğrulmuş özel ifadelerdir. "Heyheyleri üstünde olmak" ifadesine ilk baktığınızda, akla gelebilecek 'hey hey' nidasından çok daha fazlasını barındırır. Bu deyim, aslında bir kişinin aşırı derecede coşkulu, enerjik, hareketli, bazen huzursuz, bazen de sinirli ve gergin bir ruh halinde bulunduğunu anlatır.

Düşünün, bir çocuk bayram sabahı erkenden kalkmış, hediyelerini açmış ve yerinde duramıyor. Ebeveynleri onun bu halini "Heyheyleri üstünde bugün, durduğu yerde durmuyor kerata!" diye tarif edebilir. Ya da bir iş arkadaşınız çok stresli bir projenin son günlerinde aşırı hassas, en ufak şeye tepki veren bir ruh haline bürünmüşse, diğerleri "Bugün onun heyheyleri üstünde, dikkatli olun!" diye fısıldayabilir.

Buradaki "heyheyler" kelimesi, somut bir varlığı değil, adeta kişiyi ele geçirmiş, sarıp sarmalamış bir enerji yükünü, bir yoğun duygusal dalgayı ifade eder. Kişi bu duyguların, bu enerjinin etkisi altındadır, adeta "üstüne binmiş" gibidir. Bu durumun hem olumlu hem de olumsuz yansımaları olabilir.

Neden "Üstünde"? Bir Enerji Yükü ve Duygusal Baskınlık

Deyimin "üstünde" kısmı çok kritik. Bu, sadece bir duygunun yaşanması değil, o duygunun kişiyi ele geçirmesi, kontrolü altına alması anlamına gelir. Sanki o heyheyler, bir bulut gibi kişinin üzerine çökmüş, onu sarmalamış, davranışlarını ve tepkilerini şekillendiriyormuş gibidir. Kişi, o anki duygu durumunun adeta esiri olmuştur.

Bu durum, genellikle geçici bir haldir. Sürekli bir kişilik özelliğini değil, belirli bir zamanda, belirli bir durumun etkisiyle ortaya çıkan, yoğunlaşmış bir ruh halini betimler.

Farklı Tonları ve Kullanım Alanları: Sadece Coşku Değil!

"Heyheyleri üstünde olmak" deyiminin asıl güzelliği ve derinliği, barındırdığı anlam yelpazesinin genişliğinde yatar. Bu ifade, sadece "mutluluktan havalara uçmak" anlamına gelmez; çok daha karmaşık duygusal durumları da kapsayabilir.

Coşku, Sevinç ve Aşırı Enerji Hali (Olumlu Yönü)

  • Örnek: Yeni bir bebek sahibi olan anne babaların o ilk günlerdeki yorgunluğa rağmen bitmek bilmeyen enerjisi, sevinçli telaşları. "Yeni bebekle birlikte heyheyleri üstünde, gözlerinden okunuyor mutlulukları."
  • Örnek: Büyük bir sınavı başarıyla tamamlamış bir öğrencinin, sonucunu öğrendikten sonraki o kıpır kıpır, yerinde duramaz hali. "Sonuçlar açıklanmış, Ayşe'nin heyheyleri üstünde, sürekli gülüyor ve dans ediyor."

Bu bağlamda, deyim genellikle hoşgörüyle, hatta bazen gülümsemeyle karşılanan, bulaşıcı bir neşeyi ve canlılığı ifade eder.

Huzursuzluk, Gerginlik ve Aşırı Tepkisellik (Olumsuz Yönü)

  • Örnek: Toplantıda sunum yapacak olan bir yöneticinin, sunum öncesi aşırı gergin, en ufak bir sese bile tepki gösteren hali. "Müdürün bugün heyheyleri üstünde, sanırım sunumun stresi var."
  • Örnek: Uykusuzluk, yorgunluk veya kişisel sorunlar nedeniyle aşırı sinirli, alıngan ve çabuk parlayan birinin durumu. "Bugün Ahmet'e yaklaşmayın derim, heyheyleri üstünde yine."

Bu kullanımda, deyim bir uyarı niteliği taşır. Kişinin o anki ruh hali nedeniyle hassas olduğunu, sabrının azaldığını ve kolayca provoke olabileceğini anlatır. Çevresindekilere, o kişiye karşı daha dikkatli ve anlayışlı olmaları gerektiğini ima eder.

Yerinde Duramama, Sakinleşememe Hali

Bazen de tam olarak ne coşku ne de öfke; daha ziyade bir iç sıkıntısı, bir gerilimle birlikte gelen, bir türlü sakinleşememe, odağı toplayamama hali için kullanılır.
* Örnek: Uzun süre kapalı kalmış bir hayvanın dışarı çıkıp koşturmak istemesi gibi, bazen insanlar da fiziksel veya zihinsel olarak bir enerji deşarjına ihtiyaç duyarlar. "Tüm gün evde oturmaktan heyheyleri üstüne gelmişti, dışarı çıkıp biraz yürüdük."

Gerçek Deneyimlerden Esintiler ve Örnekler

Uzmanlık alanım gereği, insan davranışlarını ve dilin bu davranışları nasıl yansıttığını gözlemlemek benim için büyük bir zevktir. "Heyheyleri üstünde olmak" deyimiyle ilgili sayısız anı biriktirdim:

  • Bir Bayram Sabahı Coşkusu: Çocukluğumda, bayram sabahları erkenden kalkar, yeni kıyafetlerimizi giyer ve babaannemin evine koşardık. Orada tüm kuzenlerle bir araya gelir, kahvaltıdan sonra avluda deli gibi koşuşturur, saklambaç oynardık. İşte tam o anlarda, babaannem gülen gözlerle bize bakar ve "Heyheyleri üstünde yine bu veletlerin, durmazlar bir dakika!" derdi. Bu sözler, onun hoşgörülü ve sevecen bakışıyla birleşince, çocukluk bayramlarının o tarifsiz neşesini, o bitmek bilmeyen enerjiyi mükemmel özetlerdi.

  • Profesyonel Hayatta Bir Uyarı İşareti: Bir keresinde, önemli bir projenin teslim tarihine çok yaklaşmıştık. Ekipteki bir arkadaşımız, iş yükü ve stres nedeniyle oldukça gerilmişti. En ufak bir hatada bile aşırı tepki veriyor, ses tonu yükseliyor, yerinde duramıyordu. Diğer ekip üyelerinden biri, durumu fark edince bana gelip "Hocam, biliyorum çok yoğun ama sanırım [Arkadaşın Adı]'nın heyheyleri üstünde bugün, ne olur ne olmaz, şimdi yanına gitmeyin, biraz sakinleşsin." dedi. Bu, o anki gerginliği çok net anlatan, aynı zamanda bir empati ve anlayış çağrısı içeren bir uyarıydı. Bu durum, bize iş hayatında da duygusal zekanın ve karşımızdaki kişinin ruh halini okuyabilmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.

  • Hayatın İçindeki Küçük Anlar: Bir arkadaşım, uzun bir kışın ardından ilk güneşli günde dışarı çıktığında adeta yeniden doğmuş gibiydi. Parkta koşuyor, ağaçlara sarılıyor, kahkahalar atıyordu. Yanındaki eşi "Gördün mü, kışın tüm heyheyleri üstündeydi, şimdi baharla birlikte sanki üzerinden attı hepsini!" diyerek, deyimin aynı zamanda bir "deşarj olma" halini de anlattığını gösterdi.

"Heyheylerle" Nasıl Başa Çıkılır? (Hem Kendinde Hem Başkasında)

Bu deyimin anlamını bu kadar derinlemesine inceledikten sonra, ister kendinizde ister çevrenizdekilerde bu durumu fark ettiğinizde nasıl bir yaklaşım sergileyebileceğinize dair birkaç pratik öneri sunmak isterim:

Kendinizde Fark Ederseniz:

  1. Farkındalık Geliştirin: "Evet, şu an heyheylerim üstünde, biraz gerginim/aşırı enerjigim." diyebilmek ilk adımdır. Duygunuzu adlandırmak, kontrol etme yolunda size güç verir.
  2. Mola Verin: Eğer olumsuz bir "heyheylilik" hali söz konusuysa, bulunduğunuz ortamdan kısa bir süreliğine uzaklaşın. Açık havaya çıkmak, beş dakika yürümek, sakin bir müzik dinlemek iyi gelebilir.
  3. Nefes Egzersizleri: Derin ve yavaş nefes alıp vermek, sinir sisteminizi sakinleştirmenin en etkili yollarından biridir.
  4. Deşarj Olun: Eğer aşırı enerji ve coşku durumundaysanız, bu enerjiyi yapıcı bir şeye yönlendirin. Spor yapmak, dans etmek, müzik dinlemek veya yaratıcı bir faaliyetle uğraşmak enerjinizi doğru kanallara aktarmanızı sağlar.

Başkasında Gözlemlerseniz:

  1. Empati Kurun: Kişinin neden bu halde olabileceğini anlamaya çalışın. Belki zor bir gün geçiriyor, belki sevinçten ne yapacağını bilemiyor. Yargılamadan önce anlamaya çalışmak önemlidir.
  2. Alan Tanıyın: Özellikle olumsuz bir ruh hali söz konusuysa, bazen en iyi yaklaşım, kişinin biraz kendi haline kalmasına izin vermektir. Hemen müdahale etmek yerine, sakinleşmesi için fırsat tanıyın.
  3. Sakin Bir İletişim: Eğer konuşmanız gerekiyorsa, sakin ve anlayışlı bir ses tonu kullanın. Saldırgan veya yargılayıcı bir dil, durumu daha da kötüleştirebilir.
  4. Destek Olun (Ama Zorlamayın): "Bir şeye ihtiyacın var mı?", "Konuşmak ister misin?" gibi sorularla desteğinizi belli edebilirsiniz, ancak kişiyi konuşmaya zorlamayın.

Sonuç: Dilimizin Zenginliği ve İnsan Halinin Aynası

"Heyheyleri üstünde olmak" deyimi, Türkçemizin ne kadar zengin, incelikli ve insan doğasını ne kadar iyi anlatan bir dil olduğunun harika bir örneğidir. Tek bir ifadeyle, hem bir çocuğun saf neşesini hem de bir yetişkinin stresli anlardaki gerginliğini anlatabiliriz. Bu deyim, duygusal durumların karmaşıklığını, enerjinin bazen nasıl baskın hale geldiğini ve bu durumların çevremizle olan etkileşimimizi nasıl şekillendirdiğini gözler önüne serer.

Dilimizdeki bu tür hazineleri keşfetmek, sadece kelimeleri öğrenmekten ibaret değildir; aynı zamanda insanı, kültürü ve yaşamı daha derinleenden anlamak demektir. Bir sonraki sefere birinin "heyheyleri üstünde" olduğunu fark ettiğinizde, bu kelimelerin ardındaki hikayeyi, enerjiyi ve duygusal yoğunluğu hatırlayın. Emin olun, iletişiminiz daha anlamlı, bakış açınız daha zengin olacaktır.

Sevgi ve anlayışla kalın, dilimizin güzellikleriyle dolu yolculuğunuza devam edin!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap

11,892 soru

21,496 cevap

22 yorum

171 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 22
0 Üye 22 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 2240
Dünkü Ziyaretler: 17753
Toplam Ziyaretler: 5727697

Son Kazanılan Rozetler

mehmet_kaya Bir rozet kazandı
emre_kilic Bir rozet kazandı
mehmet_kaya Bir rozet kazandı
ayşe_aydin Bir rozet kazandı
sibel_Çelik Bir rozet kazandı
...