Eski toprak, tarımsal verimlilik açısından bakıldığında, tarlaların uzun yıllar boyunca sürekli ekim-hasat döngüsüne girmesiyle oluşan, fiziksel ve kimyasal yapısı yıpranmış toprak türünü ifade eder. Ancak bu terim, yalnızca "yaşlı toprak" anlamına gelmez; aynı zamanda toprak yapısının bozulması, organik madde oranının düşmesi ve besin elementlerinin tükendiği bir durumu tanımlar.
Modern tarımda "toprak yorgunluğu" (soil fatigue) olarak da bilinen bu durum, bitkilerin kök sisteminin sağlıklı gelişmesini engeller. Eski topraklarda genellikle şu sorunlar görülür:
Elini toprağa batırdığında eğer toprak kütlenmiş, sertleşmiş ve suyu hemen emmeyen bir yapıdaysa, büyük ihtimalle eski toprakla karşı karşıyasın. Ayrıca, bu topraklarda yetiştirilen bitkilerde yaprak sararması, cılız büyüme ve verim düşüklüğü gibi belirtiler sıkça görülür. Benim kendi bahçemde yıllarca aynı sebze türlerini yetiştirdiğim köşelerde toprak rengi koyulaştı ve dokusu killeşti; bu, toprağın "yorgun" olduğunun en net işaretiydi.
Eski toprağı yeniden canlandırmak için şu adımları uygulaman şart:
Sonuç olarak, eski toprak bir "ceza" değil, müdahale bekleyen bir uyarıdır. Doğru yönetildiğinde, verimliliğini kısa sürede geri kazanabilir.