Edebi akım, belirli bir dönemde, coğrafyada ve toplumsal yapıda ortaya çıkan, ortak estetik ilkeleri, felsefi varsayımları ve teknik yapıları paylaşan yazarların oluşturduğu kolektif sanatsal hareketin bütünüdür. Sadece "nasıl yazıldığı" değil, "neden" ve "için" yazıldığı sorularının da cevabıdır.
Bir akımı diğerlerinden ayıran üç temel sütun vardır:
Çoğu kişi akım ile türü (roman, şiir, oyun) karıştırır. Bu hatalıdır. Bir akım birden fazla türde kendini gösterebilir. Gökten Üç Elma Düştü (Oğuz Atay) bir roman türündedir ama içeriği ve yapısıyla Yeni Dalga (Modernizm/Postmodernizm) akımının özelliklerini taşır. Akım, eserin "ne" olduğu değil, "nasıl" ve "hangi ruh haliyle" kaleme alındığıyla ilgilidir.
Bir eseri okurken akımını belirlemek için şu soruyu kendine sor: "Yazar, gerçeği olduğu gibi mi sunuyor, yoksa onu süsleyerek mi, çarpıtarak mı ya da parçalayarak mı anlatıyor?"
Bu ayrımı yapmak, sadece sınav puanını değil, metnin derinliklerindeki yazarın niyetini de çözmeni sağlar. Bir metni okurken "bu yazar neden bu kelimeyi seçti?" sorusunu sorduğunda, aslında o akımın felsefi çatısına dokunmuş olursun.