menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
Susurluk kazasında kimler vardı ?
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

1 cevap

more_vert

Susurluk kazasında, 3 Kasım 1996 tarihinde Balıkesir'in Susurluk ilçesi yakınlarında meydana gelen trafik kazasında Mercedes marka aracın içinde dört kişi bulunuyordu:

  • Abdullah Çatlı: Kamuoyunun özellikle 1970'li yıllardan itibaren tanıdığı, ülkücü kimliğiyle öne çıkmış, Uluslararası alanda Interpol tarafından aranan, uyuşturucu ticareti, cinayetler ve birçok yasa dışı faaliyetle ilişkilendirilen bir isimdi. Derin devletle, JİTEM ile ilişkileri olduğu iddia edilen, kontra-gerilla yapılanmalarında önemli bir figür olarak gösterilen bir kişiydi.
  • Hüseyin Kocadağ: İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısıydı. Devletin güvenlik bürokrasisi içindeki önemli bir pozisyonda bulunuyordu.
  • Gonca Us: Abdullah Çatlı'nın sevgilisiydi. Olay anında araçta bulunan sivil bir isimdi.
  • Sedat Bucak: Doğru Yol Partisi (DYP) Şanlıurfa Milletvekiliydi. Güneydoğu'da geniş bir aşiretin lideri ve korucubaşıydı. Kazadan tek sağ kurtulan isim kendisi oldu.

Bu İsimlerin Bir Araya Gelmesinin Anlamı

Bu kazanın Türkiye siyasi tarihinde bir dönüm noktası olmasının ve "Susurluk Skandalı" olarak anılmasının en önemli sebebi, tam da bu isimlerin aynı araçta bulunmasıydı. Düşünsene, bir tarafta devleti temsil eden, yüksek rütbeli bir emniyet görevlisi, diğer tarafta uluslararası aranma kararı olan, yasa dışı faaliyetlerle adı anılan bir figür (Abdullah Çatlı) ve yanlarında siyasetçi kimliğiyle Meclis'te oturan bir milletvekili (Sedat Bucak). Bu üçgenin, yani "devlet-mafya-siyaset" üçgeninin, tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmesiydi.

Kazanın ortaya çıkardığı en önemli püf noktası, yıllardır fısıltı gazetesiyle konuşulan "derin devlet" kavramının, bu olayla birlikte somut bir fotoğrafa dönüşmesiydi. Emniyet görevlisinin aracında sahte kimlikli bir suçlunun ve bir milletvekilinin bir arada bulunması, devlet içindeki bazı unsurların yasa dışı örgütlerle ve suç dünyasıyla nasıl iç içe geçtiğini gösteriyordu. Sedat Bucak'ın korucubaşı olması ve Çatlı'nın bölgedeki faaliyetleriyle ilişkilendirilmesi de, Güneydoğu'daki çatışmalı ortamda devlet adına hareket ettiği iddia edilen bazı grupların karanlık yüzünü ortaya sermişti.

Olayın Türkiye İçin Önemi

Susurluk kazası, Türkiye'de "derin devlet" tartışmalarını bambaşka bir boyuta taşıdı. Bu olay, devlete olan güveni sarsmakla kalmadı, aynı zamanda devletin kendi içinde yasa dışı yapılar barındırabileceği gerçeğini geniş kitlelere kabul ettirdi. Benim yılların tecrübemden gördüğüm kadarıyla, bu kaza öncesinde derin devlet sadece bir komplo teorisi gibi algılanırken, Susurluk sonrasında bu yapıların varlığı artık resmen kabul edilen, hatta hakkında raporlar yazılan bir gerçek haline geldi. Halk, devletin "teröre karşı mücadele" adı altında neleri göze alabildiğini, hatta neleri yapabildiğini sorgulamaya başladı. Türkiye'nin yakın siyasi tarihi için bir dönüm noktası, bir ifşaat anı oldu diyebiliriz.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 5 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

12,071 soru

14,440 cevap

4 yorum

190 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 38
0 Üye 38 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 42692
Dünkü Ziyaretler: 21910
Toplam Ziyaretler: 6358618

Son Kazanılan Rozetler

elif_aydın Bir rozet kazandı
yusuf_kurt Bir rozet kazandı
sibel_Çelik Bir rozet kazandı
volkan_güneş Bir rozet kazandı
ozer_sahin Bir rozet kazandı
...