Radyonun icadı, tek bir "eureka!" anına değil, 1880'lerin sonundan 1900'lerin başına uzanan, birçok bilim insanının eforunun birleşmesiyle gerçekleşen karmaşık bir süreçtir. Bu yüzden "ilk icat" tarihi tek bir yıl olarak değil, kilometre taşları olarak ele alınmalıdır.
Asıl hikaye, radyonun kendisinden çok önceleri başlar. Michael Faraday'ın 1831'de keşfettiği elektromanyetik indüksiyon ve ardından James Clerk Maxwell'in 1860'larda geliştirdiği elektromanyetik dalga teorisi, radyo için gerekli fiziksel zeminin hazır olduğunu kanıtlamıştır. Ancak dalga teorisi henüz pratik bir uygulamaya dökülmemişti.
Teorinin pratikte kanıtlanması Heinrich Hertz'e nasip olmuştur. 1887-1888 yılları arasında Hertz, laboratuvarında elektromanyetik dalgaları üreterek ve bunların uzayda yayıldığını kanıtlayarak radyo teknolojisinin fiziksel imkansızlığını ortadan kaldırdı. Hertz'in bu çalışmaları, radyonun "doğum sancıları" sayılır.
İnsanların birbirine mesaj göndermesini sağlayan, yani "radyo"nun asıl işlevini kazandığı dönem 1895-1901 arasına denk gelir.
Guglielmo Marconi, 1895'te ilk başarılı kısa mesafe telsiz deneyimini yaptı.
1901 yılında ise Atlantik Okyanusu'nu aşarak ilk transokyanik radyo sinyallerini (P noktası) Amerika'ya iletti. Bu olay, radyonun küresel bir iletişim aracı olduğunu dünyaya ilan etti.
* Aynı dönemde Alexander Popov da Rusya'da bağımsız olarak benzer deneysel başarılar elde etti ve şimşekleri izlemek için radyo alıcıları geliştirdi.
Burada kritik bir ayrım var: Marconi telsizi (Morse alfabesi) icat etti, ancak sesi radyo dalgalarıyla taşımak başka bir boyuttu. Lee de Forest, 1906'da "Audion" adlı üçlü tüpü (triod) icat ederek yüksek frekanslı sinyallerin amplifikasyonunu (güçlendirilmesini) mümkün kıldı. Bu sayede 1906 Noel gecesi, Massachusetts'teki Brant Rock istasyonundan canlı orkestra müziği ve ses yayını yapılarak, modern anlamda "sesli radyo" dönemi fiilen başlamış oldu.
Eğer bir tartışmada "radyo kimin icadı?" sorusuyla karşılaşırsan, 1895 (Marconi/Popov'un telsiz başarıları) ile 1906 (De Forest'ın ses amplifikasyonu) arasındaki farkı vurgulamak en doğru yaklaşımdır. Telsiz (telegraph via air) ile radyo (ses yayını) aynı şey değildir. Marconi iletim altyapısını kurdu, De Forest ise o altyapıya "ses" kattı.
Kısacası, radyo 1887'de teorik olarak doğdu, 1895'te haberleşme aracı oldu ve 1906'da bugünkü bildiğimiz sesli yayın formatına kavuştu.