Bodrum Kalesi’nin inşası, tek bir tarihe sığdırılamayacak kadar katmanlı ve stratejik bir süreçtir. Burası, tarihin en büyük limanlardan biri olan Halikarnas’ın yamacında yükselen, üç ayrı dönemin izlerini taşıyan devasa bir yapıdır. Yani "ne zaman" sorusunun cevabı, aslında bu üç katmanı anlamakla mümkündür.
Kalenin temeli, aslında Osmanlılardan binlerce yıl öncesine, MÖ 4. yüzyıla dayanır. Miletoslu mimar Hippodamos tarafından planlanan Halikarnas şehri, doğal bir yarımada üzerine kuruluydu. Şehri korumak için deniz tarafı hariç üç yönden surlarla çevrilmişti. Bugün kaleyi gezerken gördüğünüz o devasa taş blokların bir kısmı, bu antik dönemden kalma temellerin üzerine oturtulmuştur. Püf nokta: Kaleyi gezerken duvarların en alt katmanlarına bakın; oradaki taş işçiliği, modern Osmanlı taşçılığından belirgin şekilde farklı, daha ham ve antik bir karaktere sahiptir.
İkinci kritik dönüm noktası, 1402-1404 yıllarıdır. Haçlı Seferleri sırasında bölgeyi kontrol eden Rodos Şövalyeleri (St. John Şövalyeleri), Halikarnas’ın yerine yeni bir kale inşa etmeye karar verdi. Eski Hristiyan mezarlığı ve tapınak alanının üzerine, denizi ve karadan gelen tehditleri aynı anda püskürtecek şekilde St. Peter Kilisesi (Hagia Sophia) inşa edildi. Bu dönemde kale, özellikle Kuzey ve Güney burçlarıyla günümüzdeki hâlinin iskeletini oluşturdu.
Bodrum Kalesi’nin bugünkü görkemli hâlini alması ise 1522 yılıyla başlar. Yavuz Sultan Selim’in emriyle başlayan ve Kanuni Sultan Süleyman döneminde tamamlanan süreçte, kale Osmanlı mimari anlayışıyla yeniden düzenlendi. Rodos Şövalyeleri’nin burçları korunarak, aralarına yeni kapılar, surlar ve iç avlu düzenlemeleri eklendi. 1522-1525 tarihleri arasında yapılan bu çalışmalar, kaleye hem savunma gücü hem de estetik bir bütünlük kazandırdı.
Kalede gezerken dikkat ederseniz, Kuzey Burcu’nun (Deniz Burcu) girişindeki aslan heykeli, 16. yüzyıl Osmanlı işçiliğinin zirvesini temsil eder. Ancak burcun iç kısımlarında hâlâ Hristiyan döneminde kullanılan mezar odalarının izlerini görebilirsiniz. Bu katmanlaşma, Bodrum Kalesi’nin sadece bir savunma yapısı değil, tarihin katman katman üst üste bindiği bir açık hava müzesi olduğunu kanıtlar.
Sonuç olarak, Bodrum Kalesi’nin inşaat süreci MÖ 4. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar uzanan, kırk asırlık bir birikimin ürünüdür. Ancak günümüzde gördüğünüz, turistlerin akın ettiği o tanınır form, 1522-1525 yıllarındaki Osmanlı yenileme projesiyle tamamlanmıştır.