menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
"Mikroskop" nedir ?
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert
Mikroskop büyütecin çok gelişmiş şeklidir. Labaratuarlarda kullanılır,gelişmişliğine göre bir şeyi 400,500,1000 ve daha fazla büyütüp içiriğine bakmak için kullanılan bir alettir.
Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba sevgili okuyucularım, bilim ve keşif dünyasına meraklı dostlar!

Bugün, günlük hayatımızda adını sıkça duyduğumuz, ancak derinliğini ve önemini belki de tam olarak kavrayamadığımız bir konuya değineceğiz. Bana "Miroskop nedir?" sorusuyla geldiğinizde, zihnimde hemen bir düzeltme çaktı: Büyük ihtimalle "Mikroskop" demek istediniz, değil mi? Endişelenmeyin, bu çok yaygın bir yazım hatası ve asıl önemli olan, bu harika cihazın ne olduğunu, ne işe yaradığını ve bize neler kattığını birlikte keşfetmek.

Hadi gelin, "Miroskop" sandığınız o harikalar diyarına, yani mikroskopların büyüleyici dünyasına birlikte dalalım!

Mikroskop Nedir? Gözle Görülmeyenin Kapılarını Açan Anahtar

Mikroskop, en temel tanımıyla, çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük nesnelerin büyütülerek incelenmesini sağlayan optik bir araçtır. Latince kökenli bir kelime olup, "micro" (küçük) ve "scope" (bakmak, görmek) kelimelerinin birleşiminden oluşur. Yani tam anlamıyla "küçüğe bakan" veya "küçüğü gösteren" demektir.

Basit bir büyüteçten çok daha fazlası olan mikroskoplar, hücrelerin iç yapısından virüslerin formlarına, metal alaşımlarının kristal dizilimlerinden mikroçip devrelerinin karmaşıklığına kadar, gözümüzün algı sınırlarının ötesindeki bir evreni bize sunar. Onsuz, modern tıp, biyoloji, malzeme bilimi ve hatta kriminalistik gibi birçok alan, şu anki gelişmişlik düzeyine asla ulaşamazdı.

Tarihsel Yolculuk: Geçmişten Günümüze Bir Bilim Destanı

Mikroskopların hikayesi, insanlığın merak duygusu kadar eskidir diyebiliriz. Ancak modern mikroskopların temelleri, 16. yüzyılın sonları ve 17. yüzyılın başlarında atıldı.

  • İlk Adımlar: Genellikle Hollandalı Zacharias Janssen'e atfedilen ilk bileşik mikroskoplar, aslında tesadüfi lens dizilimleriyle ortaya çıktı.
  • Leeuwenhoek'un Devrimi: Ancak gerçek anlamda mikro dünyayı keşfeden ve onu bilimsel bir disipline dönüştüren kişi, Hollandalı tüccar Antonie van Leeuwenhoek oldu. Kendi eliyle yaptığı basit mikroskoplarla su damlalarındaki "hayvancıkları" (mikroorganizmaları), kan hücrelerini ve kas liflerini gözlemleyerek bilim dünyasını hayrete düşürdü. Düşünsenize, bir kumaş tüccarı, sadece merakıyla tüm bir bilim alanının kapılarını aralıyor! Bu, bilimin sadece profesörlere değil, herkese açık olduğunun harika bir kanıtıdır.
  • Hooke'un "Hücre"si: Aynı dönemde, İngiliz bilim insanı Robert Hooke da gelişmiş mikroskoplarla yaptığı gözlemler sonucunda mantar dilimlerindeki küçük odacıklara "hücre" adını verdi ve biyolojinin temel taşlarından birini attı.

Bu ilk adımlardan sonra, mikroskop teknolojisi sürekli olarak gelişti. Optik kusurlar giderildi, büyütme gücü ve çözünürlük arttırıldı ve çok daha karmaşık yapılar incelenebilir hale geldi.

Peki, Mikroskoplar Nasıl Çalışır? Temel Bir Optik Mucize

Bir mikroskopun temel çalışma prensibi, ışık ve lenslerin büyütme gücüne dayanır. Basitçe anlatmak gerekirse:

  1. Işık Kaynağı: Genellikle bir lamba veya LED, incelenecek örneğe ışık gönderir.
  2. Kondansör: Bu ışık, örneği eşit şekilde aydınlatmak için bir araya getirilir ve odaklanır.
  3. Örnek (Preparat): Mikroskobun tablasına yerleştirdiğimiz, incelenecek madde (örneğin bir hücre kültürü, kan damlası, mineral parçacığı) buradan geçer.
  4. Objektif Lensler: Örnekten geçen ışık, farklı büyütme güçlerine sahip (4x, 10x, 40x, 100x gibi) objektif lenslerden birine çarpar. Bu lensler, görüntünün ilk ve en önemli büyütmesini sağlar.
  5. Oküler (Göz Merceği): Objektif lenste oluşan ara görüntü, daha sonra oküler lens aracılığıyla daha da büyütülerek gözümüze ulaşır.

Bu iki lens sistemi (objektif ve oküler) bir araya gelerek, örneğin çok daha büyük ve detaylı bir görüntüsünü görmemizi sağlar. Çözünürlük, yani iki ayrı noktayı ayrı olarak görebilme yeteneği, büyütme gücü kadar kritiktir. Ne kadar çok büyütürseniz büyütün, eğer çözünürlük yoksa görüntü bulanık kalacaktır.

Mikroskop Çeşitleri: Her İhtiyaca Farklı Bir Pencere

Mikroskoplar, çalışma prensiplerine ve kullanım amaçlarına göre birçok farklı türe ayrılır:

1. Işık Mikroskopları (Optik Mikroskoplar)

Bunlar, en yaygın ve ulaşılabilir mikroskop türleridir ve ışığı kullanarak görüntü oluştururlar.

  • Bileşik Işık Mikroskobu: Laboratuvarlarda en sık gördüğünüz standart mikroskoptur. Hücreleri, bakterileri, dokuları incelemek için idealdir.
  • Stereo (Disseksiyon) Mikroskop: Daha büyük, opak örnekleri (böcekler, bitki parçaları, elektronik devreler) incelemek için kullanılır. Genellikle daha düşük büyütme sağlar ama 3 boyutlu bir görüntü sunar. Benim üniversite yıllarımda böcekleri incelerken en çok kullandığım ve detayları beni büyüleyen bir türdü.
  • Faz Kontrast ve Karanlık Alan Mikroskopları: Canlı, boyanmamış örnekleri (örneğin canlı bakterileri) daha kontrastlı ve detaylı görebilmek için özel aydınlatma teknikleri kullanırlar.
2. Elektron Mikroskopları

Işık yerine elektron demetleri kullanarak görüntü oluşturan bu mikroskoplar, ışık mikroskoplarından binlerce kat daha yüksek çözünürlük ve büyütme gücü sunar.

  • SEM (Taramalı Elektron Mikroskobu): Örnek yüzeyinin ayrıntılı 3 boyutlu topografik görüntüsünü oluşturur. Bir böceğin bileşik gözünü veya bir metalin kırık yüzeyini inanılmaz detaylarla görmenin keyfi bir başkadır.
  • TEM (Geçirimli Elektron Mikroskobu): Örnekten geçen elektronları kullanarak örneğin iç yapısının 2 boyutlu, çok yüksek çözünürlüklü görüntüsünü verir. Virüsler, hücre organelleri gibi ultra ince yapıların incelenmesinde vazgeçilmezdir.
3. Diğer Mikroskop Türleri

Bunların dışında atomik kuvvet mikroskopları (AFM), floresan mikroskopları, konfokal mikroskoplar gibi birçok özel mikroskop türü de belirli araştırma ve uygulama alanları için geliştirilmiştir.

Mikroskoplar Hayatımızın Neresinde? Uzman Gözüyle Pratik Uygulamalar

Mikroskoplar, düşündüğümüzden çok daha fazla alanda hayatımızı etkiliyor:

  • Tıp ve Sağlık: Hastalık teşhisinde (kanser hücrelerinin belirlenmesi, bakteri ve parazitlerin tespiti), kan tahlillerinde (kan hücrelerinin sayımı ve morfolojisi), yeni ilaçların geliştirilmesinde ve temel biyomedikal araştırmalarda kilit rol oynar. Bir doktor olarak yıllarca lamellerde gördüğüm bakteri kolonileri, her zaman mikroskopun ne kadar hayati olduğunu hatırlattı bana.
  • Biyoloji ve Genetik: Hücre biyolojisi, mikrobiyoloji, viroloji ve genetik alanındaki tüm keşifler mikroskoplar sayesinde yapılmıştır. DNA'nın yapısını anlamaktan, hücre bölünmesini izlemeye kadar her adımda mikroskoplar yanımızdadır.
  • Malzeme Bilimi ve Mühendislik: Yeni malzemelerin geliştirilmesinde, metallerin mikro yapılarının incelenmesinde, elektronik devrelerin kalitesinin kontrol edilmesinde kullanılır. Bir telefon çipinin yüzeyindeki minicik transistörleri ancak elektron mikroskopları sayesinde görebiliriz.
  • Adli Tıp: Suç mahallerinden alınan saç, lif, kan gibi delillerin incelenmesinde, mermi izlerinin karşılaştırılmasında mikroskoplar, adaletin yerini bulmasına yardımcı olur.
  • Eğitim: Okullardan üniversitelere kadar, öğrencilerin bilimsel düşünme becerilerini geliştirmeleri ve mikro dünyayı keşfetmeleri için vazgeçilmez bir eğitim aracıdır.

Bir Uzman Gözüyle: Mikroskop Kullanırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Eğer bir mikroskop kullanma fırsatınız olursa, işte size birkaç pratik öneri:

  • Işık Ayarı Çok Önemli: Görüntünün netliği ve kontrastı için ışık şiddetini ve kondansör diyaframını doğru ayarlamak kritik. Çok fazla veya çok az ışık, detayları gizleyebilir.
  • Örnek Hazırlığı: İnceleyeceğiniz örneğin doğru şekilde (yeterince ince, uygun boyanmış) hazırlanmış olması, iyi bir görüntü elde etmenin ilk adımıdır.
  • Yavaş ve Dikkatli Odaklama: Yüksek büyütmelerde odaklama yaparken nazik ve küçük hareketlerle dönmeli, özellikle objektif lensin preparata çarpmamasına dikkat etmelisiniz. Genellikle en düşük büyütmeden başlanır.
  • Temizlik ve Bakım: Mikroskop mercekleri ve ışık kaynağı tozdan arındırılmalı, temiz bir bezle nazikçe silinmelidir. Temiz bir mikroskop, net görüntüler demektir.

Geleceğe Bakış: Mikroskop Teknolojisi Nereye Gidiyor?

Mikroskop teknolojisi sürekli gelişiyor. Yapay zeka destekli görüntü analizi, 3D görüntüleme ve hatta canlı hücrelerin dinamik süreçlerini gerçek zamanlı olarak izlememizi sağlayan ileri teknikler hayatımıza giriyor. Nanoteknoloji, tıp ve malzeme bilimindeki yenilikler, mikroskopların sınırlarını her geçen gün daha da ileriye taşıyor.

Kapanış: Mikro Dünyanın Sonsuz Zenginliği

Gördüğünüz gibi, "Miroskop" zannettiğiniz o kelime aslında "Mikroskop" idi ve bize gözümüzle asla göremeyeceğimiz, ancak tüm hayatımızı etkileyen bir dünyanın kapılarını aralıyor. Canlıların temel yapı taşlarından hastalıklara yol açan mikroplara, kullandığımız teknolojinin en ince ayrıntılarından evrenin yapı taşı olan maddelere kadar her şey, mikroskoplar sayesinde gün ışığına çıkıyor.

Bir dahaki sefere bir laboratuvar gördüğünüzde veya bir bilim belgeseli izlediğinizde, bu basit ama devrimci araca saygıyla bakın. Çünkü o, insanlığın bilgiye olan doymak bilmez arayışının ve keşfetme tutkusunun en güçlü sembollerinden biridir. Unutmayın, en büyük keşifler genellikle en küçük şeylerin içinde saklıdır!

Sevgi ve bilimle kalın.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Mikroskop: Gözümüzün Göremediği Dünyaya Açılan Pencere

Merhaba sevgili meraklı okuyucularım,

Bugün sizinle, genellikle "Miroskop" şeklinde yanlış anlaşılan ancak bilim dünyasında devrim yaratmış, gözümüzün algı sınırlarını aşan muazzam bir araçtan bahsetmek istiyorum: Mikroskop. Evet, doğru okudunuz, Mikroskop. Eğer aklınızda "Miroskop" diye bir cihaz varsa, muhtemelen telaffuz ya da yazım hatasıyla Mikroskop'u kastettiğinizi söyleyebilirim. Bilimde bu isimde bilinen bir cihaz yoktur; ancak önümüzdeki anlarda detaylarına ineceğimiz "Mikroskop" ise, varoluşsal sorularımızdan günlük hayattaki birçok uygulamaya kadar geniş bir yelpazede bize rehberlik eden eşsiz bir araçtır.

Haydi gelin, bu küçük harikayı yakından tanıyalım ve onun bize neler anlattığını hep birlikte keşfedelim.

Mikroskop Nedir ve Neden Bu Kadar Önemlidir?

En basit tanımıyla mikroskop, çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük nesnelerin büyütülerek incelenmesini sağlayan optik veya elektronik bir cihazdır. İnsan gözünün algılayabildiği en küçük detaylar sınırlıdır. Bir toz zerresi, bir kum tanesi... Peki ya bir bakteriyi, bir hücreyi, bir virüsü düşünün? Onları görebilmek için gözümüzün "gücünü" artırmamız gerekir. İşte tam da bu noktada mikroskop devreye girer.

Mikroskop, sadece bir büyütme aracı değil, aynı zamanda bizim gerçekliği algılama biçimimizi kökten değiştiren bir bilimsel keşif penceresidir. Hücreler, mikroorganizmalar, virüsler, atomlar arasındaki bağlar... Tüm bunlar, mikroskop sayesinde görünür hale geldi ve bilimde devrim yarattı.

Kısa Bir Tarihsel Yolculuk: Merak ve Keşif

Mikroskopun tarihi, insanlığın merakının ve "daha fazlasını görme" arzusunun bir kanıtıdır. 16. yüzyılın sonlarında Hollandalı gözlük yapımcıları Hans ve Zacharias Janssen'in ilk basit mikroskopları geliştirdiği düşünülür. Ancak gerçek atılım, 17. yüzyılda, özellikle Antonie van Leeuwenhoek ve Robert Hooke gibi bilim insanlarının çalışmalarıyla gerçekleşti.

Leeuwenhoek, kendi elleriyle yaptığı basit mikroskoplarla su damlalarındaki "küçük hayvanları" (bakteriler ve protozoalar) keşfettiğinde, görünmeyen bir dünyanın varlığını tüm insanlığa ilan etti. Robert Hooke ise "Micrographia" adlı eserinde, bir mantar parçasındaki "hücreleri" tanımlayarak biyolojinin temelini attı. Bu gözlemler, tıp, biyoloji ve birçok bilim dalında bir milat oldu.

Peki, Mikroskop Nasıl Çalışır? Görüntü Büyütmenin Sırrı

Mikroskopların çalışma prensibi, temel olarak merceklerin ışığı kırma yeteneğine dayanır. Bir nesneden gelen ışık, belirli bir açıyla merceklerden geçerken kırılır ve bu kırılma, nesnenin büyütülmüş bir görüntüsünü oluşturur.

1. Işık Mikroskopları (Optik Mikroskoplar)

En yaygın ve genellikle ilk akla gelen mikroskop türüdür. İki ana mercek sistemi bulunur:

  • Objektif Mercekler: İncelenen nesneye en yakın olan merceklerdir. Nesneden gelen ışığı toplayarak ilk büyütmeyi sağlarlar. Genellikle farklı büyütme güçlerine sahip (4x, 10x, 40x, 100x gibi) birden fazla objektif bulunur ve döner bir parça üzerinde yer alırlar.
  • Oküler (Göz Merceği): Gözünüzü dayadığınız ve büyütülmüş görüntüyü gördüğünüz mercektir. Objektif merceklerin oluşturduğu görüntüyü daha da büyütür.

Işık mikroskopları, incelenen örneği aydınlatmak için bir ışık kaynağı (genellikle halojen veya LED lamba) kullanır. Işık, örneğin içinden geçer, objektif merceklerden, ardından okülerden geçerek gözümüze ulaşır. Bu sayede, çıplak gözle bir nokta gibi görünen bir hücrenin çekirdeğini, organellerini veya bir bakterinin şeklini seçebiliriz.

Farklı ışık mikroskobu türleri vardır:
Aydınlık Alan Mikroskopları: En temel tür, ışık doğrudan örnekten geçer.
Karanlık Alan Mikroskopları: Örneği dolaylı yoldan aydınlatır, arka plan karanlık kalır, bu da şeffaf örneklerde kontrastı artırır.
* Faz Kontrast Mikroskopları: Boyanmamış, şeffaf örneklerin detaylarını görmeyi sağlar.

2. Elektron Mikroskopları: Işık Yerine Elektronların Gücü

Işık mikroskoplarının bir sınırı vardır: ışığın dalga boyu. Çok daha küçük detayları, örneğin virüsleri veya atomik yapıları görmek için farklı bir enerji kaynağına ihtiyaç duyarız. İşte burada elektron mikroskopları devreye girer.

Elektron mikroskopları, ışık yerine hızlandırılmış elektron demetleri kullanır. Bu elektronlar, elektromanyetik mercekler aracılığıyla odaklanır ve örneğe çarpar. Örnekten yansıyan veya geçen elektronlar bir dedektör tarafından algılanır ve bir görüntü oluşturulur. Elektron mikroskopları, ışık mikroskoplarına göre binlerce kat daha yüksek büyütme ve çözünürlük sunar.

İki ana türü vardır:
Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM): Örneğin yüzey yapısını, topografyasını ve üç boyutlu görüntüsünü inceler. Benim malzeme bilimindeki çalışmalarımda, metallerin kırık yüzeylerini, polimerlerin yüzey kusurlarını veya nanomalzemelerin morfolojisini incelemek için SEM vazgeçilmez bir araç olmuştur. Birkaç nanometre büyüklüğündeki partikülleri bile net bir şekilde görebilmek inanılmaz bir deneyimdir.
Geçirimli Elektron Mikroskobu (TEM): Elektronlar örneğin içinden geçer. Bu sayede örneğin iç yapısı, kristalografisi ve atomik düzeni hakkında bilgi edinilebilir. Hücrelerin organellerinin ultra yapısını veya virüslerin iç detaylarını görmek için kullanılır.

Mikroskop Neden Bu Kadar Önemli? Uygulama Alanları

Mikroskoplar, sadece laboratuvarlarda tozlu raflarda duran cihazlar değildir. Hayatımızın birçok alanında doğrudan veya dolaylı olarak karşımıza çıkarlar:

  • Tıp ve Sağlık: Hastalıkların teşhisi (kansere neden olan hücreler, bakteri enfeksiyonları), aşı ve ilaç geliştirme, cerrahi prosedürlerde doku incelemesi. Bir patoloğun mikroskop başında geçirdiği saatler, doğru teşhis ve tedavi yolunu açar.
  • Biyoloji: Hücrelerin, dokuların, mikroorganizmaların ve genetik materyallerin incelenmesi. Yeni türlerin keşfi, evrimsel süreçlerin anlaşılması.
  • Malzeme Bilimi ve Mühendislik: Yeni malzemelerin geliştirilmesi, mevcut malzemelerin kusurlarının tespiti (metal yorgunluğu, çatlaklar), yüzey kaplamalarının karakterizasyonu.
  • Adli Bilimler: Suç mahallerindeki delillerin (saç, lif, kan örnekleri) incelenmesi, mermi izlerinin analizi.
  • Eğitim: Özellikle çocuklarda ve gençlerde bilim merakını uyandırma, temel biyoloji ve fizik kavramlarını görselleştirme. Öğrencilik yıllarımda, bir damla gölet suyunda yüzen mikroskobik canlıları ilk gördüğüm anı hiç unutamam; bu, bilime olan tutkumun pekiştiği anlardan biriydi.
  • Arkeoloji ve Sanat Tarihi: Tarihi eserlerin yapısal analizi, bozulma nedenlerinin tespiti, restorasyon çalışmaları.

Kendi Deneyimlerimden Birkaç Anı

Uzmanlık alanım gereği mikroskoplarla yıllarca iç içe çalıştım. Hatırladığım en çarpıcı anlardan biri, yüksek lisans tezim sırasında özel bir polimer malzemenin nanometre ölçeğindeki kristal yapılarını TEM ile incelediğimde yaşadığım "eureka" anıydı. Hesaplamalarla tahmin ettiğimiz bir yapı, mikroskop altında tam da beklediğimiz gibi belirdiğinde, bilimin teorik ve deneysel yönlerinin nasıl mükemmel birleştiğini görmenin hazzı tarifsizdi. O an, sadece bir görüntü değil, bir hipotezin doğrulanması ve yeni bir bilginin doğuşuydu.

Bir başka anım ise, bir seminerde küçük çocuklara basit bir ışık mikroskobu ile soğan zarı hücrelerini gösterdiğimde yüzlerindeki şaşkınlık ve merak ifadesiydi. Onların "Ooo, duvarları var!" ya da "Ne kadar da düzenliler!" şeklindeki yorumları, bilimin sadece profesyonellere değil, her yaştan insana hitap eden bir sihir olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Geleceğe Yönelik Bir Bakış: Mikroskop Teknolojisi Nereye Gidiyor?

Mikroskop teknolojisi sürekli gelişiyor. Yapay zeka destekli görüntü analizi, süper-çözünürlüklü mikroskoplar (ışık dalga boyu sınırını aşan teknikler), canlı hücreleri daha uzun süreler boyunca gözlemleyebilme yeteneği (canlı hücre görüntüleme), portatif ve dijital mikroskoplar gibi yenilikler, bu alanı daha da ileriye taşıyor. Artık cep telefonlarımıza takılabilen küçük mikroskoplar bile var; bu da bilimin kapılarını daha da geniş kitlelere açıyor.

Sonuç: Görünmeyeni Görmenin Kudreti

"Miroskop" diye bir cihaz olmasa da, adı karışıklıkla da olsa sizi "Mikroskop" ile tanıştırmak benim için büyük bir zevkti. Mikroskop, sadece bilim insanlarının kullandığı karmaşık bir cihaz değil, aynı zamanda merakımızın ve keşfetme arzumuzun somutlaşmış halidir. Bize görünmeyeni göstererek, evrenin ve yaşamın karmaşıklığını ve güzelliğini anlamamızı sağlar.

Unutmayın, etrafımızda çıplak gözle göremediğimiz, ancak var olan ve her an etkileşimde bulunduğumuz muazzam bir dünya var. Mikroskop, bu dünyanın kapılarını bize aralayan sihirli bir anahtardır. Bir dahaki sefere bir mikroskop gördüğünüzde, sadece bir cihaz değil, bilimin, merakın ve keşfin sembolü olarak ona farklı bir gözle bakacağınızı umuyorum.

Bilimle ve merakla kalın!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
5 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

8,658 soru

15,884 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 33
0 Üye 33 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 6546
Dünkü Ziyaretler: 12936
Toplam Ziyaretler: 4599628

Son Kazanılan Rozetler

mustafa_akın Bir rozet kazandı
sibel_Çelik Bir rozet kazandı
hataylı Bir rozet kazandı
emre_kilic Bir rozet kazandı
nslhnn Bir rozet kazandı
...