"Çerçi," en net tanımıyla, seyyar satıcı veya gezgin tüccar anlamına gelir. Genellikle küçük kasabalar, köyler ve kırsal alanlar arasında dolaşarak, halkın günlük ihtiyaçlarını karşılayan çeşitli malları satan kişidir. Bugünün büyük mağaza zincirleri, hatta mahalle bakkalları yokken, çerçiler topluluklar için adeta birer hareketli dükkândı.
Çerçilerin sırtlarında taşıdıkları veya bir eşek/katır yardımıyla köy köy gezdirdikleri mallar oldukça çeşitliydi. Genellikle şunları içerirdi:
Bir çerçi, sadece mal alıp satan bir esnaf olmaktan çok daha fazlasıydı. Özellikle ulaşımın kısıtlı olduğu dönemlerde, toplumlar arası bir köprü görevi üstlenirdi:
Çerçiliği diğer seyyar satıcılardan ayıran en önemli püf noktası, onun gezginci ruhu ve ürün çeşitliliğidir. Bir pazarcı genellikle belirli bir yerde ve belli günlerde satış yaparken, çerçi sürekli hareket halindeydi ve genellikle gıda dışı, uzun ömürlü ve her evde bulunması gereken küçük ama kritik ihtiyaçları karşılardı. Onun işi, ürünleri kapınıza getirmekle kalmaz, aynı zamanda o ürünlerle birlikte farklı dünyaların kokusunu, hikayelerini ve haberlerini de taşırdı.
Bugün çerçiler eskisi gibi yoğun olarak faaliyet göstermese de, özellikle Anadolu'nun bazı kırsal bölgelerinde, belirli mevsimlerde veya pazarlarda bu geleneğin izlerini taşıyan seyyar satıcılarla karşılaşmak hala mümkün. Onlar, modern ticaretin hızına ve çeşitliliğine rağmen, geçmişin o samimi, güvene dayalı ticaret anlayışının ve toplumsal bağların canlı birer hatırası olmaya devam ediyorlar.