Yağış, atmosferdeki su buharının çeşitli fiziksel süreçlerle yoğunlaşarak veya süblimleşerek katı ya da sıvı halde yeryüzüne düşmesi veya yüzeylerde oluşması durumudur. Ana yağış çeşitlerini ve bunların oluşum mekanizmalarındaki kritik farkları şöyle sıralayabiliriz:
Atmosferdeki su buharının yoğuşarak bulutlarda birleşmesi ve yerçekiminin etkisiyle sıvı damlalar halinde yeryüzüne düşmesidir. Yağmur damlaları genellikle 0.5 mm'den büyük çaptadır. Çoğunlukla nimbostratus ve altostratus gibi stratiform bulutlardan düşse de, konvektif bulutlar olan kümülonimbuslardan da yoğun yağışlar görülebilir. Damla boyutları ve yoğunluğu, yağışın karakterini (çiseleme, sağanak vb.) belirler.
Su buharının atmosferde doğrudan buz kristallerine dönüşerek (depozisyon) altıgen yapıda kristaller halinde yeryüzüne düşmesidir. Karın oluşabilmesi için atmosferin belirli bir bölümünün, genellikle bulut seviyesinden yere kadar, 0°C'nin altında olması gerekir. Kar tanelerinin şekli, oluştukları bulut katmanındaki sıcaklık ve nem oranına göre büyük farklılıklar gösterebilir.
Özellikle güçlü kümülonimbus (fırtına) bulutlarında, buz kristallerinin ve aşırı soğumuş su damlacıklarının sürekli yukarı ve aşağı hareketleriyle, katman katman donarak büyüyen buz parçacıklarıdır. Dolu taneleri, bulut içindeki dikey hava akımları (updraft) ne kadar güçlüyse o kadar büyüyebilir. Dolu, tarım alanları ve araçlar için ciddi hasar riski taşıyan bir yağış türüdür. Dolu ile buzlu yağmuru kesinlikle karıştırma; mekanizmaları tamamen farklıdır.
Kar tanelerinin düşerken 0°C'ye yakın sıcaklıklara sahip bir hava katmanından geçerek kısmen erimesi ve yeryüzüne kar-yağmur karışımı olarak ulaşmasıdır. Bazen de hafif kar yağışı ve çiselemenin aynı anda görülmesiyle oluşur. Genellikle geçiş mevsimlerinde veya kışın sıcaklıkların donma noktasına yakın seyrettiği durumlarda rastlanır.
Bu ikisi, atmosferden düşen yağışlar değildir, yüzeylerde oluşan hidrometeorlardır.
Çiğ: Açık ve rüzgarsız gecelerde, yeryüzündeki nesnelerin (bitkiler, arabalar vb.) havadan daha hızlı soğuması sonucu yüzey sıcaklığının çiy noktasına düşmesiyle, havadaki su buharının doğrudan sıvı hale geçerek (yoğuşma) damlacıklar halinde birikmesidir.
Kırağı: Yüzey sıcaklığının 0°C'nin altına düşmesi durumunda, havadaki su buharının doğrudan buz kristallerine dönüşmesiyle (depozisyon) oluşan beyaz, ince bir buz tabakasıdır. Çiğin donmuş hali olarak da düşünebilirsin.
Bu, meteorolojide en tehlikeli yağış türlerinden biridir. Atmosferde, yüzeyin üzerinde sıcak bir hava tabakası (0°C'nin üzeri) ve yeryüzüne yakın soğuk bir hava tabakası (0°C'nin altı) olduğunda oluşur. Yağan yağmur, sıcak tabakadan geçerken sıvı halde kalır, ancak yere yakın donma noktasının altındaki soğuk hava tabakasından geçerken aşırı soğur. Yere, ağaçlara, yollara veya arabalara çarptığı anda anında donarak "kara buz" (black ice) denilen şeffaf ve son derece kaygan bir buz tabakası oluşturur. Bu durum, ulaşım ve enerji nakil hatları için felaket sonuçlar doğurabilir. Kendi tecrübelerimden biliyorum ki, buzlu yağmur anında yolları cam gibi yapar ve kontrolü inanılmaz zorlaştırır. Böyle bir durumda asla trafiğe çıkmamalısın.
Buzlanmış kar tanecikleri olarak tanımlanabilir. Kar kristalleri, aşırı soğumuş su damlacıklarıyla kaplandığında ve bu damlacıklar donduğunda oluşur. Dolu tanelerinden daha küçük, opak ve daha yumuşaktırlar. Genellikle kışın veya ilkbahar başında konvektif bulutlardan kısa süreli ve hafifçe düşerler.
Yağış türleri, hava olaylarını yorumlamak ve önceden tahmin etmek için kritik öneme sahiptir. Her birinin oluşumundaki sıcaklık, nem ve rüzgar farklarını anlamak, meteorolojinin temelidir.