Olimpos’un tartışmasız ve mutlak kralı Zeus’tur. Ancak bu basit sorunun arkasında, mitolojinin en karmaşık ve ilginç dinamiklerinden biri yatar: Tanrılar hiyerarşisinin nasıl kurulduğu ve neden Zeus’un bu tahtı zorla ele geçirdiği.
Zeus, Titanlar’ın kralı Kronos’un oğludur. Kronos, kendi babası Uranos’un kendisini tahttan indirmesinden korktuğu için, doğan her çocuğunu yutuyordu. Hera, Hades, Hestia, Poseidon ve en son Zeus doğduğunda, annesi Rea onu mağaraya sakladı ve Kronos’a bir taş sardırdı. Zeus büyüyüp güçlendiğinde, annesinin yardımıyla kardeşlerini kurtardı.
Bu noktada kritik olan detay şudur: Zeus, Olimpos’a "doğuştan" değil, devrimle geçmiş biridir. Titanlar’la yapılan Titanomachia (Titanlar Savaşı) sonucunda Zeus, gökyüzünü ve evrenin en yüksek otoritesini devralmıştır. Bu savaş, babayı oğlun, eski düzeni yeni düzenin yenmesinin arketipidir.
Zeus’un kraliyeti, diğer iki erkek kardeşiyle paylaşılan bir egemenlik değildir; o, baş komutandır. Dünyanın üç ana bölgesi şu şekilde bölüştürülmüştür:
Ancak unutulmaması gerekir ki, Zeus’un gücü mutlak bir diktatörlükten ziyade, yurttaşların (diğer tanrıların) onayına ve denetimine dayanan bir yapıdadır. Homeros’un İlyada destanında bile Zeus’un, diğer tanrıların iradesine karşı tek başına hareket etmesinin güçlüğü vurgulanır. Örneğin, Troia Savaşı sırasında bile Zeus’un kararları, Hera’nın veya Athena’nın etkisiyle şekillenir.
Popüler kültürde Zeus genellikle sadece şimşek çaktıran bir figür olarak bilinse de, mitolojik derinlikte o kosmosun dengesini koruyan figürdür. Dike (Adalet) ve Moira (Kader) kavramlarıyla iç içe geçmiştir. Yani Zeus, keyfi bir hükümdar değil, evrensel düzenin (Cosmos) bekçisidir.
Konuyu derinlemesine inceleyeceksen, sadece Zeus’un biyografisine bakma. Hera ile ilişkisine odaklan. Hera, Zeus’un eşi olarak Olimpos’un "iç siyasetini" yönetir ve Zeus’un dış politikalarını (ceza veya ödül dağıtımı) dengeleyen en önemli güçtür. Birçok mitolog, Zeus’un gücünün tek başına değil, Hera’nın diplomatik baskısı ve Ares’in askeri gücüyle birlikte işlediğini savunur.
Sonuç olarak, Olimpos’un kralı Zeus’tur; ama tahtı, kan dökerek, babasını yenerek ve evrenin dengesini üzerine alarak kurmuştur. Bu, onu sadece bir tanrı değil, mitolojik evrendeki ilk ve en büyük devrimci yapar.