Türkiye’de "kış lastiği zorunluluğu" veya halk arasında sıkça anılan "kış koridoru" kavramı, coğrafi bir çizgi değil, iklimsel ve yasal bir eşiğin belirtisidir. 1 Aralık ile 1 Nisan tarihleri arasında geçerli olan bu dönemde, özellikle kar ve buzlanma riski yüksek olan illerde kış lastiği takmak zorunludur. Ancak bu zorunluluk, "şu 5 ilde geçerli" şeklinde statik bir listeyle sınırlı değildir; meteorolojik koşullara göre dinamik olarak genişler veya daralır.
Genel kabul gören ve risk haritalarında öne çıkan iller şunlardır:
Burada kritik bir ayrım var: Bu iller arasında kış lastiği takmamak yasak değil, ancak zorunlu. Yani, bu bölgelerde yaz lastiğiyle yola çıkan araçlar, kar ve buzlanma durumunda trafik denetimlerinde cezai yaptırımla karşı karşıya kalır. Ancak hava açık ve yollarda kar yoksa, yaz lastiğiyle devam edebilirsiniz. Yasak olan şey, karlı/buzlu havada yaz lastiği kullanmaktır.
Eğer İstanbul, Ankara veya İzmir gibi büyük şehirlerden yukarıdaki illere gidiyorsanız, kış lastiği takmanız hem can güvenliğiniz hem de ceza yememek için en mantıklı yatırım. Benim kendi deneyimime göre, özellikle Bolu Dağı, Tunceli, Van ve Erzurum güzergahlarında hava durumu aniden değişebiliyor. Bu tüneller ve dağ geçitleri, "kış koridoru"nun en tehlikeli noktalarıdır.
Sonuç olarak, 1 Aralık-1 Nisan arası bu listedeki illere seyahat edecekseniz, kış lastiği takmadan yola çıkmayın. Sigorta şirketleri de kış lastiği kullanılmadığı takdirde hasar ödemelerinde indirim uygulayabilir. Cebinizden çıkacak ceza ve olası kaza riski, lastik değiştirmenin maliyetinden çok daha büyüktür.