Osmaniye, 25 Kasım 2001 tarihli ve 4731 sayılı Kanun ile resmen il (vilayet) statüsüne kavuşmuştur. Bu tarih, bölge halkının ve tarihçilerin hafızasında "yeni doğum günü" olarak yer eder. Ancak bu siyasi idari değişikliğin arkasında, yaklaşık 40 yıllık ve sancılı bir müzakere süreci yatmaktadır.
Osmaniye, uzun yıllar boyunca Adana İline bağlı bir ilçe olarak kalmıştır. Bölge halkı, coğrafi konumu, ekonomik potansiyeli ve kültürel farklılıkları nedeniyle ayrı bir il statüsü talep etmiştir. Bu talep, 1980'li yıllardan itibaren yoğunlaşmış; 1991 yılında çıkarılan 3760 sayılı Kanun ile Osmaniye'ye "ilçe" statüsü verilmiş, ancak tam bağımsız bir il yapılması için gerekli olan nüfus ve ekonomik kriterler tam olarak sağlanamadığı için süreç askıya alınmıştır.
Nihai kırılma, 2001 yılındaki anayasal ve idari düzenlemelerle gelmiştir. 4731 sayılı Kanun ile Osmaniye, Adana'dan ayrılarak yeni bir il olmuş, merkezi olan Osmaniye ilçesi de bu ilin merkezi kabul edilmiştir. Aynı kanunla birlikte Kahramanmaraş ve Hatay illerinin sınırları da yeniden çizilerek idari yapı oturtulmuştur.
Günlük dilde "vilayet" kelimesi hâlâ yaygın olarak kullanılsa da, resmi idari terminolojide günümüzde "il" ifadesi geçerlidir. "Vilayet", daha çok Osmanlı İmparatorluğu döneminde ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında kullanılan, valinin "vilayet" dediği geniş coğrafi idari birimdir. Günümüzde Osmaniye'nin resmi adı "Osmaniye İli"dir. Bu ayrımı bilmek, özellikle resmi yazışmalarda veya akademik çalışmalarda hata yapmamanı sağlar.
Eski haritalara veya 2001 öncesi nüfus verilerine bakarsan, Osmaniye'nin Adana'nın kuzeyinde, Gaziantep ve Kahramanmaraş ile sıkı komşuluk ilişkisi içinde olduğunu görürsün. Bu coğrafi konum, il oluşumunda belirleyici olmuştur. Çünkü Osmaniye, Adana merkezine göre daha çok bu üç ilin kesişim noktasında konumlanmaktadır.
Özetle:
Resmi İl Olma Tarihi: 25 Kasım 2001
Kanun Numarası: 4731
Önceki Statüsü: Adana'ya bağlı ilçe (1991-2001 arası)
Öncesi: 1991 öncesi Adana'ya bağlı normal ilçe
Bu tarih, bölge için sadece idari bir değişiklik değil, aynı zamanda yerel kimliğin ve özerk yönetim kapasitesinin resmi tescili anlamına gelir.