Fatih Sultan Mehmet’in portresi denildiğinde zihinlerde canlanan, dünyaca ünlü o yalnızca bir tane resim var: Gentile Bellini’nin 1480 civarında Venedik’te yaptığı yağlı boya tablosu. Ancak durumun sanıldığı kadar basit bir "sultanın resmini çaldırdığı" hikayesi olmadığını, tarihsel bağlamı ve sanat tarihindeki yeriyle birlikte anlamak gerekiyor.
Bu portrenin arkasındaki hikaye, Fatih’in Venedik Cumhuriyeti ile olan diplomatik ilişkilerine dayanıyor. Fatih, Venedik’e elçi olarak Mehmed Ağa isimli bir sanatçıyı gönderdi. Mehmed Ağa, Fatih’in fiziksel özelliklerini, kıyafetlerini ve duruşunu not aldı ve bu taslakları Venedik’e götürdü. Gentile Bellini, bu detaylı notları ve elçiden gelen tasvirleri baz alarak, Fatih’i bir Venedik şovalyesi gibi, fakat kendi geleneksel Osmanlı kıyafetleriyle (fez ve kaftan) betimledi.
Buradaki kritik püf nokta şu: Fatih bu resme doğrudan "bana portre yap" diye sipariş vermedi. Resim, Venedik’in diplomatik bir jesti veya Fatih’in Venedik’e hediye etmeyi düşündüğü bir sanat eseri niteliğindeydi. Günümüzde bu tablo, Venedik’deki San Marco Sarayı‘ndaki Arsenale Müzesi’nde sergileniyor. Bu eser, Batı resim tarihinde ilk kez bir Müslüman hükümdarın, "yabancı" bir bakış açısıyla ama büyük bir saygı ve estetik kaygıyla tasvir edilmiş olması bakımından devrim niteliğindedir.
Forumlarda sıkça karıştırılan bir konu da Fatih’in Giorgione veya Raffaello gibi ünlü Rönesans ustaları tarafından yapılmış olabileceği yönündeki iddialardır. Ancak hiçbir bilimsel kaynakta Fatih’in başka bir portresinin orijinal olarak bilinen bir Batılı sanatçıya ait olduğu kanıtlanmamıştır.
Geç dönem Osmanlı minyatürlerinde ve 19. yüzyıl resimlerinde Fatih’in çeşitli tasvirleri mevcuttur; ancak bunlar Bellini’nin orijinaline dayalı kopyalar veya sonraki dönem ressamlarının hayal gücüne dayalı yorumlardır. Örneğin, Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunan bazı minyatürlerde Fatih’in yüz hatları, Bellini’nin tablosundaki "kuzgun burunlu" ve "sivri çeneli" yapısıyla birebir örtüşür. Bu durum, Bellini’nin portresinin sonraki dönemlerdeki resmi imajın temel referans noktası olduğunu gösterir.
Eğer bu konuyu derinlemesine inceleyeceksen, Bellini’nin tablosundaki aynalar ve yansımalar detayına dikkat et. Bellini, Fatih’in elindeki kılıcın sapındaki aynadan yansıyan detaylarla, onu sadece bir hükümdar değil, aynı zamanda Batı dünyasının gözünde "cazibe merkezi" haline getirmiş bir figür olarak konumlandırıyor. Bu ince sanatçılık, Fatih’in kültürel diplomatik zekasının da bir yansımasıdır.
Sonuç olarak, Fatih Sultan Mehmet’in "resmi" ve en güvenilir portresi, Gentile Bellini’ye aittir. Diğer tüm tasvirler, bu orijinal eserin gölgesinde kalır.