Sadaka, kelime kökeni itibarıyla Arapça "sedek" (doğruluk, doğrulama) kelimesinden türemiş olup, İslam inancında kişinin malından, zamanından veya emeğinden bir kısmı, karşılık beklemeden ve riyadan uzak durarak Allah rızası için vermesi anlamına gelir. Ancak bu kavramı sadece "para vermek" olarak dar bir çerçeveye hapsetmek, konunun ruhunu kaçırmak olur. Sadaka, maddi bir transferden çok daha fazlasıdır; niyetin saflığı ve verenin ruhundaki şefkat esastır.
Sadaka aslında üç ana kategoriye ayrılır: Sadaka-i Maadiyye (Maddi Sadaka), Sadaka-i Maaneviyye (Manevi Sadaka) ve Sadaka-i Cinsiyye (Cinsel Sadaka).
Bu, en bilinen türdür. Paran, yiyeceğin, giysilerin veya her türlü mülkün bir kısmını ihtiyaç sahiplerine vermen demektir. Burada kritik nokta şudur: Verilen şeyin miktarından çok, verirken hissettiğin huzur ve karşı tarafın onurunu koruma çabandır. Bir dilenciye para uzatırken "Bak, şunu al da gitsin" tavrı sadakanın bereketini öldürür. Bunun yerine, göz teması kurarak, saygılı bir dille "Allah kabul etsin, hayırlar" diyerek uzatman, sadakanın manevi değerini katlar.
Hz. Peygamber'in (s.a.v.) hadisinde belirttiği üzere, "Her nefes çıkışında yapılan iyilik sadakadır." Yani:
Yolda yürürken çıkardığın bir çöpü atmak,
Sevdiğin birini gülümsetmek,
Ana-babana karşı saygılı ve yumuşak sözler söylemek,
Haksızlık gördüğünde sesini yükseltmek veya arabana binerken hayvanlara zarar vermemek.
Bunların hepsi sadakadır. Özellikle söz sadakası çok güçlüdür. Birine doğru söylemek, onu üzmemek, arkasından dedikodu yapmamak, toplumda yaygın olan "gizli sadakadır".
Çoğu insan "Param yok, bu ay zor geçiyor" diyerek sadakadan kendini dışlar. Oysa sadaka, imkânınla orantılıdır. Elinden çıkacak en küçük şey bile niyetin doğruysa Allah katında büyük bir değere sahiptir. Benim önerim şudur: Her gün, cebinde taşıdığın bozuk paraların bir kısmını otomatik olarak bir kutuya at. Akşam kutuyu doluma gelince, onu bir yetimhaneye, bir kütüphaneye veya mahalledeki ihtiyaç sahibi bir komşuya götür. Bu otomatikleşme süreci, "verme" eylemini bir ibadete, bir alışkanlığa ve bir huzur kaynağına dönüştürür.
Unutma, sadaka senin zenginliğini değil, zenginliğin farkına varman ve o farkındalığı paylaşman sanatıdır.