Empati, doğuştan gelen bir yetenekten ziyade, kas gibi çalıştırılarak geliştirilebilen bir beceridir. Birçok insan "empati kuramıyorum" derken aslında duygusal yalıtım veya zihinsel aşırı yüklenme yaşar. Gerçek empati, karşıdaki kişinin duygusunu hissetmekten (duygusal empati) çok önce, onu anlamaya çalışmaktan (bilişsel empati) geçer. Bunu geliştirmek için aşağıdaki somut adımları uygulayabilirsin:
Karşındaki kişi konuşurken, zihninde kendi cevabını hazırlama dürtüsünü bastır. Bu, empati kurmanın en büyük düşmanıdır. Tamamen o an ve o kişiye odaklan. Sadece dinleme yeteneğini geliştirmek bile, karşı tarafın kendini "görülme"sini sağlar ve bu, empati köprüsünün ilk taşıdır.
İnsanlar genellikle ne dediklerini değil, ne hissettiklerini anlatırlar. Örneğin, "Bu proje çok sıkıcı" diyen bir arkadaşın aslında "Değer görmüyorum" ya da "Yalnız hissediyorum" demeye çalışıyor olabilir. Yüzeysel cümlelerin arkasındaki temel ihtiyacı (onay, güven, ilgi) aramaya başla. Bu farkındalık, tepkilerini kişiselleştirme yerine, karşı tarafın duygusal diline tercüme etme kapasiteni artırır.
"Ben olsaydım..." şeklinde başlayan iç monologlar empatiyi keser. Bunun yerine şu üç soruyu önce kendi kendine, sonra karşındaki kişiye yönelt:
Şu an ne hissediyorsun?
Bu durum senin için neyi zorlaştırıyor?
Bunun sana ne hatırlatıyor?*
Bu sorular, yargılamadan (adjudication) yansıma (reflection) yapmanı sağlar.
Empati kasını güçlendirmenin en pratik yolu, kendi hayat deneyiminin dışına çıkarak farklı yaşam koşullarındaki insanların bakış açılarını içselleştirmektir. Farklı sosyo-ekonomik arka planlardan gelen insanları anlatan romanlar oku, belgeseller izle veya hiç tanımadığın meslek gruplarıyla sohbet et. Bu, "benmerkezci" (ego-centric) düşünce kalıplarını kırmanı sağlar.
Empati kurmak bazen rahatsız edici olabilir. Karşıdaki kişinin öfkesi, acısı veya karanlık düşünceleri seni tetikleyebilir. Kendi sınırlarını koruyarak empatisini sürdürmeyi öğren. Kendi duygusal regülasyonun (düzenlemen) ne kadar güçlüyse, başkalarının duygusuna o kadar alan açabilirsin.
Pratik Bir Öneri:
Yarın bir gün boyunca, karşındaki kişiye cevap vermeden önce 3 saniye bekle. Bu 3 saniyede, onun gözlerindeki ifadeye ve ses tonundaki ince titremelere odaklan. Sadece "anladım" de. Bu küçük duruş, bağın kalitesini köklü biçimde değiştirecektir.