Gensoru, bir milletvekilinin veya bir grup milletvekilinin, Hükümetin veya Bakanların siyasi sorumluluğunu sorgulamak amacıyla Meclis Başkanlığı’na sunduğu resmi ve hukuki bir yoldur. Temel mantığı, yürütme organının (Hükümet) yasama organına (Meclis) hesap vermesini sağlamaktır. Yani "Gensoru nedir?" sorusunun en kısa cevabı: Hükümetin siyasi politikalarını ve eylemlerini Meclis gündemine getirip tartışma altına alma ve gerekirse güvenoyu krizi yaratma aracıdır.
Piyasada veya gündelik dilde "gensoru" ve "araştırma önergesi" kavramları sıklıkla karıştırılır. Ancak uzman gözüyle baktığında bu ikisi arasında yapısal ve sonuç odaklı devasa farklar vardır:
Bir gensoru önergesi, Meclis Başkanlığı’na verildikten sonra ilgili bakan veya bakanlar savunma yapmak üzere kürsüye çağrılır. Tartışma yapıldıktan sonra, Meclis Genel Kurulu'nda oylamaya gider.
Burada dikkatini çekmem gereken en kritik püf nokta oylama sonucu ve siyasi bedelidir:
Uzmanlık gerektiren asıl nokta budur: Gensoru, yüksek siyasi risk taşıyan bir silahtır. Bunu kullanan muhalefet, eğer kendi aralarında veya Meclis çoğunluğunda gerekli desteği sağlayamazsa, Hükümeti güçlendirerek kendi inandırıcılığını zedeler.
Bu yüzden, çoğu demokratik sistemde (Türkiye dahil) siyasi partiler, gensoruyu bir "son çare" veya "göstermelik bir siyasi hamle" olarak değil, gerçekten Hükümeti düşürme niyetiyle ve sağlam bir çoğunluk planıyla kullanırlar. Eğer amacın sadece gündem yaratmak veya kamuoyu baskısı oluşturmaksa, araştırma önergesi veya genel görüşme talebi çok daha güvenli ve düşük riskli bir araçtır.
Özetle; gensoru, demokrasilerde "yürütmenin denetimi" ilkesinin en sert ifadesidir. Ancak yanlış zamanda veya yetersiz çoğunlukla atıldığında, atılan tarafın eli zayıflayabilir. Bu nedenle, siyasi stratejinin parçası olarak dikkatle planlanması gereken, teknik değil, stratejik bir araçtır.