Mıknatısların çekim ve itme kuvvetleri üzerinden elektrik üretimi temelde elektromanyetik indüksiyon prensibine dayanır. Sen bir mıknatısı (veya manyetik alanı) bir iletkenin (bobin gibi) yanında hareket ettirdiğinde veya tam tersi, iletkenin içinden geçen manyetik akı miktarı değişir. Bu manyetik akıdaki değişim, iletkende bir elektrik akımı (elektromotor kuvvet, EMK) indükler. İşte bu, jeneratörlerin çalışma prensibinin kalbidir.
Bir jeneratörde, sen mıknatısları (rotor) sabit bobinlerin (stator) içinde veya bobinleri mıknatısların içinde yüksek hızda döndürürsün. Bu dönme hareketi, bobin içindeki manyetik alanı sürekli olarak değiştirir ve bu değişim de elektrik üretimine yol açar. Mıknatısın çekim ve itme kuvvetleri, bu dönme hareketini sağlayan (elektrik motoru gibi düşünürsen) veya dönmeye karşı bir direnç oluşturan (jeneratörde üretilen elektrik nedeniyle oluşan geri kuvvet) temel kuvvetlerdir. Üretilen elektrik, aslında bu direnci yenmek için harcadığın mekanik enerjinin dönüşmüş halidir.
"Mıknatısların kendi manyetik gücünü kullanarak enerji üretebilmesini sağlayacak bir sistem" tasarlama fikri, ne yazık ki sıkça karşılaşılan bir yanılgıdır ve fizik yasaları çerçevesinde, dışarıdan sürekli enerji girişi olmadan sürekli elektrik üretmek mümkün değildir. Statik, yani hareket etmeyen bir mıknatısın oluşturduğu sabit manyetik alan, etrafındaki sabit bir bobinde elektrik akımı indükleyemez. Çünkü indüksiyon için anahtar nokta, manyetik akının değişmesidir. Sabit bir manyetik alan ve sabit bir iletken varken bu değişim gerçekleşmez.
Püf Noktası: Elektrik üretimi için gereken şey, manyetik akıdaki sürekli değişimdir. Bu değişimi sağlamak için ise mıknatısı veya bobini hareket ettirmen gerekir. Bu hareketi sağlamak için harcadığın enerji (mekanik enerji), üretilen elektrik enerjisine dönüşür. Rüzgar türbinlerinde rüzgar, hidroelektrik santrallerde suyun potansiyel enerjisi, termik santrallerde buharın gücü bu mekanik enerjiyi sağlar. Manyetik alan, enerjiyi depolayan bir ortam olsa da, o enerjiyi kullanışlı elektriğe dönüştürmek için sürekli bir etkileşim ve enerji aktarımı gerektirirsin.
Tecrübelerime göre, bu konuda yapılan en yaygın hata, mıknatısların sınırsız ve bedava enerji kaynağı olduğu düşüncesidir. Mıknatıslar sadece bir enerji dönüşüm aracıdır. Sen mıknatısların çekim ve itme kuvvetlerini kullanarak verimli bir mekanik hareket (örneğin, bir milin dönmesi) yaratabilirsen, bu hareketi bir jeneratör mekanizmasına bağlayarak elektrik üretebilirsin. Ancak o mekanik hareketi sürdürmek için dışarıdan enerji beslemen şarttır. Bir mıknatısın alanından bir akım almak için, o alanı kesen bir iletkeni hareket ettirmek zorundasın; bu da fiziksel bir iş yapmayı ve dolayısıyla enerji harcamayı gerektirir.