Alüvyal set gölleri, akarsuların taşıdığı alüvyal (kum, çakıl, kil) malzemelerin vadilerde birikerek doğal bir set oluşturması ve bu setin arkasında su birikmesiyle meydana gelen göllerdir. Bu tür göller, tektonik ya da volkanik hareketlerden ziyade, sediman (yükselti) birikiminin sonucunda ortaya çıkar.
Bu göllerin oluşumu genellikle iki ana senaryoda gerçekleşir ve her birinin kendine özgü dinamikleri vardır:
Meander (Eğri) Sürüklenmesi ve Kırpılması:
Akarsular düz arazilerde ilerlerken sürekli eğrilir (meander). Bu eğrilerin iç tarafında erozyon, dış tarafında ise depozisyon (birikim) olur. Zamanla eğrinin iki kolu birbirine çok yaklaşır. Taşkın sırasında akarsuyun en kısa yolunu seçip eğriyi kırpmasıyla, eski yatakta yarım ay şeklinde kapalı bir göl oluşur. Ancak burada dikkat edilmesi gereken ince nokta şudur: Eğer kırpılan meander'in çevresindeki alüvyal birikim çok kalınsa ve eski yatağı tamamen kapatıp bir set oluşturursa, bu durum alüvyal set gölü olarak sınıflandırılabilir.
Taşkın Depozisyonları (En Yaygın Tip):
Büyük akarsuların taşkın dönemlerinde, debi artışıyla birlikte taşınan alüvyal malzeme kademeleşerek vadilerin yanlarına ve önlerine yığılır. Özellikle vadi ağzında veya akarsuyun yön değiştirdiği daralmalarda, bu birikimler doğal bir bariyer oluşturur. Arkasındaki suyun tahliye kanalı kapanır ve göl oluşur. Örneğin, Türkiye'de Konya Ovası çevresindeki bazı eski göl yatakları veya Nil Deltası'ndaki bazı kapalı havzalar bu mekanizmayla açıklanabilir.
Alüvyal set gölleri jeolojik açıdan geçici kabul edilir. Bu göllerin ömrü, setin stabilitesine bağlıdır.
Setin Kırılması: Erosyon, deprem veya aşırı yağışlar seti aşındırabilir veya yarıp gölün sızmasını sağlayabilir.
Dolması: Alüvyan birikimi hiç durmaz. Göl tabanına sürekli çamur ve kum çöker. Bu süreç hızla ilerlediği için alüvyal set gölleri, tektonik göllere (göl) kıyasla çok daha kısa ömürlüdür.
Bu konuyu sahada veya harita üzerinde incelerken şuna dikkat et: Eğer bir gölün kıyısında belirgin bir alüvyal yelpaze veya teraslama varsa ve gölün hemen önünde akarsuyun taşıdığı çakıl/kum birikiminden oluşan belirgin bir yükselti (set) fark ediyorsan, büyük ihtimalle elinde bir alüvyal set gölü vardır.
Unutma, bu göllerin varlığı akarsuyun rejimine doğrudan bağlıdır. Akarsuyun debisi düşerse veya yönü değişirse, setin arkasındaki su hızla boşalabilir. Bu yüzden harita üzerinde "kurumuş göl" (playa) olarak geçen birçok alanın aslında bir zamanlar alüvyal set gölü olduğunu bilmek, bölgenin jeolojik geçmişini okumak için kritik bir ipucudur.