Fazla çalışma, temel olarak, 4857 sayılı İş Kanunu'nda belirtilen haftalık yasal çalışma süresi olan 45 saatin üzerinde yapılan çalışmadır. Bu tanım çoğu zaman karıştırılsa da, aslında kendi içinde iki temel ayrımı barındırır ve bu ayrım, hak ettiğin ücretin hesaplanması açısından kritik öneme sahiptir.
Bir işçi olarak bir takvim yılı içinde en fazla 270 saat fazla çalışma yapabilirsin. Bu sınırın aşılması yasal değildir ve hem işveren hem de işçi için yaptırımları olabilir. Ayrıca, işvereninin sana fazla çalışma yaptırabilmesi için senin onayını almak zorundadır. Bu onay, genellikle her yıl başında yazılı olarak alınır ve işvereninin dosyasında bulunması gerekir. Onayın olmadan yaptırılan fazla çalışmalar hukuka aykırıdır ve bu durumda çalışmayı reddetme hakkın doğar.
Tecrübelerime göre, fazla çalışma ücretlerinin hesaplanmasında ve ödenmesinde en büyük sorun kayıt tutma eksikliğinden kaynaklanır. İşverenler, puantaj kayıtlarını doğru ve eksiksiz tutmadığında, sen de alacaklarının ispatında zorluklar yaşayabilirsin. Benim tavsiyem, hem işverenler için dijital puantaj sistemleri kullanmak hem de işçilerin kendi çalışma saatlerini (başlangıç, bitiş, molalar) düzenli olarak not etmeleri veya e-posta/mesajlaşma yoluyla teyit ettirmeleri. Bu, olası bir ihtilafta elini güçlendirecektir.
Fazla çalışma ücreti yerine, işvereninin rızasıyla serbest zaman (telafi izni) da kullanabilirsin. Her bir saat fazla çalışma için 1 saat 30 dakika, her bir saat fazla sürelerle çalışma için ise 1 saat 15 dakika serbest zaman hak edersin. Bu iznin, fazla çalışma yaptığın tarihten itibaren altı ay içinde kullandırılması gerekir. İşverenine düşen görev ise, bu izinleri doğru şekilde takip etmek ve kullandırırken işçinin iş yükünü de dengelemektir.