Ev ortamı, virüsün bulaşma riskini en aza indirmek için aslında en stratejik alanınızdır. Dışarıdaki kontaminasyon riskini içeride sıfırlamak, kapıdan içeri adım attığınız an başlar. İlk kuralınız giriş hijyeni olmalıdır; evin kapısında ayakkabılarınızı çıkarmak, ceketinizi vestiyere asmak ve mümkünse dışarıda giydiğiniz kıyafetleri hemen değiştirmek, virüsün evin diğer odalarına taşınmasını fiziksel olarak engeller. Bu basit ama kritik rutin, özellikle kapalı alanlarda geçirilen saatlerin arttığı dönemlerde koruyucu bir kalkan görevi görür.
En çok göz ardı edilen ama en etkili yöntem hava akışıdır. Koronavirüsün daha çok havada asılı kalan partiküller yoluyla (aerosol) bulaştığı bilinmektedir. Bu yüzden günde en az iki kez, her seferinde 10-15 dakika boyunca pencereleri tam açarak çapraz havalandırma yapın. Eğer odanızda doğrudan dışarı açılan pencere yoksa, kapıyı aralayıp koridor ve diğer odaların havasını da devreye sokarak sirkülasyonu artırın. Hava filtresi kullanan bir cihazınız varsa, HEPA filtreli olanları tercih edin, ancak unutmayın ki filtreli cihazlar havalandırmanın yerini tutmaz, sadece tamamlayıcıdır.
Dezenfektanlarla evin her köşesini her gün silmek zorunda değilsiniz; bu hem gereksiz stres yaratır hem de kimyasal maruziyeti artırır. Bunun yerine yüksek temas noktasalarına odaklanın. Telefonunuz, klavye, kapı kolları, musluklar, uzaktan kumandalar ve lavabolar, virüsün en çok barındığı yüzeylerdir. Gün içinde bu noktalara dokunduktan sonra ellerinizi sabunla en az 20 saniye yıkamak veya alkol bazlı el dezenfektanı kullanmak, yüzey temizliğinden çok daha etkilidir. Benim kendi rutinimde, market alışverişinden eve getirdiğim paketleri kapıda bekletip, içeriden giydiğim eldivenlerle içeri almak veya en azından 24 saat bekletmek, psikolojik olarak da rahatlatıcı bir "karantina" yöntemi olmuştur.
Korunma sadece dışarıdan gelen tehditleri engellemekle bitmez; vücudunuzun savunma mekanizmasını güçlendirmek de hayati önem taşır. Kaliteli uyku, dengeli beslenme ve yeterli su tüketimi, bağışıklık sisteminizin en büyük destekçileridir. Aşırı stresten kaçınmak için ekran sürenizi sınırlamak ve ev içinde bile olsa düzenli hareket (yoga, esneme veya hafif yürüyüş) yapmak, stres hormonlarının bağışıklığı baskılamasını önler.
Son olarak, evinizde kronik rahatsızlığı olan veya yaşlı bireyler varsa, onlarla olan fiziksel temasınızı minimize edin ve maske kullanımına özen gösterin. Unutmayın, disiplinli hijyen ve doğru havalandırma, evinizi güvenli bir sığınak haline getirecek en güçlü silahlardır.