Aziz Sancar, Türkiye'nin güneydoğusunda yer alan Mardin ilinin Savur ilçesine bağlı Taşkıran (eski adıyla Sancar) köyündendir. Bu "aslen" ifadesi, onun sadece doğduğu coğrafi noktayı değil, aynı zamanda ailesinin köklerini, çocukluğunun geçtiği kültürel çevreyi ve kimliğinin temelini oluşturan değerleri kapsar.
Sancar, sekiz çocuklu, çiftçilikle uğraşan bir ailenin yedinci çocuğu olarak bu köyde dünyaya geldi. O dönemin ve bölgenin koşulları düşünüldüğünde, kısıtlı imkanlara rağmen gösterdiği azim ve çalışkanlık, onun bilim yolculuğunun temelini oluşturmuştur. Mardin ve çevresi, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, çok kültürlü ve çok dilli bir yapıya sahip, derin kökleri olan bir coğrafyadır. Bu bölge, Türkçe'nin yanı sıra Arapça, Kürtçe ve Süryanice gibi dillerin de konuşulduğu, farklı inanç ve etnik kökenlerden insanların bir arada yaşadığı zengin bir dokuya sahiptir. Aziz Sancar'ın ailesi de bu zengin kültürel mozaiğin bir parçasıdır ve kendisi sıkça Mardinli bir köylü çocuğu olmaktan duyduğu gururu dile getirmiştir.
Burada uzmanlık gerektiren püf noktası, bir bilim insanının kökenlerinin sadece doğum yeri olmaktan öte, onun hayata bakış açısını, motivasyonunu ve karakterini nasıl şekillendirdiğini anlamaktır. Sancar'ın mütevazı başlangıcı, onun disiplinli çalışmaya ve azme olan inancını pekiştirmiştir. Yurt dışında elde ettiği büyük başarılara rağmen, ana vatanına ve özellikle memleketine olan aidiyet duygusu her zaman çok güçlü olmuştur. Kendi kurduğu Aziz & Gwen Sancar Vakfı aracılığıyla başta öğrenciler olmak üzere birçok insana destek vermesi, bu topraklara olan vefa borcunun somut bir göstergesidir.
Sen, onun yaşam öyküsüne baktığında, uluslararası bir arenada zirveye ulaşan bir dehanın, köklerini asla unutmadığını ve o köklerden aldığı güçle nasıl başarıya ulaştığını görüyorsun. Taşkıran köyünden başlayan bu yolculuk, Nobel Kimya Ödülü'ne kadar uzanmış olsa da, Sancar'ın kalbinde ve kimliğinde her zaman o Mardinli köylü çocuğu kimliği önemli bir yer tutmuştur.