Ödenmeyen borçlarınızı yasal yollarla tahsil etmek için icra takibi sürecini nasıl başlatacağınızı merak mı ediyorsunuz?
Ödenmeyen borçlarını yasal yollarla tahsil etmek için icra takibi başlatma süreci, temelde elinde bir mahkeme kararı (ilam) olup olmamasına göre iki ana kola ayrılır: ilamlı icra ve ilamsız icra. Genellikle bir mahkeme kararı olmadan, yalnızca borç belgelerine dayanarak yapılan takip, ilamsız icra takibidir ve bu en sık karşılaşılan durumdur. İşte adım adım nasıl yapacağını bilmen gerekenler:
Öncelikle, elindeki borç belgesine göre takip türünü netleştirmelisin. Eğer elinde bir fatura, sözleşme veya basit bir alacak senedi gibi bir belge varsa, genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatırsın. Eğer çek, senet (bono) gibi kambiyo senedi niteliğinde bir belgen varsa, bu belgelere özel kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip daha avantajlı olabilir. Çünkü bu takip türünde borçlunun itirazları daha sınırlıdır.
Gerekli belgeler: Alacağın ispatı niteliğindeki tüm belgeler (fatura, sözleşme, senet, çek vb.), borçlunun ve alacaklının kimlik bilgileri ve adresleri.
İcra takibini başlatacağın icra dairesini doğru seçmek çok önemli. Genellikle borçlunun yerleşim yeri (ikametgahı), sözleşmenin yapıldığı yer veya borcun ödeneceği yerdeki icra dairesi yetkilidir.
Ardından, icra dairesine sunacağın takip talebi formunu eksiksiz doldurmalısın. Bu formda;
Alacaklının ve borçlunun tam adları, T.C. kimlik numaraları (varsa), adresleri,
Takip edilmek istenen ana para miktarı,
Faiz oranı (sözleşmede belirtilmişse o, yoksa yasal faiz), faizin başlangıç tarihi,
Takip giderleri ve vekalet ücreti (eğer avukatın varsa),
Takibin türü (ilamsız genel haciz, kambiyo vs.) açıkça belirtilmelidir.
Tecrübemden bir püf noktası: Faiz başlangıç tarihini ve oranını net belirtmezsen veya yanlış belirtirsen, borçlunun itirazına zemin hazırlayabilirsin.
Hazırladığın takip talebini ve eklerini (varsa asıl borç belgelerinin fotokopileri) yetkili icra dairesine sunarsın. Bu aşamada küçük bir harç ve tebligat masrafı ödemen gerekir. İcra dairesi, talebini inceledikten sonra borçluya bir ödeme emri gönderir.
Bu ödeme emri, borçluya borcunu ve masrafları belirli bir süre içinde ödemesini veya itiraz etmesini bildirir.
Borçluya ödeme emri tebliğ edildikten sonra, borçlunun iki seçeneği vardır:
7 gün içinde itiraz etmek: Borçlu, borca veya borcun miktarına itiraz ederse, takip otomatik olarak durur. Bu durumda, takibi devam ettirmek için senin itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması davası açman gerekir. Bu aşama genellikle hukuki destek almanı gerektiren en kritik noktadır.
7 gün içinde borcu ödemek: Borçlu borcu öderse, takip kapanır.
* 7 gün içinde ödeme ve mal beyanında bulunmak: Borçlu borcu ödemez ancak mal beyanında bulunursa.
Eğer borçlu bu 7 günlük süre içinde ne itiraz eder ne de ödeme yaparsa, işte o zaman takip kesinleşir!
Takip kesinleştiğinde, artık borçlunun malvarlığına (banka hesapları, taşınmazlar, araçlar, maaş vb.) haciz koydurma hakkın doğar. Kesinleşen takip sonrası, icra dairesinden borçlunun mallarının haczedilmesini talep edersin. Haciz işlemleri sonrası, haczedilen malların satışı ile alacağın tahsil edilmeye çalışılır.
Unutma ki, tüm bu süreçler detaylı hukuki bilgi ve dikkat gerektirir. Özellikle borçlunun itiraz etmesi durumunda veya karmaşık borç ilişkilerinde, hak kaybına uğramamak için bir avukattan hukuki danışmanlık ve destek almak senin için en doğru ve güvenli yol olacaktır. Yanlış bir adım veya eksik bilgi, süreci gereksiz yere uzatabilir veya alacağını tahsil edememene neden olabilir.