Acentelik hukuku epey doku, hele ki 10 yıl gibi uzun bir süre söz konusuysa masaya oturmadan önce evini sağlam yapman şart. Karşılıklı fesih yapmış olmanız, tazminat hakkınızı otomatik olarak silmez; ama maalesef "biz ayrıldık, o kadar" diyerek elini kolunu bağlamaya çalışacaklar. Hukuki süreçte ispat yükü genellikle davayı açan tarafa, yani sana düşüyor. Bu yüzden avukatınla masaya oturmadan önce elindeki dosyayı biriktirmen, senin için en büyük koz olacak.
Öncelikle yeni müşteri devri ve pazar payı artışı iddianı sarstığın somut verilerle desteklemelisin. Sadece "müşteri getirdim" demek yetmez. Son 10 yıllık satış raporlarını, müşteri listelerini ve özellikle acentelik süresi boyunca portföyüne eklemiş olduğun yeni müşteri isimlerini ve ilk satış tarihlerini tutmaya çalış. Müşterilerin senin aracılığınla tanındığını gösteren e-posta trafiği, teklif yazışmaları ve fatura kayıtları kritiktir. Müşteri sadakatinin senin emeğinle oluştuğunu kanıtlaman, denkleştirme tazminatının temel direğidir.
İkinci olarak finansal belgeleri eksiksiz topla. Acentelik sözleşmesindeki komisyon oranları, dönemsel ciro artışları ve şirketin sana sağladığı kâr marjını gösteren tablolar hazırla. Müvekkilinin (ana şirketin) bu 10 yılda ne kadar büyüdüğünü ve bu büyüme içinde senin payının ne olduğunu rakamlarla ortaya koy. Eğer varsa, şirket içi performans değerlendirmeleri ya da "başarılı acente" gibi ödüller/teşvikler de elini güçlendirir.
Son olarak, karşılıklı fesih protokolünü dikkatle incele. Fesih sırasında herhangi bir "tazminat hakkından feragat" maddesine imza atmadığından emin ol. Atıldıysa bile, bu maddenin haksız şart kapsamında geçersiz olduğunu argümanıyla savunma stratejinizi kurgulayın.
Benim tavsiyem, avukatına bu belgeleri kronolojik sırayla, bir "hikaye" gibi sunman. 10 yıllık emeğin, yeni müşteriler ve artan ciroyla somutlaşmış durumda; bunu kâğıt üzerinde de aynı netlikte gösterirsen, masada elin güçlenir. Unutma, hukukta detaylar kazandırır. Belge düzenine özen gösterirsen, hakkını eksiksiz alma ihtimalin çok yüksek.