Anayasa Mahkemesi, 15 üyeden oluşur. Bu sayı, Türk Anayasası'nın 146. maddesiyle belirlenmiştir ve Mahkeme'nin anayasal denetim görevini farklı hukuk disiplinleri ve uzmanlık alanlarından gelen bakış açılarıyla yerine getirmesini hedefler.
Bu 15 üyenin atanma süreci, hem Cumhurbaşkanı hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) arasında paylaşılmıştır:
Cumhurbaşkanı Tarafından Atanan 12 Üye:
3 üye Yargıtay Genel Kurulu'nca kendi üyeleri arasından gösterilen adaylar içinden.
2 üye Danıştay Genel Kurulu'nca kendi üyeleri arasından gösterilen adaylar içinden.
1 üye Sayıştay Genel Kurulu'nca kendi üyeleri arasından gösterilen adaylar içinden.
3 üye Yükseköğretim Kurulu (YÖK)'nun hukuk, iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri arasından göstereceği adaylar içinden.
2 üye Türkiye Barolar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu'nun serbest avukatlar arasından göstereceği adaylar içinden.
1 üye doğrudan, üst düzey yöneticiler, serbest avukatlar, birinci sınıf hâkim ve savcılar ile Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Tarafından Seçilen 3 Üye:
2 üye Sayıştay'ın kendi üyeleri arasından göstereceği adaylar içinden.
1 üye Türkiye Barolar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu'nun serbest avukatlar arasından göstereceği adaylar içinden.
Bu karmaşık atama mekanizması, Mahkeme'nin kadrosunda adli, idari, mali yargı mensupları ile akademi ve avukatlık mesleğinden gelen farklı uzmanlıkların bulunmasını sağlar.
Anayasa Mahkemesi üyeleri, 12 yıl süreyle görev yapar ve süreleri dolmadan emekli olmaları veya görevden ayrılmaları halinde yerlerine yeni atama yapılır. Yeniden seçilmeleri mümkün değildir. Üyelerin emeklilik yaşı 65'tir. Mahkeme kendi içinden bir başkan ve iki başkanvekili seçer; bu görevler 4 yıllıktır ve süresi bitenler tekrar seçilebilir.
Bu atama modeli, Anayasa Mahkemesi'nin karar alma süreçlerine farklı hukuk disiplinlerinin ve yargı tecrübelerinin yansımasını amaçlar. Özellikle 2010 ve 2017 Anayasa değişiklikleriyle üye sayısı ve atama usulleri önemli ölçüde yeniden düzenlenerek, Mahkeme'nin yapısı daha da çeşitlendirilmiştir. Benim tecrübelerime göre, bu çeşitlilik, Mahkeme'nin kararlarının daha kapsayıcı ve çok yönlü bir değerlendirmeye dayanmasını sağlar. Bu durum, Anayasa Mahkemesi'ni hukukun üstünlüğü ve temel hak ve özgürlüklerin korunmasında kilit bir kurum haline getirir.