İdari yargının istinaf mahkemelerine Bölge İdare Mahkemeleri (BİM) adı verilir. Türkiye'deki idari yargı sistemini üç kademeli olarak düşündüğünde, ilk derece mahkemelerinden (İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri) çıkan kararların hukuki ve maddi yönden denetlendiği ikinci kademe işte bu Bölge İdare Mahkemeleridir.
Bölge İdare Mahkemeleri, 2016 yılında faaliyete geçmesiyle idari yargıda önemli bir dönüm noktası oldu. Daha öncesinde, ilk derece mahkemelerinin kararları doğrudan Danıştay'ın denetimine tabiydi ve bu durum Danıştay'ın iş yükünü aşırı derecede artırıyordu. BİM'lerin kurulmasıyla, idari yargıda daha hızlı ve etkin bir adalet mekanizması oluşturulması amaçlandı.
Temel Fonksiyonu: İstinaf mahkemesi olarak BİM'ler, ilk derece idare ve vergi mahkemelerinin kararlarını hem hukuki hem de maddi vakıa denetimi yaparak inceler. Yani, davanın konusu olan olayın gerçekleşip gerçekleşmediği, delillerin doğru değerlendirilip değerlendirilmediği gibi maddi konuları da, uygulanan hukukun doğru olup olmadığını da denetlerler. Bu yönüyle, yalnızca hukuka uygunluk denetimi yapan temyiz mahkemesi olan Danıştay'dan ayrılırlar.
Kendi tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki, Bölge İdare Mahkemeleri, idari yargıdaki uyuşmazlıkların önemli bir kısmının sonlandığı ve dolayısıyla kararların niteliğinin büyük ölçüde belirlendiği bir aşamadır. Bir dosyanın BİM'e gitmesi, davanın gerçek anlamda yeniden ele alınması demektir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesindeki eksikliklerin veya hataların giderilmesi için büyük bir fırsat sunar.