Kanun hükmünde kararname (KHK), yürütme organının yasama yetkisini kullanarak çıkardığı, kanun gücünde olan düzenleyici işlemlerdir. Anayasamızda bu yetki, belirli şartlar altında ve belirli sınırlar dahilinde, Bakanlar Kurulu'na (2017 Anayasa değişikliğine kadar) ve günümüzde ise doğrudan Cumhurbaşkanı'na tanınmıştır.
Esasen KHK'ları iki ana başlık altında incelemek gerekir:
Olağan Dönem KHK'ları:
Bunlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından çıkarılan bir yetki kanununa dayanarak çıkarılır. Yani, Meclis, belirli konularda ve belirli bir süre için yürütmeye KHK çıkarma yetkisi verir.
En kritik sınırlama şudur: Olağan dönem KHK'ları, Anayasa'nın temel haklar ve ödevler, kişi hakları ve ödevleri ile siyasi haklar ve ödevler başlıkları altında düzenlenen konulara ilişkin düzenleme yapamaz. Anayasada "kanunla düzenlenir" denilen alanlara giremezler.
* Bu KHK'lar, Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından hem şekil hem de esas yönünden denetime tabidir. Yani, içeriğinin anayasaya uygunluğu tam olarak incelenir.
Olağanüstü Hal (OHAL) KHK'ları:
Bunlar, olağanüstü hal ilan edildiği dönemlerde ve OHAL'in ilanına neden olan durumların gerektirdiği konularda çıkarılır.
En önemli farkı: Olağan dönem KHK'larının aksine, OHAL KHK'ları Anayasa'nın temel hak ve hürriyetler başlıkları altında yer alan konulara ilişkin düzenleme yapabilir. Çünkü olağanüstü halin gerektirdiği tedbirler, bu alanlara müdahaleyi zorunlu kılabilir.
İşte sana bir uzmanlık püf noktası: OHAL KHK'ları, Anayasa'nın açık hükmü gereği (eskiden madde 148, şimdi madde 148/1'in son cümlesi), Anayasa Mahkemesi'nin esastan denetimine kapalıdır. Yani AYM, bu KHK'ların içeriğinin Anayasa'ya uygunluğunu inceleyemez; sadece şekil yönünden denetim yapabilir. Bu durum, bu KHK'ların gücünü ve tartışmalılığını artıran temel faktördür.
OHAL KHK'ları, çıkarıldıktan sonra TBMM'nin onayına sunulur. Meclis, bu kararnameleri aynen kabul edebilir, değiştirebilir veya reddedebilir. Kabul edilmeyenler yürürlükten kalkar.
2017'de yapılan anayasa değişikliğiyle birlikte parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesi, KHK çıkarma yetkisini de değiştirdi. Artık yetki, Bakanlar Kurulu yerine doğrudan Cumhurbaşkanlığı makamına aittir. Cumhurbaşkanı, OHAL dönemlerinde ve belli konularda KHK çıkarabilir.
Tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki, KHK'lar, özellikle OHAL KHK'ları, yürütmenin yasama sürecini bypass ederek hızlı ve etkili kararlar almasına olanak tanıdığı için siyasi hayatımızda hep bir tartışma konusu olmuştur. Özellikle kamu personelinin işten çıkarılması, kurumların kapatılması gibi ciddi sonuçları olan kararların yargı denetiminin sınırlı olduğu KHK'larla alınması, ciddi hukuki ve sosyal sorunlara yol açabilmektedir. Bu durum, KHK'ların "istisnai" niteliğinin zaman zaman aşılarak "olağan" bir yasama aracı gibi kullanılması eleştirilerini de beraberinde getirir.