menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Bizim alacaklı olduğumuz bir firma iflas erteleme istedi, sonrasında iflas etti. Yalnız süreç başlamadan 6-7 ay önce değerli taşınmazlarını ve bazı makinelerini, sahiplerinin başka bir şirketine veya akrabalarına devrettiğini duyduk. Bu durumda biz, yani alacaklılar, o devredilen malları iflas masasına geri kazandırabilir miyiz, yoksa geçmiş olsun mu deriz?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

1 cevap

more_vert

İflas Öncesi Şüpheli Mal Devri: Alacaklı Bu Malları Geri Alabilir mi?

Değerli iş insanları, kıymetli alacaklılar; ticaret hayatının inişli çıkışlı yolculuğunda bazen istemediğimiz duraklara uğrayabiliyoruz. Bir firmanın finansal darboğaza girip iflas etmesi, başlı başına zorlayıcı bir süreçken, bir de üzerine iflas etmeden kısa bir süre önce, şirketin değerli varlıklarının "şüpheli" görünen devirlerle el değiştirdiğini duyduğunuzda, doğal olarak aklınızda "Şimdi ne olacak? Haklarımızı geri alabilir miyiz, yoksa geçmiş olsun mu deriz?" gibi sorular belirir.

İşte tam da bu kritik sorunun peşinden gidiyor ve Türkiye İcra ve İflas Hukukumuzun bu hassas konuya nasıl yaklaştığını, alacaklı olarak sizin bu durumda ne gibi haklara sahip olduğunuzu detaylıca inceliyoruz.

Şüpheli Mal Devri: Durumunuz ve Hukuki Temeller

Anlattığınız senaryo, maalesef iflas süreçlerinde sıklıkla karşılaşılan, ancak hukukumuzun çözüm mekanizmaları geliştirdiği bir durum: Alacaklı olduğunuz bir firma iflas erteleme istemiş, ardından iflas etmiş. Ve bu süreç başlamadan 6-7 ay önce, yani tam da kriz sinyallerinin belirginleştiği bir dönemde, şirketin değerli taşınmazlarını ve bazı makinelerini, sahiplerinin başka bir şirketine veya akrabalarına devrettiğini öğrenmişsiniz.

Bu durum, hukuken "İflas Öncesi Şüpheli Tasarruflar" olarak adlandırılır. Borçlunun, alacaklılarından mal kaçırma veya belirli alacaklılara öncelik tanıma niyetiyle yaptığı bu tür işlemler, iflas masasının malvarlığını zayıflatır. Ancak bilin ki, hukukumuz bu tür işlemlere karşı alacaklıları korumak için güçlü mekanizmalar sunar. Yani, cevabımız "geçmiş olsun" değil, "evet, geri alma şansınız yüksek ve bunun için adımlar atabilirsiniz!" olacaktır.

Türkiye'de, borçlunun iflastan önce yaptığı şüpheli mal devirlerini geri alabilmek için başvurulan en temel hukuki araç "İptal Davası"dır (İcra ve İflas Kanunu - İİK m. 277 ve devamı). Bu dava, borçlunun iflasından önce yaptığı ve alacaklıların haklarına zarar veren bazı tasarrufların (mal devirlerinin) geçersiz sayılmasını ve devredilen malların iflas masasına geri kazandırılmasını amaçlar.

Hukukumuz, iflas öncesi yapılan tasarrufları, devrin niteliğine ve yapıldığı süreye göre üç ana başlık altında inceler:

1. Karşılıksız Tasarrufların İptali (İİK m. 278)

Bu tür tasarruflar, borçlunun karşılık almadan veya çok düşük bir karşılıkla yaptığı devirlerdir. Özellikle borçlu yakınlarına (eş, çocuk, anne, baba, kardeş) yapılan bağışlamalar veya cüzi bedellerle yapılan satışlar bu kapsamda değerlendirilir.
Süre: İflasın açılmasından iki yıl öncesine kadar yapılan karşılıksız devirler için iptal davası açılabilir. Sizin durumunuzda 6-7 ay, bu süre zarfına mükemmelen uymaktadır. Bu tür devirlerde, borçlunun kötü niyetini veya iflas etme niyetini ispatlamanıza gerek kalmaz; kanun, yakınlar arası işlemlerde bu durumu karine olarak kabul edebilir.*

2. Aciz Hali Nedeniyle Yapılan Tasarrufların İptali (İİK m. 279)

Borçlunun, aciz durumunda iken (yani borçlarını ödeyemeyecek durumda iken) yaptığı bazı tasarruflardır. Bu, borçlunun belirli alacaklılara öncelik tanıyan veya normal ticari teamüller dışında gerçekleşen ödemeler, teminatlar veya devirler olabilir.
* Süre: İflasın açılmasından bir yıl öncesine kadar yapılan bu tür devirler için dava açılabilir. Yine, sizin 6-7 aylık süreniz bu kapsamın içindedir. Devralan kişinin, borçlunun aciz durumunda olduğunu bilmesi veya bilmesi gerektiği durumlarda bu madde uygulanır. Borçlu sahiplerinin başka bir şirketi veya akrabası olması bu "bilme" durumunu güçlendirir.

3. Hileli Tasarrufların İptali (İİK m. 280)

Bu, borçlunun doğrudan alacaklılarından mal kaçırma veya onlara zarar verme kastıyla yaptığı devirlerdir. Bu durumda, devri alan kişinin de borçlunun bu kötü niyetini bildiği veya bilmesi gerektiği ispat edilmelidir. Rayiç değerinin çok altında satışlar, malın aniden ve gizlice el değiştirmesi gibi durumlar bu kategoriye girer.
* Süre: İflasın açılmasından beş yıl öncesine kadar yapılan bu tür devirler için dava açılabilir. Bu en uzun süreli iptal sebebidir. Sizin durumunuz, diğer şirket veya akrabalara yapılan devirler göz önüne alındığında, hile kastı iddiasını destekleyici güçlü emareler taşır.

Nasıl Bir Yol İzlemelisiniz? Pratik Adımlar

İptal davası, öncelikle iflas idaresi tarafından açılır. İflas idaresi, iflas eden şirketin tüm malvarlığını (iflas masasını) yönetmek ve alacaklıların haklarını korumakla görevlidir. Dolayısıyla, sizin gibi alacaklılardan gelen duyumları veya kendi tespitlerini değerlendirerek, bu davayı açması beklenir.

Peki, iflas idaresi açmazsa ne olacak? İşte kritik nokta burası: Eğer iflas idaresi bu davayı açmakta gecikir veya açmaktan imtina ederse, her alacaklı tek başına bu davayı açma hakkına sahiptir. Bu durumda, davayı açan alacaklı, masaya ait olan malın masaya geri dönmesini sağlar ve bu durumdan tüm alacaklılar faydalanır.

İşte Atmanız Gereken Somut Adımlar:

  1. Kanıt Toplayın: Duyduklarınız sadece birer "duyum" olarak kalmamalı.
    Tapu Kayıtları: Devredilen taşınmazların devir tarihlerini, kime devredildiğini ve devir bedellerini gösteren kayıtları edinin.
    Ticaret Sicili Kayıtları: Devri alan diğer şirketin ortaklık yapısını, iflas eden şirketle bağlantısını gösteren kayıtları inceleyin. Bu, "sahiplerinin başka bir şirketi veya akrabaları" iddianızı somutlaştırır.
    Muhasebe Kayıtları: Devirlerin defterlerde nasıl gösterildiğini, bedellerin ne kadar olduğunu kontrol edin.
    Expertiz Raporları: Taşınmazların ve makinelerin devir tarihindeki gerçek piyasa değerini gösteren bağımsız ekspertiz raporları, devir bedelinin gerçek değerden ne kadar düşük olduğunu ortaya koyar.

  2. İflas İdaresi ile İletişime Geçin: Topladığınız tüm bu bilgileri detaylı bir dilekçe ekinde iflas idaresine sunun. Onlardan bu konuda dava açmalarını talep edin. İflas idaresini harekete geçirmek, genellikle en hızlı ve etkin yoldur.

  3. Hukuki Destek Alın: Bu süreç, İcra ve İflas Hukukunun inceliklerini barındıran karmaşık bir süreçtir. Alanında uzman bir avukattan hukuki destek almak, haklarınızın doğru ve zamanında aranması açısından hayati önem taşır. Avukatınız, hangi iptal sebebinin sizin durumunuza daha uygun olduğunu belirleyecek, delilleri en doğru şekilde sunacak ve dava sürecini yöneteceklerdir.

  4. Zaman Kaybetmeyin: İptal davaları için belirlenen süreler (özellikle 1 ve 2 yıllık süreler) hak düşürücü niteliktedir. Yani bu süreler içinde dava açılmazsa, hakkınızı tamamen kaybedersiniz. Bu nedenle, şüphelerinizin peşine düşmek ve yasal yollara başvurmak konusunda hızlı hareket etmek çok önemlidir.

Karşılaşabileceğiniz Zorluklar ve Aklınızda Bulunması Gerekenler

  • İspat Yükü: Özellikle hileli tasarrufların iptalinde, devri alan kişinin de kötü niyetli olduğunu ispatlamak önemlidir. Ancak, devrin akrabalara veya aynı grup şirketlerine yapılması, kanun karşısında bu ispat yükünü sizin lehinize hafifletir. Kanun, bu kişiler arasında kötü niyeti veya karşılıksızlığı varsayabilir.
  • Dava Giderleri: İptal davaları masraflı olabilir. Ancak, davanın kazanılması halinde bu giderlerin büyük kısmı karşı taraftan tahsil edilir. Bu konuda avukatınız size detaylı bilgi verecektir.

Sonuç: Geçmiş Olsun Demek İçin Çok Erken!

Değerli alacaklı, sorunuzun cevabı net: "Hayır, geçmiş olsun demek için çok erken!" Türkiye İcra ve İflas Hukuku, borçlunun iflastan önce mal kaçırma niyetiyle yaptığı bu tür hileli veya şüpheli devirleri engellemek ve alacaklıların haklarını korumak için sağlam mekanizmalar sunar.

Sizin durumunuzda, devirlerin iflastan 6-7 ay önce yapılmış olması, özellikle karşılıksız tasarruflar ve aciz haliyle yapılan tasarrufların iptali için öngörülen 1 ve 2 yıllık süreler içinde kalması nedeniyle, dava açma imkanınız oldukça yüksektir. Devrin sahiplerinin başka bir şirketine veya akrabalarına yapılması da, iptal davasında başarınızı artıracak önemli bir karinedir.

Bu süreçte yapmanız gereken, hızlı hareket etmek, detaylı kanıt toplamak ve alanında uzman bir hukuk profesyonelinden destek almaktır. Unutmayın, hukuk mücadelesi bilgi, özen ve kararlılık gerektirir. Haklarınızın peşinden gidin, çünkü yasa sizin yanınızdadır!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

8,575 soru

15,690 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 22
0 Üye 22 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 5411
Dünkü Ziyaretler: 20249
Toplam Ziyaretler: 4456457

Son Kazanılan Rozetler

ayşe_aydin Bir rozet kazandı
fatma_arslan Bir rozet kazandı
bsr12 Bir rozet kazandı
İfbifb Bir rozet kazandı
ergin_kurtman Bir rozet kazandı
...