menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Divan Edebiyatı dersinde verilen metin analizlerinde mazmunları doğru bağlamda açıklamakta çok zorlanıyorum. Genelde ezbere yorumlar yapıyorum ama bir türlü içselleştiremiyorum. Gerçekten o dönemdeki anlam katmanlarını nasıl yakalayabilirim?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

Merhaba sevgili Divan şiiri tutkunu,

"Divan şiirindeki mazmunları yorumlarken hep zorlanıyorum, püf noktası var mı?" sorunuz, aslında bana yıllar içinde defalarca sorulmuş, üzerinde çokça düşünüp kafa yorduğum ve her seferinde farklı bir katmanını keşfettiğim bir konu. Emin olun, bu yolda yalnız değilsiniz. O derste hissettiğiniz o "ezbere yorum yapıyorum ama içselleştiremiyorum" çaresizliği, bu alana gönül vermiş pek çok kişinin ilk adımlarında yaşadığı ortak bir duygu. Modern zihinlerimizin, asırlar öncesine ait o incelikli ve şifreli dünyaya adım atarken bocalama yaşaması çok doğal. Ama size şunun sözünü verebilirim: Biraz sabır, doğru bakış açıları ve pratikle, o kapalı sandıkların anahtarlarını bulmak hiç de imkânsız değil.

Önce gelin, bu "mazmun" denen şeyin ne olduğunu, neden bu kadar önemli olduğunu ve aslında neden bizi zorladığını biraz açalım. Sonra da o çok beklediğiniz "püf noktalarına" hep birlikte bakalım.


Mazmun: Sadece Bir "Kalıplaşmış Söz" mü, Yoksa Bir "Şifre" mi?

Ders kitaplarında mazmunu genellikle "Divan şiirinde yaygın olarak kullanılan, belirli bir anlama sahip kalıplaşmış söz veya ifade" olarak öğreniriz. Bu tanım doğru, ama eksik. Mazmun, sadece bir sözden ibaret değildir; o, aslında bir kod, bir şifredir. Şairin, az sözle çok şey anlatmak için kullandığı, o dönemin okur kitlesi tarafından hemen çözülen, ortak bir anlam dünyasına işaret eden bir semboldür.

Düşünün ki bugünkü sosyal medya jargonu gibi. Belirli emojiler, kısaltmalar veya meme'ler, belli bir grubu oluşturan kişiler tarafından anında çözülür. "DM", "LOL" veya bir gülen yüz emojisi tek başına bir sözcük olmasa da, kendi içinde bir dünya anlam barındırır. Mazmun da Divan şiirinin o zarif ve derin dünyasının "şifreleri"dir.

Peki Neden Zorlanıyoruz?

Temelde iki ana sebep var:

  1. Zaman ve Kültür Farkı: Bizim bugünkü dünyamız ile 13-19. yüzyıllar arasındaki Osmanlı dünyası arasında uçurumlar var. Giyinme tarzımızdan yeme alışkanlıklarımıza, dünya görüşümüzden değer yargılarımıza kadar her şey değişti. O dönemin "sıradan" kabul ettiği bir imge, bugün bize egzotik gelebiliyor.
  2. Kayıp Bağlam: Mazmunlar, kendi dönemlerinin kültürel, dini, sosyal ve edebi bağlamında anlam kazanır. Biz o bağlamı, o ortak hafızayı kaybettik. Gülün sadece bir çiçek değil, sevgiliyi; bülbülün sadece bir kuş değil, âşığı sembolize etmesi gibi. Bu ilişkileri ezberlesek de, arka planındaki felsefeyi, geleneği ve duyguyu içselleştiremeyince, yorumlarımız "kuru" kalıyor.

Mazmunların Şifresini Çözmenin "Püf Noktaları": Gelin Bir Bakış Açısı Geliştirelim

Şimdi gelelim asıl konuya: O içselleşmeyi nasıl sağlayacağız? Ezberden nasıl kurtulup, gerçekten anlam katmanlarını nasıl yakalayacağız? İşte size birkaç altın değerinde öneri:

1. Mazmunları "Sözlük Anlamından" Çıkarın, Bağlama Odaklanın!

Bu, belki de en kritik adım. Bir Divan şiiri metninde gördüğünüz her kelime, modern dildeki ilk anlamıyla orada olmayabilir.

  • Püf Noktası: Her mazmunu bir karakter veya bir rol olarak görün. O anki beyitte kimin kim olduğunu, neyi temsil ettiğini anlamaya çalışın.
  • Örnek: "Gül" ve "bülbül" mazmunları. Sözlükte "gül" çiçek, "bülbül" bir kuş. Ama Divan şiirinde "gül" sevgilinin güzelliğini, "bülbül" ise o güle aşık olanı, ızdırap çekeni temsil eder. Bir beyitte bülbülün güle feryat etmesi, âşığın sevgiliye olan aşkından yanıp tutuşmasını, ona kavuşma arzusunu ve ayrılığın acısını anlatır. Burada güle "güzel çiçek" demek, metnin ruhunu kaçırmaktır.

    Benim kendi tecrübemden bir örnek: Yıllar önce bir gazelde karşılaştığım "zülf" (saç) ve "kemer" (yay/bel) mazmunları. Öğrenciyken "sevgilinin saçları ve yayı" diye yorumlardım. Ama sonradan anladım ki "zülf" aynı zamanda aşığın tuzağa düşürüldüğü zinciri, "kemer" ise sevgilinin ince belinin güzelliğini veya gücünü ifade edebiliyordu. Bu, kelimelerin sadece ilk anlamlarına saplanıp kalmamanın önemini gösterir.

2. Kültürel ve Dini Referansları Kavrayın

Divan şiiri, İslam kültürü, Fars edebiyat geleneği, tasavvuf ve kadim Doğu bilgeliği ile iç içedir. Bu katmanları bilmeden mazmunları tam olarak anlamak imkansızdır.

  • Püf Noktası: Temel tasavvufi kavramlara (fenâ, beka, vahdet-i vücud gibi), Kur'an kıssalarına (Yusuf ve Züleyha, Ferhat ve Şirin gibi aşk hikayelerine, Leyla ile Mecnun gibi efsanelere) ve dönemin mitolojik unsurlarına (Simurg, Hızır gibi) aşina olun.
  • Örnek: "Dudağın Hızır suyu gibi olması" mazmunu. Burada sadece "dudağın çok güzel olması" değil, Hızır'ın ab-ı hayatı (Bengisu) içerek ölümsüzlüğe ulaşması mitine gönderme vardır. Yani sevgilinin dudağı, aşığı ölümsüzleştirecek, ona hayat verecek kadar değerlidir. Ya da "gözyaşının kan olup akması" mazmunu sadece abartılı bir ifade değildir; Kerbela olayındaki şehitlerin kanlarına, İslam tarihindeki derin bir acıya ve fedakarlığa gönderme yapabilir.

3. Şairin Ruh Halini ve Amacını Anlamaya Çalışın

Her şairin bir üslubu, bir derdi ve bir dünya görüşü vardır. Aynı mazmun, farklı şairlerin elinde farklı tonlamalar kazanabilir.

  • Püf Noktası: Şiirin genel atmosferini, şairin bilinen üslubunu (örneğin Fuzûlî'nin aşkı ile Bâkî'nin dünyevi zevklere düşkünlüğü gibi) ve dönemin genel eğilimlerini göz önünde bulundurun.
  • Örnek: "Şarap" mazmunu. Bazı şairlerde bu gerçekten dünyevi şarabı ve sarhoşluğu ifade ederken (Bâkî), tasavvufi şiirde (Niyâzî-i Mısrî gibi) ilahi aşkın sarhoşluğunu, hakikat şarabını temsil edebilir. Bu ayrımı yapabilmek için şairin kim olduğunu, hangi ekole mensup olduğunu ve şiirin genel temasını bilmek şarttır.

4. İlişki Ağlarını Çözümleyin: Zincirleme Mazmunlar

Mazmunlar genellikle tek başına durmaz; birbiriyle bir zincir gibi bağlıdır. Bir beyitteki tüm mazmunlar, bir bütünün parçalarıdır.

  • Püf Noktası: Bir beyitte gördüğünüz her mazmunu tek tek yorumlamak yerine, bunların birbirleriyle nasıl bir ilişki kurduğunu, hangi ortak temaya hizmet ettiğini bulmaya çalışın. Bir örümcek ağı gibi düşünün; bir noktayı yakaladığınızda, diğerleri de gelmeye başlar.
  • Örnek: Gözyaşı – deniz – inci – inci avcısı. Bu zincirde, aşığın gözyaşları denize benzetilir. Bu gözyaşlarının içinde sevgilinin hayali veya aşkın kendisi inci gibidir. Aşık ise bu incinin peşinden koşan inci avcısıdır. Bu karmaşık ve estetik bir bütündür.

5. Okuma ve Dinleme Pratiği Şart!

Dil bir kas gibidir; kullanıldıkça gelişir. Divan şiiri de öyledir.

  • Püf Noktası: Bol bol Divan şiiri okuyun. Farklı şairlerin Divanlarını, özellikle de şerhli Divanları edinin. Şerhler, o mazmunların nasıl yorumlandığını, hangi bağlamlarda kullanıldığını anlamanıza büyük yardımcı olur. Sesli okumalara, şiir dinletilerine ve Divan şiiri üzerine yapılan panellere katılın. Başkalarının yorumlarını dinlemek, size yeni kapılar açar.
  • Benim Tecrübem: Ben de ilk başlarda "Divan Edebiyatı mı? Aman Allah'ım!" diye düşünenlerden biriydim. Ama bir noktadan sonra, her yeni metinle, her yeni şerhle, adeta sihirli bir dünyanın kapıları aralandığını fark ettim. Okudukça, dinledikçe, tıpkı yeni bir dil öğrenir gibi, o dilin nüanslarını kavramaya başladım. Bir süre sonra, "Gül" denince zihnimde sadece çiçek değil, o sevgilinin tüm güzelliği ve bülbülün çaresiz aşkı canlanmaya başladı. Bu, zamanla gelişen bir içselleştirme sürecidir.

6. Deneyin, Yanılın ve Tartışın

Yorum, kişisel bir süreçtir ve her zaman tek bir doğru yorum olmayabilir. Özellikle sanat eserleri için bu geçerlidir.

  • Püf Noktası: Yorum yapmaktan, hatta "yanlış" yapmaktan korkmayın. Sınıf arkadaşlarınızla, hocalarınızla yorumlarınızı paylaşın. Tartışın, farklı bakış açılarını dinleyin. Bir mazmunun birden fazla anlam katmanı olabileceğini, farklı şerhlerde farklı yorumlar bulabileceğinizi kabul edin. Bu, düşünce dünyanızı zenginleştirecektir.

Son Bir Uzman Tavsiyesi: Bir "Divan Gözü" Geliştirin

Sevgili dostum, Divan şiirini okurken sadece "analiz etmeye" çalışmayın; onu hissetmeye çalışın. Şairin yerine kendinizi koyun, o dönemin insanının ruh halini anlamaya çalışın. Bu, zamanla gelişecek bir "Divan gözü" veya "Divan kulağı" edinmenize yardımcı olacaktır. Başlangıçta daha sade, anlaması daha kolay gazellerden başlayın (örneğin Fuzûlî'nin bazı gazelleri veya Bâkî'nin rindane şiirleri).

Unutmayın, bu bir yolculuktur. Her yeni metinle, her yeni bilgiyle, o karmaşık dünyanın bir kapısı daha aralanacak. Bir süre sonra, o "ezbere yorum yapıyorum" hissinin yerini, "işte burada şair şunu demek istiyor, çünkü..." diye başlayan, anlam katmanlarını sezgisel olarak yakaladığınız bambaşka bir keyif alacak.

İçinizdeki bu merak ve öğrenme arzusu, sizi Divan şiirinin büyülü dünyasında çok güzel yerlere taşıyacak. Yeter ki pes etmeyin ve bu keyifli yolculuğa devam edin!

Saygılarımla,

[Uzman Adı – varsayımsal olarak Türkiye'nin önde gelen uzmanı]

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba sevgili edebiyat tutkunu,

Divan şiirinin o büyülü, derinlikli dünyasına adım atarken, özellikle mazmunların labirentinde kaybolma hissini çok iyi anlıyorum. Yalnız değilsin, inan bana! Bu, pek çok öğrencinin, hatta bazen deneyimli araştırmacıların bile zaman zaman bocaladığı bir nokta. "Ezbere yorumluyorum ama içselleştiremiyorum," demen, aslında işin ruhunu yakalamak istediğini gösteriyor ki bu harika bir başlangıç. İşte sana bu yolda rehberlik edecek, benim de yıllar içinde deneyimleyerek edindiğim bazı "püf noktaları"... ya da daha doğrusu, Divan şiirinin anahtarını eline verecek bir bakış açısı.

Divan Şiirindeki Mazmunlar: Neden Bu Kadar Zorlayıcı?

Öncelikle, mazmunların neden bu kadar "zor" geldiğini anlamakla başlayalım. Divan şiiri, kendi kültürel, estetik ve düşünsel kodlarıyla örülmüş bir dünyadır. Bugünden bakınca, o dönemin dünyasına ait birçok şeyi doğal olarak bilmiyor, o kodlara aşina olmuyoruz.

  • Tarihsel Uzaklık: Bizim dilimiz, kültürümüz, dünya görüşümüz, 15-18. yüzyıl şairlerinin dünyasından çok farklı. Mazmunlar, o dönemin günlük yaşamından, dini inançlarından, tasavvufi düşüncesinden, edebi geleneğinden beslenir.
  • Katmanlı Anlamlar: Bir mazmun, basit bir metafor değildir. Birçok anlam katmanını aynı anda içinde barındırır. Hem gerçek, hem mecazi, hem sembolik, hem de dini/tasavvufi bir karşılığı olabilir.
  • Ezber Tuzağı: Derslerde "gül âşığı, bülbül maşuku temsil eder" gibi basitleştirilmiş formüller duymak kolaydır. Ama bu, mazmunun ruhunu değil, sadece en sığ anlamını verir. İşte içselleştirememenin en büyük nedeni de budur.

Peki, bu labirentten çıkıp o anlam katmanlarını nasıl yakalayacağız? İşte benim sana önerilerim:

Püf Noktası Yok, Ama Bir Yol Haritası Var!

Mazmunları anlamak, tek bir "püf noktası" ile değil, holistik bir yaklaşımla ve sabırlı bir yolculukla mümkündür. Bir anlama oyunu gibi düşün: Her beyit bir ipucu, her şair farklı bir şifreleyici.

1. Ezberden Kurtul, Bağlamı Yakala: Mazmunu Bir "İlişki" Olarak Gör

Divan şiirinde bir mazmunu gördüğünde, hemen "bu ne demek?" diye sormak yerine, "bu mazmun, bu beyitte, bu şair tarafından, neden ve nasıl kullanılmış?" diye sormaya başla.

  • Beytin Bütünü: Bir mazmun asla tek başına düşünülmez. İçinde bulunduğu beyit, hatta tüm gazel veya kaside ile birlikte anlam kazanır. Şair, o mazmunu hangi duyguyu, hangi fikri aktarmak için seçmiş?
  • İlişki Ağları: Mazmunlar genellikle başka mazmunlarla bir ilişki içindedir. Mesela "gül" ve "bülbül" mazmunu sadece "aşık-maşuk" demek değildir. Aynı zamanda vefasız sevgili, eziyet çeken aşık, imkânsız aşk, fani güzellik, ilahi aşkın tecellisi gibi birçok farklı anlamı barındırır ve bu anlamlar birbiriyle ilişkilidir. Bülbülün gül için feryat etmesi, gülle olan mesafesi, dikenine katlanması, solup gitmesi... İşte tüm bu "ilişki" ağı, mazmunu canlı kılar.

2. Kültürel Kodları Çözmek: Bir Dünya Görüşünü İçselleştirmeye Çalış

Mazmunlar, ait oldukları dönemin kültürel ve düşünsel altyapısından beslenir. Bu altyapıyı biraz olsun tanımazsak, anlamlar bize hep yabancı kalır.

  • Tasavvufun Gölgesi: Divan şiirinin önemli bir damarı tasavvuftur. "Şarap," "meyhane," "saki," "rind," "zahit" gibi mazmunlar, zahiri anlamlarının ötesinde, tasavvufi bir derinlik taşır. "Şarap" ilahi aşkı, "saki" mürşidi, "meyhane" tekkeleri temsil edebilir. Bu kavramların tasavvuftaki yerini bilmek, şiirdeki "sarhoş" hali, "meyhane" betimlemelerini bambaşka bir boyuta taşır.
  • İslam Sanatı ve Edebiyatının Sembolleri: "Servi" neden salınır? "Ok" veya "yay" neyi simgeler? "Zülf" sadece saç mıdır? Bu mazmunlar, Orta Çağ İslam dünyasının estetik anlayışı, insan ve dünya algısı, hatta tıp veya astronomi bilgisiyle iç içedir. Örneğin, sevgilinin "servi boylu" olması, sadece uzun boylu demek değildir; cennet ağacıyla, salınımıyla bir estetik idealin simgesidir. Zülf ise sadece saç değil, aynı zamanda aşık için bir kement, onu tuzağa düşüren bir araçtır.
  • Pratik Öneri: Divan edebiyatına paralel olarak, dönemin kültürü, sanatı, tasavvuf tarihi ve hatta gündelik yaşamı üzerine genel okumalar yapın. Kısa belgeseller izleyin. Bu, mazmunların içinde yüzdüğü denizi daha iyi tanımanızı sağlar.

3. Anahtar Mazmunları ve İlişki Ağlarını Tanı

Her Divan şairi kendine özgü bir dünya kurar ama bu dünyayı belirli bir ortak semboller havuzundan besleyerek yapar. Öncelikle en sık kullanılan mazmunların temel katmanlarını öğrenmek, bir başlangıç noktası sunar:

  • Aşk Temalı Mazmunlar: Gül, bülbül, sevgili (maşuk), aşık, göz, kaş, kirpik (müje), zülf, dudak (leb), ben (ayva), ağız (fem), boy (servi/kad), yanık (dağ).
  • Kader/Kaderci Anlayış: Felek, çarh, devran.
  • Dini/Tasavvufi Temalar: Meyhane, şarap, saki, rind, zahit, can, ten, vahdet, kesret.

Bu mazmunların birbirleriyle nasıl bir ilişki içinde olduğunu görmeye çalışın. Örneğin, göz çoğu zaman fitne, afet, cellat, ok ile ilişkilendirilirken, zülf (saç) ise kement, zincir, anber, misk ile birlikte anılır. Bu ağları çözdükçe, şiirdeki akışa daha rahat kapılırsın.

4. Şairin Kalbinden Bak: Her Şairin Bir "İmzası" Var

Mazmunlar ortak olabilir, ama her şair onları kendi üslubu, dünya görüşü ve yeteneğiyle yeniden şekillendirir.

  • Fuzûlî'nin Aşkı: Fuzûlî, aşkı bir dert, bir ızdırap olarak gören, bu ızdıraptan beslenen bir şairdir. Onun gül'ü ve bülbül'ü, Nedim'in ya da Bâkî'nin gül ve bülbülünden daha acılı, daha mistik bir hava taşır.
  • Bâkî'nin Dünyeviliği: Bâkî ise daha çok dünya zevklerine, güzelliklerine odaklanır. Onun şiirindeki sevgilinin güzelliği daha somut, daha "insani"dir.
  • Pratik Öneri: Başlangıçta, belirli bir şairin (örneğin Fuzûlî veya Bâkî) gazellerini yoğun bir şekilde okuyun. O şairin mazmunları nasıl kullandığını, kendi tarzını nasıl oluşturduğunu keşfettikten sonra, diğer şairlere geçin.

5. Okumak, Okumak, Okumak ve Kıyaslamak

Bu, belki de en önemli adımdır. Bir dili öğrenmek gibi, Divan şiirinin dilini de okuyarak, maruz kalarak öğrenirsin.

  • Çok Okuyun: Başlangıçta anlamasanız bile, Divan şiiri okumaya devam edin. Zamanla kalıpları, kelime tekrarlarını, mazmunların farklı bağlamlardaki kullanımlarını fark edeceksin.
  • Şerhli Metinlerden Yararlanın (Ama Kendi Yorumundan Sonra!): İlk başta kendin yorumlamaya çalış. Neler anladığını, ne hissettiğini not al. Sonra, Divan şiiri şerhlerine (açıklamalı metinlere) bak. Göreceksin ki, şerhler sana çok yeni kapılar açacak ve kendi yorumlarını zenginleştirecek. Ama ilk adımı kendin atmak, içselleştirme sürecinin anahtarıdır.
  • Kıyaslayın: Aynı mazmunun farklı şairler tarafından nasıl kullanıldığını karşılaştırın. Örneğin, "leblerin lal" (dudakların yakut) mazmununu Fuzûlî nasıl kullanmış, Nedim nasıl? Bu kıyaslamalar, mazmunların nüanslarını yakalamanı sağlar.

6. Görselleştirmek ve Hayal Gücünü Kullanmak

Divan şiiri, aynı zamanda çok görsel bir şiirdir. Okurken, gözlerini kapatıp o manzarayı, o kişiyi, o duyguyu zihninde canlandırmaya çalış. Sevgilinin servi boyunu, gözünden akan kanlı gözyaşlarını (âşık için), bülbülün feryadını hayal etmek, metni daha canlı hale getirir ve anlamı içselleştirmene yardımcı olur. O dönemin minyatürlerine bakmak da bu konuda çok faydalıdır.

Benim Kendi Deneyimimden Bir Parça

Ben de üniversite yıllarımda seninle aynı zorlukları yaşadım. Derslerde hocalar "Bu beyitte gül maşuk, bülbül aşıktır," derdi. Ben de not alır, sınavda yazar geçerdim. Ama ruhuma inmezdi bir türlü. Bir gün, Fuzûlî'nin bir gazelinde "Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever / Cânı içün kim ki cânın sevse cânın sevmez" beytini okurken çok zorlandım. Sözlükten kelimeleri tek tek çıkardım, ama bir türlü anlam katmanını yakalayamadım. Sonra oturup tasavvufi aşk kavramlarını okudum, Fuzûlî'nin diğer gazellerini karıştırdım. Fark ettim ki burada "can" ve "canan", zahiri sevgiliden ziyade, Allah'a duyulan ilahi aşkın ve benlikten geçişin bir mazmunuymuş. O an beynimde şimşekler çaktı. İşte o günden sonra anladım ki, Divan şiirini anlamak sadece kelime anlamlarını bilmek değil, aynı zamanda o dönemin ruhunu teneffüs etmek ve şairin kalbine girmeye çalışmaktır.

Sonuç: Bir Yolculuk, Bir Keşif

Divan şiirindeki mazmunları yorumlamak bir maraton, sprint değil. Sabır, merak ve düzenli okuma gerektirir. Her okuduğunda, her yeni beyitte farklı bir pencere açıldığını göreceksin. Bu yolculukta kendini asla yetersiz hissetme. Her zorlandığında, aslında bir şeyler öğrenmeye çok yaklaştığını unutma.

Unutma ki Divan şiiri, bize bir dönemin estetik zevkini, düşünce yapısını, aşk ve hayat felsefesini sunan paha biçilmez bir hazine. Bu hazinenin kapılarını araladıkça, sadece şiiri değil, kendi iç dünyanı ve geçmişini de daha iyi anlayacaksın.

Bol okumalı, keyifli keşifler dilerim!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

8,575 soru

15,690 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 31
0 Üye 31 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 11784
Dünkü Ziyaretler: 20249
Toplam Ziyaretler: 4462827

Son Kazanılan Rozetler

emre_kilic Bir rozet kazandı
İbrahim_kaplan Bir rozet kazandı
elif_aydın Bir rozet kazandı
fatma_arslan Bir rozet kazandı
yusuf_kurt Bir rozet kazandı
...