Osmanlıya katılan son beylik, tarihsel belgeler ve genel kabul açısından Ramazanoğulları Beyliği'dir. Ancak bu konuyu sadece bu isimle geçiştirmek, konunun derinliğini ve Osmanlı'nın beyliklerle olan ilişkisinin karmaşıklığını ıskalamana neden olur. Zira "katılma" kavramı, basit bir iltihak değil, zamanla değişen bir statü ve idari dönüşüm sürecini ifade eder.
Ramazanoğulları Beyliği, Çukurova bölgesinde (Adana ve çevresi) hüküm süren, Osmanlı Devleti ile Memlük Devleti arasında stratejik bir tampon bölge niteliğindeydi. Bu özel coğrafi ve siyasi konum, beyliğin diğer Anadolu beyliklerinden farklı bir kader izlemesine neden oldu.
Vassallık Aşaması (1517 Öncesi): Ramazanoğulları, aslında Fatih Sultan Mehmet döneminden itibaren Osmanlı ile siyasi ilişkiler kurmuş ve zaman zaman Osmanlı egemenliğini tanımıştı. Ancak bu, beyliğin iç işlerinde büyük ölçüde serbest kaldığı bir vassallık ilişkisiydi. Yani Osmanlı, beyliğin topraklarını doğrudan yönetmiyor, kendi yöneticilerini atamıyor, Ramazanoğulları hanedanı kendi içinde yönetimini sürdürüyordu. Bu durum, tam anlamıyla bir "katılma" olarak nitelendirilemez.
Kırılma Noktası: Yavuz Sultan Selim Dönemi (1517): Asıl önemli değişim, Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi ile yaşandı. 1516 Mercidabık ve 1517 Ridaniye Savaşları'nda Memlük Devleti'nin ortadan kaldırılmasıyla birlikte, Ramazanoğulları'nın sırtını dayayabileceği siyasi güç ortadan kalktı. Bu dönemde Ramazanoğulları yöneticileri, Osmanlı idaresi altında "beylerbeyi" veya "sancak beyi" olarak görevlendirilmeye başlandı. Artık doğrudan Osmanlı Padişahı'na bağlı birer idareciydiler, ancak bu makamlar genellikle beylik hanedanından gelen kişilere verilmeye devam ediliyordu. Yani hala bir tür yarı özerk yapı mevcuttu.
Tam Entegrasyon (16. Yüzyılın Son Çeyreği): Ramazanoğulları Beyliği'nin tamamen iltihakı ve Osmanlı'nın doğrudan eyalet sistemine dahil olması, yani beylik statüsünün tümüyle sona ermesi, 16. yüzyılın sonlarına, özellikle de Kıbrıs'ın Fethi'nin (1571) ardından gerçekleşti. Osmanlı Devleti, Doğu Akdeniz'deki hakimiyetini pekiştirirken, bölgesel özerk yapıları tamamen ortadan kaldırma ve merkeziyetçi idareyi güçlendirme yoluna gitti. Bu süreçte Ramazanoğulları ailesinden olmayan beylerbeylerinin atanmasıyla Adana, artık tamamen İstanbul'a bağlı bir Osmanlı eyaleti (sancak) haline geldi. Bu, diğer beyliklere kıyasla en geç tamamlanan idari ilhak süreciydi.
Bu konuda bazen Dulkadiroğulları Beyliği ile ilgili bir karışıklık olduğunu görürsün. Dulkadiroğulları, 1515'teki Turnadağ Savaşı ile Yavuz Sultan Selim tarafından kesin olarak ortadan kaldırılmış ve toprakları doğrudan Osmanlı idaresine bağlanmıştı. Onların iltihakı daha erken ve tek seferlik bir olaydı. Ramazanoğulları'nın ise aşamalı bir "katılma" süreci olduğu için, tam entegrasyonu daha geç tamamlanmıştır ve bu da onları Osmanlı'ya katılan son beylik yapar. Bu ayrımı iyi anlamak, Osmanlı'nın Anadolu'daki beylikleri nasıl ve hangi dinamiklerle kendine bağladığını daha net kavraman açısından oldukça önemlidir.