menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Merhaba kızlar, her ay adet dönemimde inanılmaz sancılar çekiyorum. Öyle ki, bazen günlük işlerimi bile yapamaz hale geliyorum, okula/işe gidemiyorum. Karnıma giren kramplar, sırt ağrısı ve mide bulantısı bazen dayanılmaz oluyor. Bu durumla baş eden veya benzer sorunlar yaşayanlar var mı? Acaba bir doktora gitmeli miyim, yoksa bu ağrılar gerçekten de kadın olmanın bir parçası mı?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

Merhaba sevgili okuyucularım, değerli kadınlar… Bugün ele alacağımız konu, sizden gelen en sık sorulardan biri ve maalesef hala birçok yanlış anlaşılmaya neden olan bir durum: Şiddetli adet ağrıları normal mi, yoksa ciddi bir sorunun habercisi mi?

Soruda bahsettiğiniz gibi, "inanılmaz sancılar çekmek", "günlük işleri yapamaz hale gelmek", "okula/işe gidememek", "dayanılmaz karın krampları, sırt ağrısı ve mide bulantısı" gibi belirtilerle yaşayan o kadar çok kadın var ki… Ve evet, birçoğunuz gibi onlar da "Kadın olmanın bir parçası mı bu?" diye sorguluyor, hatta bazen bu acıyı kabullenerek yıllarca yaşıyor. İşte tam da burada, bir uzman olarak tüm samimiyetimle şunu belirtmek isterim: Hayır, şiddetli ve hayatınızı sekteye uğratan adet ağrısı normal değildir ve asla normal kabul edilmemelidir!

Bu konuyu derinlemesine inceleyelim, çünkü sizin yaşam kaliteniz ve sağlığınız her şeyden önemli.

'Normal' Adet Ağrısı Nedir? Ağrı Eşiği Nerede Biter?

Adet dönemi, rahim iç tabakasının (endometriyum) dökülmesiyle gerçekleşen doğal bir fizyolojik süreçtir. Bu süreçte rahim kasılır ve bu kasılmalar "prostaglandin" adı verilen maddeler tarafından tetiklenir. Prostaglandinler, ağrı ve iltihaplanmaya neden olan hormon benzeri maddelerdir. Her kadının vücudunda bu maddelerin salgılanma düzeyi farklıdır, bu yüzden kimimiz hafif bir hassasiyetle atlatırken, kimimiz biraz daha ağrılı hissedebiliriz.

Normal kabul edilebilecek adet ağrısı (primer dismenore) dediğimizde şunları anlarız:
Adet başlamadan hemen önce veya ilk birkaç gün hissedilen, genellikle karın alt bölgesinde yoğunlaşan, hafif veya orta şiddette ağrılar.
Bu ağrılar genellikle reçetesiz satılan ağrı kesiciler (NSAİİ'ler gibi), sıcak kompres, ılık duş, hafif egzersiz veya dinlenme gibi yöntemlerle kontrol altına alınabilir.
Günlük aktivitelerinizi, işinizi veya okulunuzu aksatmaz, hayat kalitenizi düşürmez.
Genellikle genç yaşlarda başlar ve yaş ilerledikçe, özellikle doğumdan sonra hafifleyebilir.

Eğer sizin yaşadığınız ağrılar bu tanımın çok ötesindeyse, o zaman "normal" sınırlarının dışına çıkmış demektir ve bu bir alarm işaretidir.

Şiddetli Adet Ağrıları Bir Hastalığın Habercisi Olabilir: Sekonder Dismenore

Sizin yaşadığınız gibi, günlük yaşamınızı felç eden, mide bulantısı, kusma, baş dönmesi, ishal gibi ek belirtilerle gelen şiddetli adet ağrıları genellikle sekonder dismenore olarak adlandırılır. Bu, ağrının altta yatan başka bir tıbbi durumdan kaynaklandığı anlamına gelir. Ve inanın bana, bu durum sandığınızdan çok daha yaygın!

Peki, bu ağrılara neden olabilecek olası ciddi sorunlar neler olabilir? İşte en sık karşılaştıklarımız:

1. Endometriozis (Çikolata Kisti Hastalığı)

Ah, endometriozis… Bu hastalık, maalesef yıllarca yanlış teşhisler veya "normaldir" denilerek geçiştirilen, milyonlarca kadının hayatını kabusa çeviren, ancak farkındalığı yeni yeni artan çok önemli bir sağlık sorunudur. Endometriozis, rahim iç tabakasına (endometriyum) benzer dokunun rahmin dışında, örneğin yumurtalıklar, tüpler, bağırsaklar, mesane hatta nadiren daha uzak organlarda bulunması durumudur. Bu doku da adet döngüsüyle kanar ancak dışarı akacak bir yolu olmadığı için içeride birikir, iltihaba, kistlere (çikolata kistleri), yapışıklıklara ve dayanılmaz ağrılara neden olur.

Gerçek bir örnek: Ayşe Hanım (32 yaşında), gençliğinden beri adet dönemlerinde bayılma noktasına gelen ağrılar çekiyordu. Doktorlar "psikolojik" veya "normal" deyip ağrı kesici veriyordu. Yıllar sonra, çocuk sahibi olamayınca yapılan detaylı incelemelerde, maalesef ilerlemiş endometriozis teşhisi konuldu. Ağrıları sadece adet dönemiyle sınırlı kalmamış, zamanla cinsel ilişki sırasında, tuvalet ihtiyacını giderirken bile ortaya çıkmıştı. Erken teşhis edilseydi, Ayşe Hanım'ın yaşam kalitesi bambaşka olabilirdi.

2. Adenomyozis

Endometriozise benzer bir durumdur, ancak burada rahim iç tabakası hücreleri rahmin kas tabakasının içine doğru büyür. Bu durum rahmin büyümesine, şişmesine ve adet döneminde daha şiddetli, kramp tarzı ağrılara yol açar. Genellikle daha yoğun ve uzun süreli kanamalar da eşlik edebilir.

3. Miyomlar (Fibroidler)

Rahim kas tabakasında gelişen iyi huylu tümörlerdir. Her zaman belirti vermeseler de, boyutlarına ve yerleşimlerine bağlı olarak adet ağrısını şiddetlendirebilir, aşırı kanamalara ve pelvik bölgede baskı hissine neden olabilirler.

4. Pelvik İnflamatuar Hastalık (PID)

Genital enfeksiyonların tedavi edilmemesi sonucu rahme, tüplere veya yumurtalıklara yayılmasıyla oluşan bir enfeksiyondur. Kronik pelvik ağrıya ve adet ağrılarının şiddetlenmesine yol açabilir.

5. Yumurtalık Kistleri

Fonksiyonel kistler genellikle kendiliğinden kaybolur ve çoğu zaman ağrıya neden olmaz. Ancak bazı büyük kistler veya patlayan kistler şiddetli ağrıya neden olabilir. Endometriozise bağlı "çikolata kistleri" de bu kategoriye girer ve sürekli ağrıya sebep olabilir.

6. Rahim İçi Araç (Spiral) Kullanımı

Bakırlı spiraller, bazı kadınlarda ilk aylarda veya hatta uzun vadede adet ağrılarını ve kanama miktarını artırabilir. Bu durum genellikle bir sorun olarak kabul edilmez, ancak ağrı dayanılmaz hale gelirse doktorla konuşmak önemlidir.

Ne Zaman Mutlaka Doktora Gitmeli? Hangi Belirtiler Alarm Veriyor?

Sizlerin o iç sesi, "Bu normal değil!" diyen hissiyatınız genellikle haklıdır. Eğer şu belirtilerden bir veya birkaçını yaşıyorsanız, hiç vakit kaybetmeden bir kadın doğum uzmanına başvurmalısınız:

  • Ağrılarınız günlük yaşamınızı engelliyorsa: Okula, işe gidemiyor, sosyal aktivitelerden uzak kalıyor veya yatakta kıvranıyorsanız.
  • Reçetesiz ağrı kesiciler artık işe yaramıyorsa: Eskiden iyi gelen ilaçlar artık fayda etmiyorsa veya giderek daha yüksek dozlara ihtiyaç duyuyorsanız.
  • Adet ağrıları zamanla kötüleşiyorsa: Ağrılarınız gençliğinizden beri vardı ama son birkaç yıldır şiddeti artış gösteriyorsa.
  • 25 yaşından sonra veya daha ileri yaşlarda başlayan şiddetli adet ağrıları: Özellikle daha önce hiç şiddetli ağrı çekmeyen bir kadınsanız ve bu ağrılar sonradan başladıysa.
  • Adet ağrısı dışında başka belirtiler de varsa:
    • Yoğun ve pıhtılı kanamalar, ped değiştirme sıklığınızın artması.
    • Cinsel ilişki sırasında ağrı (disparoni).
    • Adet dışı dönemlerde de kasık ağrısı, pelvik ağrı.
    • İdrar yaparken veya dışkılama sırasında ağrı, özellikle adet döneminde kötüleşiyorsa.
    • Kısırlık (çocuk sahibi olmada zorluk).
    • Mide bulantısı, kusma, ishal, kabızlık gibi sindirim sistemi sorunları.
    • Kronik yorgunluk, halsizlik.

Doktorda Sizi Neler Bekliyor?

Doktora gittiğinizde, öncelikle belirtilerinizi, ağrılarınızın şiddetini, ne zaman başladığını, adet döngünüzü ve genel sağlık geçmişinizi detaylı bir şekilde anlatmanız çok önemli. Unutmayın, hiçbir belirti "önemsiz" değildir.

Ardından doktorunuz şu adımları izleyebilir:
Jinekolojik Muayene: Rahim ve yumurtalıkların durumunu değerlendirmek için yapılır.
Transvajinal Ultrasonografi: Rahim, yumurtalıklar ve pelvik bölgedeki olası miyomları, kistleri, adenomyozisi veya endometriozis şüphesini değerlendirmek için en sık kullanılan ve en değerli görüntüleme yöntemlerinden biridir.
Gerekirse kan testleri, MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme) gibi ileri tetkikler istenebilir.
Bazı durumlarda, özellikle endometriozis şüphesi yüksekse, kesin tanı için laparoskopi (kapalı ameliyat) gerekebilir. Bu, karın içine küçük bir kesiden sokulan bir kamera ile iç organların direkt olarak incelenmesidir.

Şiddetli Adet Ağrılarıyla Yaşamak Kaderiniz Değil: Tedavi Seçenekleri

Altta yatan neden belirlendikten sonra, doktorunuz size özel bir tedavi planı oluşturacaktır. Bu plan, hastalığın türüne, şiddetine, yaşınıza ve çocuk sahibi olma isteğinize göre değişir.

  • Ağrı Kesiciler ve İltihap Gidericiler (NSAİİ'ler): Spesifik neden ortadan kalkana kadar ağrıyı yönetmek için kullanılır.
  • Hormonal Tedaviler: Doğum kontrol hapları, progesteron içeren ilaçlar, GnRH agonistleri gibi hormonel tedaviler, özellikle endometriozis ve adenomyozis gibi durumlarda ağrıyı ve hastalığın ilerlemesini kontrol altına almak için oldukça etkilidir.
  • Cerrahi Müdahale: Miyomların çıkarılması (miyomektomi), endometriozis lezyonlarının yakılması veya çıkarılması, kistlerin alınması gibi cerrahi seçenekler, bazı durumlarda kesin çözüm olabilir. Laparoskopik yöntemler sayesinde iyileşme süreleri de oldukça kısalmıştır.
  • Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Sağlıklı beslenme (iltihap karşıtı diyetler), düzenli egzersiz, stres yönetimi, yeterli uyku gibi faktörler, ağrıyı hafifletmeye ve genel iyilik halini artırmaya yardımcı olabilir.

Unutmayın: Kendi Vücudunuzun En İyi Avukatı Sizsiniz!

Sevgili kadınlar, sizler kendi bedeninizin en iyi dinleyicisisiniz. Eğer iç sesiniz size "Bu ağrı normal değil, bir sorun var" diyorsa, lütfen o sese kulak verin. Benim de meslek hayatımda karşılaştığım birçok Fatma hanım gibi, genç kızlık yıllarından itibaren "kadın olmanın fıtratıdır" denilerek ağrıları geçiştirilen, yıllar sonra çok daha ciddi sorunlarla karşımıza çıkan hastalarımız oldu. Bu durum, onların hem fiziksel hem de psikolojik sağlığını derinden etkiledi.

Doktorunuzla konuşmaktan çekinmeyin, tüm şikayetlerinizi detaylıca anlatın. Eğer ilk gittiğiniz doktor sizi tatmin etmezse veya "normal" deyip gönderirse, ikinci bir görüş almaktan asla çekinmeyin. Bilgi sahibi olun, araştırın ve kendi sağlığınızın takipçisi olun.

Şiddetli adet ağrıları kaderiniz değildir. Bu ağrıların altında yatan bir neden olabilir ve bu nedenin teşhis ve tedavisiyle çok daha kaliteli, ağrısız bir yaşam sürebilirsiniz. Sağlığınız için adım atın, çünkü siz değerlisiniz!

Umarım bu bilgiler, kafanızdaki sorulara yanıt bulmanıza ve doğru adımları atmanıza yardımcı olur. Geçmiş olsun dileklerimle…

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Şiddetli Adet Ağrıları Normal mi? Yoksa Ciddi Bir Sorun Mu Var?

Merhaba kıymetli okuyucularım,

Bugün ele alacağımız konu, kadınların yaşamını derinden etkileyen ve ne yazık ki sıklıkla göz ardı edilen bir mesele: şiddetli adet ağrıları. Biliyorum ki aramızda, her ay adet döneminde tarif edilemez sancılar çeken, hatta günlük rutinini altüst eden ağrılarla boğuşan pek çok kadın var. Okula, işe gidemeyen, sosyal hayatı kısıtlanan, mide bulantısı, sırt ağrısı ve dayanılmaz kramplarla kıvrananların sesini duyar gibiyim. Tam da bu noktada hepimizin aklında yankılanan o kritik soru geliyor: "Bu ağrılar gerçekten de kadın olmanın bir parçası mı, yoksa altta yatan ciddi bir sorun mu var?"

Bir uzman olarak size net bir cevap vermek istiyorum: Hayır, günlük hayatınızı sekteye uğratan, sizi yatağa düşüren şiddetli adet ağrıları "normal" değildir ve asla böyle kabul edilmemelidir. Bu bir kader değildir, bir kader olmak zorunda da değildir. Gelin bu konuyu derinlemesine inceleyelim ve bu ağrıların nedenlerini, ne zaman endişelenmemiz gerektiğini ve neler yapabileceğimizi birlikte keşfedelim.

"Normal" Adet Ağrısı Nedir? Ne Zaman Şiddetlenir?

Öncelikle adet ağrısı kavramını netleştirelim. Çoğu kadın, adet döneminde kasıklarında hafif veya orta şiddette, yönetilebilir kramplar hisseder. Bu ağrılar genellikle reçetesiz ağrı kesicilerle, sıcak su torbasıyla veya hafif egzersizle kontrol altına alınabilir. Genellikle adetin ilk bir veya iki gününde en yoğun olur ve sonra yavaşlar. Bu duruma primer dismenore diyoruz ve rahim kasılmalarını tetikleyen prostaglandin adı verilen kimyasalların salgılanmasıyla ilişkilidir.

Ancak "normal" çizgisini aşan ağrılar bambaşka bir senaryo sunar. Eğer adet ağrılarınız:
Günlük aktivitelerinizi (okul, iş, sosyal yaşam) engelliyorsa,
Dayanılmaz şiddette kramplar, sırt ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi, kusma veya ishal gibi semptomlarla birlikteyse,
Reçetesiz ağrı kesicilere yanıt vermiyorsa veya çok yüksek dozda almanız gerekiyorsa,
Adet dönemi dışında da pelvik ağrı yaşıyorsanız,
* Yaşınız ilerledikçe veya daha önce rahatken aniden kötüleşmeye başladıysa,

İşte o zaman durum "şiddetli adet ağrısı" kategorisine giriyor ve genellikle altta yatan başka bir sorunun işareti olabilir. Buna sekonder dismenore diyoruz.

Ağrıların Ardındaki Sırlar: Ciddi Sorunlar Neler Olabilir?

Şiddetli adet ağrılarının arkasında yatan nedenler çok çeşitli olabilir ve doğru teşhis konulması için mutlaka bir jinekolog tarafından değerlendirilmesi gerekir. İşte en sık karşılaşılan bazı durumlar:

1. Endometriozis (Çikolata Kisti Hastalığı)

Ah, endometriozis... Bu hastalık, pek çok kadının hayatını kabusa çeviren ancak ne yazık ki teşhisi gecikebilen bir durum. Endometriozis, rahim iç tabakasını (endometrium) oluşturan hücrelerin rahim dışında, yani yumurtalıklarda, fallop tüplerinde, bağırsaklarda, mesanede veya karın boşluğunun diğer bölgelerinde büyümesiyle karakterizedir. Bu hücreler adet döngüsüyle birlikte kanamaya devam eder, ancak rahim dışına atılamadıkları için iltihaplanmaya, kist oluşumuna ve şiddetli ağrılara yol açar.

  • Belirtileri: Şiddetli adet ağrısının yanı sıra, adet dışında da devam eden kronik pelvik ağrı, cinsel ilişki sırasında ağrı (disparoni), bağırsak hareketleri veya idrara çıkma sırasında ağrı, kısırlık gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Mesela Ayşe'nin hikayesi gibi: Yıllarca "kadın olmanın normali" denilerek geçiştirilen şiddetli ağrıları, ancak 30'lu yaşlarında, çocuk sahibi olmakta zorlandığında konulan endometriozis tanısıyla anlam buldu. Oysa daha erken teşhisle yaşam kalitesi çok daha iyi olabilirdi.
2. Adenomyozis

Bu durum, rahim iç tabakasının dokusunun rahim kas duvarının içine doğru büyümesi ve burada yerleşmesiyle meydana gelir. Tıpkı endometriozis gibi, bu dokular da adet döngüsüyle birlikte kanar ve şişer, ancak rahim kası içinde hapsolduğu için şiddetli ağrıya ve genellikle aşırı kanamalara neden olur. Rahim genellikle büyümüş ve hassas hale gelir.

3. Rahim Miyomları (Uterin Fibroidler)

Miyomlar, rahmin kas dokusundan gelişen iyi huylu tümörlerdir. Boyutları ve yerleşimleri değişebilir. Bazı miyomlar hiçbir belirti vermezken, büyük veya belirli yerleşimdeki miyomlar şiddetli adet ağrılarına, aşırı kanamalara, pelvik basınç hissine, sık idrara çıkmaya veya kabızlığa neden olabilir.

4. Pelvik Enflamatuar Hastalık (PID)

PID, genellikle cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar nedeniyle rahmin, fallop tüplerinin veya yumurtalıkların enfeksiyonu ve iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmezse kronik ağrıya, kısırlığa ve dış gebelik riskine yol açabilir. Şiddetli adet ağrılarının yanı sıra, ateş, anormal vajinal akıntı ve cinsel ilişki sırasında ağrı gibi belirtilerle kendini gösterebilir.

5. Yumurtalık Kistleri

Çoğu yumurtalık kisti zararsızdır ve kendiliğinden geçer, ancak bazı kistler (özellikle büyük veya yırtılmış olanlar) şiddetli ağrıya neden olabilir.

"Kadın Olmanın Bir Parçası" Efsanesini Yıkmak!

Toplumda, özellikle bizim kültürümüzde, "kadınlık ağrısı" veya "adet ağrısı çekmek normaldir" gibi yanlış bir algı çok yaygındır. Bu algı, binlerce kadının yıllarca acı çekmesine, tanı almasının gecikmesine ve yaşam kalitesinin düşmesine yol açmıştır. Bana güvenin, yatağa düşüren, okulunuzu, işinizi, sosyal hayatınızı aksatan bir ağrı "normal" değildir. Hiçbir kadın bu denli ağrı çekmek zorunda değildir. Bu efsaneyi yıkmalı ve kendimize, bedenimize sahip çıkmalıyız.

Peki Ne Yapmalıyım? Pratik Öneriler ve Çözüm Yolları

Şiddetli adet ağrıları yaşıyorsanız, atmanız gereken ilk ve en önemli adım şudur: Mutlaka bir jinekoloğa görünün!

1. Doktora Gitmekten Çekinmeyin!

Bir uzmana başvurmak, hem doğru tanıyı almanızı hem de size özel bir tedavi planı oluşturulmasını sağlar. Doktorunuz şunları yapacaktır:
Detaylı öykü alımı: Ağrılarınızın şiddeti, süresi, eşlik eden semptomlar, aile öyküsü gibi konularda bilgi alacaktır.
Fiziksel muayene: Pelvik muayene yapabilir.
Görüntüleme testleri: Ultrasonografi, miyomları, kistleri veya endometriozise bağlı çikolata kistlerini saptamak için genellikle ilk adımdır. Gerekirse MR gibi daha ileri görüntülemeler de istenebilir.
Diğer testler: Nadiren kan testleri veya laparoskopi (karın içine küçük bir kesi ile bakma) gibi daha invaziv yöntemler gerekebilir, özellikle endometriozis tanısı için.

2. Evde Ağrı Yönetimi ve Destekleyici Yöntemler

Tanı konulduktan ve tıbbi tedaviye başlandıktan sonra bile, günlük hayatınızda uygulayabileceğiniz bazı yöntemler ağrılarınızı hafifletmeye yardımcı olabilir:
Isı Uygulaması: Karnınıza veya sırtınıza sıcak su torbası koymak kasları gevşeterek ağrıyı azaltabilir.
Reçetesiz Ağrı Kesiciler: Non-steroid anti-enflamatuar ilaçlar (NSAID'ler) prostaglandin üretimini azaltarak ağrıyı etkili bir şekilde hafifletebilir. Ancak doktorunuza danışmadan kullanmayın.
Hafif Egzersiz: Yürüyüş, yoga veya pilates gibi hafif egzersizler kan akışını artırarak ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir.
Beslenme: Anti-inflamatuar özelliklere sahip besinler (omega-3 yağ asitleri, bol sebze ve meyve) tüketmek faydalı olabilir. Kafein ve işlenmiş gıdalardan kaçınmak bazı kadınlarda rahatlama sağlayabilir.
* Stres Yönetimi: Stres, ağrı algısını artırabilir. Meditasyon, derin nefes egzersizleri veya hobilerle ilgilenmek stresi azaltmaya yardımcı olabilir.

3. Tıbbi Tedaviler

Doktorunuzun teşhisine bağlı olarak çeşitli tedavi seçenekleri sunulabilir:
Hormonal Tedaviler: Doğum kontrol hapları, rahim içi araçlar veya diğer hormonal ilaçlar, prostaglandin üretimini azaltarak ve adet döngüsünü düzenleyerek ağrıyı kontrol altına alabilir.
Spesifik İlaçlar: Endometriozis gibi durumlar için özel ilaçlar reçete edilebilir.
* Cerrahi Müdahale: Miyomların çıkarılması (miyomektomi), endometriozis lezyonlarının yakılması veya çıkarılması gibi cerrahi seçenekler, ağrıya neden olan yapısal sorunları çözebilir.

Asla Yalnız Değilsiniz!

Unutmayın, bu deneyimi yaşayan binlerce kadın var. Belki de sizin gibi genç yaşta başlayan ve "herkes çeker" denilerek önemsenmeyen ağrıları olan Elif, yıllar sonra doğru doktoru bulduğunda hayatının değiştiğini fark etti. Tedaviyle birlikte hem fiziksel acısı azaldı hem de "hasta" veya "zayıf" hissetmekten kurtuldu. Bu tür hikayeler, pes etmemenin ve kendi sağlığınız için mücadele etmenin ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.

Sonuç: Ağrılarınız Sizin Hakkınızda Konuşuyor

Sevgili okuyucularım, şiddetli adet ağrılarınız, vücudunuzun size gönderdiği önemli sinyallerdir. Bu ağrıları göz ardı etmek veya onlarla yaşamaya alışmak zorunda değilsiniz. Kendi bedeninizin avukatı olun, sorular sorun, araştırmaktan çekinmeyin ve en önemlisi doğru bir uzmandan yardım isteyin.

Unutmayın, sağlıklı bir yaşam sizin hakkınızdır. Ağrısız günler dilerim!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

8,575 soru

15,690 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 25
0 Üye 25 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 10774
Dünkü Ziyaretler: 20249
Toplam Ziyaretler: 4461819

Son Kazanılan Rozetler

İbrahim_kaplan Bir rozet kazandı
elif_aydın Bir rozet kazandı
fatma_arslan Bir rozet kazandı
yusuf_kurt Bir rozet kazandı
meryem_yılmaz Bir rozet kazandı
...