Harika bir soru! Toplumumuzda çokça konuşulan, bazen kahkahalara boğup bazen de kaşları çattıran bu 'eşek şakası' kavramını, bir uzman gözüyle derinlemesine ele alalım. Buyurun, eşek şakasının perde arkasına doğru keyifli bir yolculuğa çıkalım.
Merhaba değerli okuyucularım,
Bugün, günlük hayatımızın önemli bir parçası olan, bazen güldüren, bazen düşündüren, bazen de ufak tefek gerilimlere yol açan çok özel bir konuyu masaya yatırıyoruz: Eşek şakası. "Eşek şakası nedir?" sorusu basit gibi görünse de, aslında altında yatan psikolojik dinamikleri, sosyal etkileşimleri ve kültürel kodları barındıran zengin bir kavramdır. Türkiye'de bu ifadeyi duymayan, deneyimlemeyen veya bizzat yapmayan yoktur sanırım. Gelin, bu kavramın ne anlama geldiğini, neden yapıldığını, nasıl algılandığını ve en önemlisi iyi niyetli bir mizah ile rahatsız edici bir eylem arasındaki o ince çizgiyi birlikte keşfedelim.
Eşek şakası, temel tanımıyla, bir kişiyi beklenmedik bir anda şaşırtarak, kısa süreli bir rahatsızlık, mahcubiyet veya hafif bir korku yaşatmayı amaçlayan, genellikle fiziksel olmayan ama fiziksel sonuçları olabilecek türden mizahi(!) bir eylemdir. Buradaki "mizahi" kelimesini tırnak içinde kullanmamın özel bir sebebi var; zira bu tür şakalar her zaman her iki taraf için de komik olmayabilir.
Temel özelliklerine baktığımızda:
Peki neden "eşek" kelimesi? Hayvanlar aleminden bu kadar sevimli ve çalışkan bir dostumuzun ismi neden böyle bir şaka türüne yakıştırılmış? Kültürel kodlarımıza baktığımızda, eşek kelimesi bazen inatçılık, düşüncesizlik, kabalık, acemilik veya umursamazlık gibi olumsuz özelliklerle ilişkilendirilir.
Eşek şakası denildiğinde de, yapılan eylemin bazen biraz kaba, düşündürücü olmayan, sonucu tam hesaplanmamış veya sadece şakayı yapanın eğlencesini düşünen bir eylem olduğu çağrışımı yapılır. Yani, "eşeklik etme" tabiriyle benzer bir mantıkla, "eşekçe bir şaka" ifadesi zamanla "eşek şakası"na dönüşmüştür. Burada şakayı yapanın niyeti genellikle kötü olmasa da, eylemin kendisi 'düşüncesiz' veya 'kaba' bir yön taşıdığı için bu isim uygun görülmüştür.
Hayatımızda hepimizin şahit olduğu veya bizzat deneyimlediği eşek şakaları vardır. İşte size hem kişisel gözlemlerimden hem de danışanlarımdan duyduğum bazı klasik örnekler:
Ofis Ortamında:
Fareye Bant Şakası: Birinin bilgisayar faresinin altındaki sensörü bantla kapatmak. Kurbanın dakikalarca fareyi neden çalışmadığını anlamaya çalışması, sonra şakayı anlayıp hem gülmesi hem de hafifçe sinirlenmesi... Klasiktir.
Telefonu Saklama: Birinin masadaki cep telefonunu veya masadan kalktığı an cüzdanını alıp başka bir yere saklamak ve "Arıyor musun?" diye sormak.
* Sandalyeyi Çekme: Oturmaya hazırlanan birinin sandalyesini çekip düşmesine ramak kala havada kalmasını sağlamak. (Bu tehlikeli olabilir, asla tavsiye etmem!)
Ev Ortamında / Arkadaş Arasında:
Kapıya Su Kovası (veya Poşet): Eskilerin klasiği! Kapıyı açan kişinin üzerine suyun dökülmesi. Özellikle çocukluk yıllarımızda sıkça karşımıza çıkardı.
Uyuyana Makyaj/Çizim: Arkadaş grubunda birinin uyuya kalmasıyla yüzüne komik şekiller çizmek veya makyaj yapmak. Sabah uyandığında yaşanan şaşkınlık ve kahkahalar...
* Sahte Böcek/Fare: Birine sahte böcek veya fare atarak ani bir çığlık attırmak. Özellikle böcek fobisi olanlar için etkisi büyüktür.
Bu örneklerde de gördüğünüz gibi, amaç genellikle anlık bir şaşkınlık yaratmak ve ardından gelen tepkiyle eğlenmektir. Ancak bu eğlencenin dozu, her zaman doğru ayarlanamaz.
Eşek şakalarını anlamak için hem şakayı yapanın hem de maruz kalanın psikolojisini anlamak gerekir.
İşte tüm konunun özeti burada yatıyor. Bir şakanın "iyi niyetli" mi yoksa "eşek şakası" mı olduğunu belirleyen nedir? Cevap oldukça basit: Empati ve Sonuç.
Size bir sır vereyim mi? Bir şakanın iyi niyetli olup olmadığını anlamanın en kolay yolu şudur: O şakanın size yapılmasından hoşlanır mıydınız? Cevabınız 'Hayır' ise, başkasına da yapmayın.
Eğer eşek şakalarının kurbanı olmaktan sıkıldıysanız veya çevrenizdeki bu tip davranışları azaltmak istiyorsanız, işte size birkaç öneri:
Velhasıl kelam, "eşek şakası" dediğimiz şey, mizahın karmaşık ve bazen de tartışmalı bir formudur. Niyeti genellikle kötü olmasa da, sonuçları itibarıyla mağduriyet yaratma potansiyeli taşır. Önemli olan, espri anlayışımızın karşımızdaki kişinin hassasiyetlerini göz ardı etmemesidir.
Unutmayalım ki gerçek mizah, kimseyi incitecek, üzecek veya utandıracak bir güce sahip olmamalıdır. Gerçek kahkaha, herkesin içtenlikle katıldığı, kimsenin kendini kötü hissetmediği bir kahkahadır. Bir uzman olarak sizlere tavsiyem: Her zaman kendinizi karşı tarafın yerine koyun, empatiyi elden bırakmayın ve mizahınızla yalnızca gülümsemeler yaratın, gerginlikler değil.
Umarım bu kapsamlı makale, eşek şakası kavramına dair zihninizdeki soru işaretlerini gidermenize yardımcı olmuştur. Daha güler yüzlü, daha anlayışlı bir dünya dileğiyle...